Nefsin Fısıltısı; HEVA




Kur’an’da “Heva” Kavramı: Nefsin Fısıltısından İlahi Ölçüye Karşı Duruş

Giriş

Kur’an’da “heva” (هَوَى) kelimesi, genellikle “arzu, istek, tutkular” olarak çevrilir. Ancak bu tercüme, kavramın derinliğini yansıtmakta yetersiz kalır. “Heva”, sadece kişisel zevk veya keyif değil; insanın içsel yönelimlerinin, ilahi ölçüden koparak kendi egosunu ve hevesini rehber edinmesidir. Kur’an’da bu kelime, peygamberlerin uyarılarında, sapmanın temel nedenini açıklayan kavram olarak yer alır.


1. Kelime Kökeni ve Anlam Derinliği

  • Arapça kök: هـ و ي (h-w-y)

  • Esas anlam: “Aşağıya düşmek, alçalmak, çöküş”

  • Bu kökten gelen “heva” kelimesi, düşüşü hem fiziksel (uçurumdan düşmek) hem ahlâkî (ilahi ölçüden sapmak) anlamında taşır.

  • İlginçtir ki, Kur’an’da heva neredeyse her zaman yıkıma götüren bir yönelim olarak geçer.


2. Kur’an’daki Kullanımlar ve Temalar

Kur’an’da “heva” kelimesi doğrudan veya türevleriyle yaklaşık 20’den fazla ayette geçer ve çoğunlukla şu bağlamlarda kullanılır:

a) İlahi ölçüyü bırakıp heva’ya uymak

“Eğer sana gelen ilimden sonra onların hevâlarına uyarsan, Allah’tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı olur.” (Bakara 120)

Burada “heva”, hakikati bildikten sonra terk etmeye sebep olan içsel sapma olarak tanımlanır.

b) Hevayı ilah edinmek

“Hevâsını ilah edinen kimseyi gördün mü?” (Câsiye 23)

Bu ifade, hevayı sadece kötü bir huy olarak değil, alternatif bir “ilah” olarak konumlandırır. Yani kişi, Allah’ın hükmü yerine kendi arzularını mutlak otorite kabul eder.

c) Peygamberlerin hevâdan uzak oluşu

“O, hevâdan konuşmaz.” (Necm 3)

Peygamberin sözünün kaynağının nefsî arzu değil, vahiy olduğu özellikle vurgulanır. Bu, hevâ ile vahiy arasındaki zıtlığı ortaya koyar.

d) Toplumların helak sebebi

“Onlar, ilim kendilerine geldikten sonra aralarındaki azgınlık ve heva yüzünden ayrılığa düştüler.” (Câsiye 17)

Heva, toplumların bilgiye rağmen parçalanma ve bozulma sebebidir.


3. Heva – Akıl – Vahiy İlişkisi

Kur’an’a göre:

  • Vahiy: İlahi ölçü, değişmez hakikat.

  • Akıl: Bu ölçüyü anlamak ve uygulamak için araç.

  • Heva: Bu ölçüden sapmaya sebep olan çekim.

Heva, aklı devre dışı bırakır; vahyin ışığını perdeleyen içsel sis gibidir.

Şaşırtıcı tespit: Kur’an, hevayı “bilgisizlik” ile değil, “bilgiye rağmen ilahi ölçüyü terk etme” ile ilişkilendirir.


4. Hevanın Dönüşüm Gücü

Kur’an’da heva sadece kişisel günah sebebi değil, sosyal düzen bozucu bir güçtür. Heva’ya uyan toplum:

  • Adalet yerine çıkarı ölçü alır (Mâide 49).

  • Hak yerine çoğunluğun hoşlandığını benimser (En’âm 116).

  • Birbirine zulmeder (Sad 26).


5. Modern Yorum: Heva = İçsel Algoritma

Bugün “heva”yı, insanın içsel “algoritması” gibi düşünebiliriz. Eğer bu algoritma vahiy ve akıl ile güncellenmezse, geçmişteki yanlış kodlarla (ön yargılar, bencil arzular, kültürel şartlanmalar) çalışır. Kur’an’ın hedefi, hevayı tamamen yok etmek değil, onu ilahi ölçüyle hizalamaktır.


Sonuç

“Heva”, Kur’an’da salt “istek” anlamına gelen nötr bir kavram değil, ilahi hakikati bilerek terk eden eğilim anlamında olumsuz bir güçtür. Kur’an’ın çağrısı, hevayı öldürmek değil, onu vahyin disiplinine sokmaktır. Çünkü heva, kontrolsüz bırakıldığında insanı “aşağıların aşağısı”na (esfel-i sâfilîn) düşürür; kontrol altına alındığında ise yaratıcı bir enerjiye dönüşebilir.

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣