Kayıtlar

müstekbir etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bahane Teolojisi: Mustazaf–Müstekbir Diyaloğu

Resim
  Bahane Teolojisi: Mustazaf–Müstekbir Diyaloğu ve Sorumluluğun İadesi Görmezden Gelmenin İtirafı Kur’an’da bazı inkâr biçimleri cehaletten değil, bilinçli görmezden gelmeden doğar. “Biz bu Kur’an’a da, onun hâlihazırda bulunanına da asla güvenmeyeceğiz” sözü, bilgisizliğin değil; otoriteye teslim olmuş bir reddin ilanıdır. Burada sorun metin değil, metnin yetkisidir. Çünkü Kur’an, araya aracı koymadan konuşur. Ve tam da bu yüzden rahatsız eder. Kur’an’ın tam bu noktada çizdiği kırmızı çizgi şudur: “Birbirinizi rabler edinmeyin.” Bu uyarı, inançtan çok otorite ilişkisini hedef alır. Rab edinmek; yaratıcı ilan etmek değil, hüküm koyma yetkisini devretmektir . İnsan, Allah’ın ayetleri ortadayken başka insanların, kurumların, geleneklerin ya da öğretilerin belirleyici olmasına razı olduğunda; farkında olmadan onları rab edinmiş olur. Mahşerde Kurulan Mahkeme Kur’an, hesap gününü yalnızca bireysel bir yargılama olarak değil, toplumsal bir yüzleşme sahnesi olarak tasvir ede...

VAKIA SURESİ "zenginlik-tokat ilişkisi"

Resim
Vakıa Suresi Kur’an’daki “gerçeklik çarpması” surelerinden biridir. Özellikle ölüm sonrası hakikatin kesinliğini , dünya hayatının kırılgan mizansenini ve zenginlik-tokat ilişkisini afallatıcı şekilde verir.  🌑 1. “Gerçekleştiğinde hiç kimse onun yalan olduğunu söyleyemeyecek” (56:2) Bu ayetle sure başlıyor. Yani Kur’an, henüz “ne olduğu” söylenmeyen bir vakıanın öylesine sarsıcı olduğunu söylüyor ki, hiç kimse onun yalan olduğunu iddia edemeyecek . ➤ Bu, kıyametin “zihinsel inkârı bile mümkün olmayan bir hakikat” olduğuna işaret. ➤ Gerçek öyle çıplak, öyle yakıcı ki artık inanç veya inançsızlık anlamını yitiriyor. 🧭 2. Üçlü Ayrım: Sağcılar – Solcular – Önde Gidenler (56:7–11) İnsanlık 3 sınıfa ayrılıyor: Ashabü’l-Meymene: Sağcılar (iyiler) Ashabü’l-Meş’eme: Solcular (kötüler) Sâbikûn: Öne geçenler Bu üçüncü grup çok çarpıcı: 🌠 “İşte onlar Allah’a yaklaştırılmış olanlardır.” Öne geçmek , sadece iyi olmak değil; iyiliğin öncüsü olmak demektir. ...