Kayıtlar

imtihan etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İmtihan: İyiler Arasında Bir Yarış

Resim
İmtihan: Kötülerle Değil, İyiler Arasında Bir Yarış “Eyyüküm Ahsenu Amela” Ne Demektir? Kur’an, ölüm ve hayatın yaratılış gayesini şöyle açıklar: “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yaratandır.” (Mülk, 67/2) Burada dikkat çekici olan ifade şudur: “Eyyüküm ahsenu amela.” Ayet “en çok amel eden” demiyor. “En güçlü olan” demiyor. “En dindar görünen” demiyor. “Ahsenu” diyor. Yani daha güzel, daha nitelikli, daha ihlaslı, daha sahih, daha derinlikli amel . Bu ifade imtihanın nicelik değil, nitelik merkezli olduğunu ortaya koyar. İmtihanın Zemini: Tevhid Bilinci Ayetin bağlamına baktığımızda konu, Allah’ın: Tebârek (mutlak bereket ve kudret sahibi), Kadîr (her şeye güç yetiren), Ölümü ve hayatı yaratan olduğunu ilan etmesiyle başlar. Bu bağlam bize şunu gösterir: İmtihan, Allah’a iman edenler bağlamında bir anlam taşır. Çünkü imtihanın farkında olmak da bir bilinç meselesidir. İmtihan, imtihan edildiğini bilenler için vardır. ...

İlahi İkazlar Karşısında İnsanın Gafleti

Resim
​İlahi İkazlar Karşısında İnsanın Gafleti ​ ​Kur’an-ı Kerim’de "imtihan" kavramı, sadece bir deneme değil; insanın özündeki iyilik ve kötülüğü birbirinden ayıran ilahi bir eleme sürecidir.  Tevbe Suresi 126. ayet, bu sürecin belirli aralıklarla tekrarlandığını ve insanın bu sarsıntılar karşısındaki tutumunu ibretlik bir şekilde gözler önüne serer.  ​1. Fitne: Özü Tortudan Ayıklama İşlemi ​Ayette geçen "yuftenûn" kelimesinin kökeni olan fitne , esasen altının ateşe atılarak içindeki yabancı maddelerden temizlenmesi demektir. Bu bağlamda Kur’an’daki sınanma, Allah’ın kulunu ateşe atıp yakması değil, kulun içindeki sahtelikleri yakıp saf olanı (sıdkı) ortaya çıkarmasıdır. ​Bu süreçte şu temel ilkeler işler: ​ Ayrışma: Hak ile batılın, samimi mümin ile ikiyüzlü münafığın birbirinden tefrik edilmesi. ​ Açığa Çıkma: Kişinin dille söylediği "inandım" sözünün, hayatın zorlukları karşısında ne kadar karşılığı olduğunun ispatlanması. ​2. Sınanmanın Mahi...

Hayatın Sahnesinde Büyük İmtihan

Resim
​🌌 Mülk Suresi 1–4: Hayatın Sahnesinde Büyük İmtihan ​Ayetler: Mübarektir O’nun eliyle hükümranlık (mülk) olan; O, her şeye gücü yetendir. ​O ki, hanginizin amelce daha güzel olduğunu denemek için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak üstün ve çok bağışlayandır. O, yedi göğü birbiriyle uyum içinde yaratmıştır. Rahmân’ın yaratışında bir tutarsızlık göremezsin. Gözünü çevir de bak: Bir bozukluk görebiliyor musun? ​Sonra tekrar tekrar bak; gözün yorgun düşer, ama bir kusur bulamazsın. ​ 🔹 1. Mülk Kimin? İmtihanın Ön Sözü ​Sure, zihnimizdeki “ben merkezli mülk” anlayışını sarsan en temel kelimeyle başlar: Mülk (Egemenlik). ​ Gerçek hükümranlık (Mülk), sen değil; hayatın da ölümün de sahibi olan Yalnız O'nundur. ​İlk ayet, gücün kaynağını tanımlarken; ikinci ayet bu Sonsuz Gücün Amacını ilan eder: ​ “Hanginizin amelce daha güzel olduğunu denemek.” ​Hayat, bir güç gösterisi değil, bir Ahlaki Sınav alanıdır. Bu bağlamda: ​ Ölüm: Son değil, Asıl Başlangıçtır. ​ Hayat: ...

Ahlaki Yargı, Empati ve Sınanmışlık Bilinci Üzerine

Resim
Ahlaki Yargı, Empati ve Sınanmışlık Bilinci Üzerine Günah ve Sınav: İnsanın Zaaf Alanları Kur’an, insanın zaaflarla donatıldığını açıkça bildirir:  “İnsan zayıf yaratılmıştır.” (Nisâ 4/28) Bu zayıflık, fiziksel ya da zihinsel bir eksiklik değil, sınanma potansiyeli olan yönlere işarettir. Her birey farklı alanlarda imtihana tabi tutulur: Kimisi öfkesini kontrol etmekte zorlanır, kimisi şehvetini, kimisi mal ve güç hırsını dizginlemekte. Bu çeşitlilik, insanların aynı günahlar üzerinden değil, kendi zaaf noktaları üzerinden sınandığını gösterir. --- Masumiyetin Koşullu Görünürlüğü Bir kişinin belli bir günaha bulaşmamış olması, onun mutlak anlamda masum olduğu anlamına gelmez. Belki de o kişi, o günah ile sınanacak zemine hiç çıkmamıştır. Örneğin, yoksullukla sınanmayan birinin hırsızlıktan uzak durması, ahlaki erdemden çok şartların lütfu olabilir. Bu, şöyle bir Kur’anî uyarıyla örtüşür:  “Eğer Allah insanlara rızkı bol bol verseydi, kesinlikle yeryüzünde azarlardı. Ancak O, d...

Müddessir Suresindeki "19" BÖLÜM 2

Resim
Sekar: Ateşte Pişen Levha ve Müddessir Suresi’nin Gizli Hafızası Sayıdan Zaman Ölçüsüne, Harften Meleğe Uzanan Bir Okuma Saygıdeğer Okuyucular, Kur’an, parça parça inmiş; fakat anlamını yalnızca bütünlük içinde açan bir kitaptır. Bazı sureler vardır ki, bir kavramı sadece bildirmez; onu imtihan , ayıklama ve ifşa aracı olarak kullanır. Müddessir Suresi tam olarak böyledir. Bu yazıda, Müddessir Suresi’nde geçen ve çoğu zaman soyut, mistik ya da matematiksel okumalarla ele alınan “üzerinde on dokuz vardır” ifadesini; Sekar, ateş, levha, yazı, harf, melek, Kamer ve kitap ehli bağlamında, tarihsel ve vahyî bir süreklilik içinde yeniden ele alacağız. 1. Sekar: Yakan Değil, Açığa Çıkaran Ateş Müddessir Suresi’nde cehennem için kullanılan isimlerden biri Sekar dır: “Onu Sekar’a sokacağım.” (74:26) Sekar, klasik cehennem tasvirlerinden farklıdır. Kur’an Sekar için şunu söyler: “Ne bırakır ne de esirger; beşeri kavurur.” (74:28–29) Buradaki “beşer” kelimesi özellikle dikkat...

Müddessir Suresindeki "19" BÖLÜM 1

Resim
🔹 Giriş Kur’an’da sayılar, sadece niceliksel bilgi aktarmak için değil; çoğu zaman sembolik, denetleyici veya bilinç açıcı öğeler olarak karşımıza çıkar. Bu sayılar aracılığıyla Kur’an, insanın sadece aklını değil; dikkatini, ön yargılarını ve teslimiyetini de test eder. Özellikle Müddessir Suresi 30. ayette geçen “Üzerinde on dokuz vardır” ifadesi, bu özelliği en vurucu şekilde ortaya koyar. Benzer şekilde Kehf Suresi'nde Ashâb-ı Kehf'in sayısını tartışan zihniyet, Kur’an tarafından eleştirilmektedir. --- 🔹 Müddessir Suresi: "19" Sayısı ve Mecazî Katmanlar "Onun üzerinde on dokuz vardır." (Müddessir 30) Bu ayet, ilk bakışta cehennem bekçilerinin sayısını bildiriyor gibi görünse de, hemen ardından gelen ayet bu sayının aslında bir imtihan aracı, bir zihin ayıklayıcısı olduğunu belirtir: "Biz cehennemin bekçilerini ancak melekler kıldık; sayılarını da inkârcılar için bir deneme kıldık..." (Müddessir 31) Burada 19 sayısı, sıradan bir bilgi değil;...

MÜLK SURESİ "Egemenlik mi, Bilinç mi?"

Resim
🌌 Mülk Suresi: Egemenlik mi, Bilinç mi? “Tebâreke” ile başlayan bir evrende, egemenlik sadece mülkü olanın mı, yoksa varlığı bilinçle okuyanın mı?” 🕊️ Girişteki Sarsıcı Çarpışma: “Ellezî halaka’l-mevte ve’l-hayâte li-yeblüvekum eyyüküm ahsenu ‘amelen.” (67:2) “Hanginizin daha güzel iş yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O’dur.” ❗ Önce ölüm , sonra hayat diyor. Bu terslik, bir “varlık paradoksu”na işaret: Hayat sanılandan sonra mı başlıyor? Yoksa doğumdan önce ölümle mi tanıştık? 🔍 Kozmik Körlük Eleştirisi: “Size işitme, görme ve gönüller veren O’dur. Ne de az şükrediyorsunuz!” (67:23) Burada üç şey veriliyor: Sem‘ (işitme): Hakikati duyma imkânı Absâr (görme): Delilleri fark edebilme Ef’ide (gönüller): Anlamı işleyip vicdanda yargılama gücü Ve hemen ardından gelen tokat gibi bir ifade: “Ama siz yine de şükretmiyorsunuz.” Demek ki şükür , sadece teşekkür değil, hakikati tanıma ve ona göre yaşama bilincidir. 🕳️ Göğe Bakış: Kozmik ...

Kur’an’da İmtihanın Anatomisi: Korku, Açlık ve Sabır Üzerine

Resim
Bakara Suresi 155. Ayet : وَلَنَبْلُوَنَّكُم بِشَيْءٍ مِّنَ ٱلْخَوْفِ وَٱلْجُوعِ وَنَقْصٍۢ مِّنَ ٱلْأَمْوَٰلِ وَٱلْأَنفُسِ وَٱلثَّمَرَٰتِ ۗ وَبَشِّرِ ٱلصَّـٰبِرِينَ Meali (Diyanet) : "Andolsun, sizi biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile deneriz. Sabredenleri müjdele."

Eyyûb Nebî Kıssası: Sabır, İmtihan ve İnsanın Direnci Üzerine Bir Tefekkür

Resim
1. Giriş Kur’an kıssaları, hakikatin sembollerle anlatıldığı, insanın içsel yolculuğuna dair işaretlerle doludur. Bu kıssalardan biri de Eyyûb Nebî'nin kıssasıdır. Sadece hastalıkla değil, mal, evlat ve eşle sınanmış bir insanın, derin bir sabır ve tevekkülle Rabbine yönelişi anlatılır. Bu kıssa; musibetin mahiyetine, sabrın anlamına ve insanın sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiğine dair derin bir tefekkür alanı sunar. Eyyûb ismi Arapça'da "çokça dönüş yapan, tekrar tekrar Rabbine yönelen" anlamına gelir ki bu, kıssanın ruhunu özetler niteliktedir.

Zümer 69: "Kitap Ortaya Konur" ⚖️

Resim
⚖️ Zümer 69: "Kitap Ortaya Konur"  Kur’an Temelli Bir Analiz Kur'an'da birçok ayet, insanın eylemleriyle ilgili olarak büyük bir sorumluluğa sahip olduğunu ve her şeyin Allah'ın bilgisi ve denetimi altında olduğunu belirtir. Zümer Suresi 69. ayeti, bu temayı en açık şekilde ortaya koyan ayetlerden biridir. Ayette geçen "Ve kitap ortaya konur" ifadesi, kıyamet günü insanın tüm eylemlerinin kaydedildiği kitabın açılacağına işaret eder. Bu yazıda, Zümer 69. ayetini Kur'an'ın diğer öğretileriyle ilişkilendirerek, bu ifadenin anlamı üzerinde durulacaktır. Kitap ve Kayıt Teması Kur’an’da Kur'an'da "kitap" kelimesi, genellikle bir belge veya yazılı kayıt anlamında kullanılır ve insanların eylemlerinin kaydedildiği bir "kitap" fikri birçok ayette yer alır. Bu bağlamda "kitap", hem bireysel hem de toplumsal adaletin yerini bulacağı o büyük günde Allah'ın her şeyin kaydını tuttuğu bir vasıta olarak öne çıkar. Örneğ...