Kayıtlar

savm etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Ye, İç ve Sus: Kur’an’da Savm

Resim
  ​Ye, İç ve Sus: Kur’an’da Savm Kavramı ​Meryem Suresi 26. ayet, klasik oruç algısını sarsan bir ifadeyle karşımıza çıkar: ​“Artık ye, iç, gözün aydın olsun! Eğer beşerden biriyle karşılaşırsan de ki: ‘Ben Rahman’a bir savm adadım; bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.’” (Meryem 19:26) ​Kur’an okuru bu ayetle karşılaştığında doğal bir duraksama yaşar: “Ye ve iç” denildikten hemen sonra “savm”dan söz edilmesi bir çelişki midir? Zira yerleşik dindarlık refleksi, savm/oruç denildiğinde akla ilk olarak açlık ve susuzluğu getirir. Oysa ayet, bu daraltılmış algıyı daha baştan boşa çıkarır. ​Savm: Mideden Önce İrade ​Arapçada ṣ-w-m (ص و م) kökü, yalnızca “yememek” değil; durmak, kendini tutmak ve bir eylemden geri durmak anlamına gelir. Rüzgârın dinmesi veya bir canlının hareketsiz kalması da bu kökle ifade edilir. Yani savm, esasen bilinçli bir frenleme hâlidir. ​Meryem 19:26, savmın ne olduğunu yoruma bırakmaz, açıkça tanımlar: “Bugün hiç kimseyle konuşmayacağım.” ​Bu duru...

Oruç: Açlık Değil, Bilincin Fren Sistemi 🌙

Resim
  🌙 Oruç: Açlık Değil, Bilincin Fren Sistemi İradenin eğitimi, dikkatin güçlenmesi ve takva inşası 1. Giriş: Oruç Hakkında Yaygın Yanılgı Oruç (Savm), halk arasında çoğunlukla aç kalmak, bedeni dinlendirmek veya perhiz yapmak olarak anlaşılır. Oysa Kur’an-ı Kerim’de açıklandığı üzere, orucun gerçek mahiyeti çok daha derindir: “Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, takvaya ulaşasınız diye size de farz kılındı.” (Bakara, 183) Bu ayet, orucun yalnızca bedensel bir uygulama değil, bilinci kontrol etme ve iradeyi güçlendirme ibadeti olduğunu ortaya koyar. Orucun merkezinde açlık değil, içsel fren sistemi ve bilinçli tercih mekanizması vardır. 2. Tokluk Değil, Kontrol: Oruç ve İrade Geleneksel düşünce, orucu yemekten, içmekten kesilmek olarak yorumlar. Oysa Kur’an’a göre asıl sınav, içgüdüsel dürtüleri frenleyebilme kapasitesidir : “Oruç tutmanız, sizin için hayırlıdır; umulur ki Allah’a karşı gelmekten sakınırsınız.” (Bakara, 184) Bu ayet, oru...