İLETİŞİM AHLAKI
İLETİŞİM AHLAKI — “Beyyinât, Burhân, Sultân, Hüccet” Kur’ân’ın kendisi bir mucize olmaktan önce bir iletişim ahlakı inşasıdır. Kendisini “beyyinât, burhan, sultan, hüccet, beyyine, tibyân” gibi kavramlarla tanımlaması, dinin alanını dedikodu, slogan ve taklid değil; kanıt, delil, muhakeme ve açıklık üzerine kurduğunu gösterir. Modern teoloji ise çoğu yerde bu dili kenara itti ; yerine taklid kültürü, sloganlaştırma, aidiyet konuşması ve hassasiyet politikası koydu. Bu dönüşüm özellikle epistemik ahlakın ve toplumsal tartışma kültürünün çöküşüne işaret eder. 1. Beyyinât — Açık, Görünür, Net Belirti Kur’ân’da beyyinât , yalnızca “mucize” değil; açık kanıt anlamında epistemik bir terimdir. “Andolsun, size açık beyyinât getirdik…” (2:92) “İşte bunlar insanlar için beyyinât ve muttakiler için hidayettir.” (3:138) Burada dikkat çekici olan şudur: Hidayet duygusal ikna ile değil, açık kanıt ve görünen delil ile temellendirilir. Bu, iman iradesini intelektü...