Kuran’da İnsanın Onurlandırılması
Kur’an’da Kerâmet, Tekrîm ve İkrâm Kavramları: Dilsel ve Teolojik Bir İnceleme
Bu makalede, Arapça ك ر م (krm) kökünden türeyen kerâmet, tekrîm ve ikrâm kavramları Kur’an merkezli olarak ele alınmaktadır. Kur’an’da bu kavramlar, insana yaratılış itibariyle verilen ontolojik şeref, değer ve saygınlık ile ilgilidir. Çalışmada, kökün dilsel kökeni, Kur’an’daki kullanımları ve insanın kerem sahibi kılınmasının boyutları incelenmektedir.
1. Giriş
Kur’an, insana verilen değer ve onuru farklı kavramlarla ifade eder. Bu kavramlardan biri olan kerâmet, günümüzde çoğu kez farklı anlamlarla yorumlansa da Kur’an bağlamında, insanın yaratılışında ve toplumsal hayatında sahip olduğu şeref, onur ve saygınlık ile ilgilidir. Bu çalışmada kerâmet, tekrîm ve ikrâm kavramlarının dilsel ve teolojik çerçevesi ortaya konulacaktır.
2. Kök ve Dilsel Çerçeve
كرم (krm) kökü Arap diline, “atın derisinin inceliği, tüyünün yumuşaklığı ve kokusunun güzelliği” anlamlarından girmiştir. İncilerden yapılmış gerdanlığa da “كُرم (kürm)” denilmiştir. Bu kökten türeyen kelimeler, zamanla sosyolojik düzlemde “övgüye layık tüm niteliklerin kişide toplanmış olması” anlamını kazanmıştır.
Türkçeye de geçmiş pek çok türevi vardır: kerem, kerim, kerâmet, ikram, tekrîm, mükerrem, ekrem vb.
Kur’an’da bu kökten türeyen kelimeler “saygınlık, onur, yücelik, cömertlik” anlam alanında kullanılmıştır. “El-Kerîm” ise Allah’ın isimlerinden biridir ve “işlerinde, niteliklerinde ve tasarruflarında övgüye layık tüm nitelikleri haiz olan” anlamına gelir (Lisanü’l-Arab, Tâcü’l-Arûs).
3. Kur’an’da Kerâmet
Kur’an’da doğrudan “kerâmet” kelimesi geçmemekle birlikte, türevleri “kerâme” (şeref, onur, değer) anlamında yer alır.
3.1 İnsana Verilen Kerâmet
-
İsrâ 17/70: “Andolsun ki biz, Âdemoğullarını şerefli kıldık (kerremnâ)...”Bu ayet, insanın yaratılış itibariyle sahip olduğu şerefi açıkça vurgular.
-
Sâd 38/71-75; Bakara 2/30: Meleklerin Âdem’e secdesi, insana verilen kerâmetin sembolik ifadesidir.
-
Tîn 95/4-6: “Biz insanı en güzel biçimde yarattık...”Yaratılışındaki mükemmellik, kerâmetin bir diğer yönüdür.
-
Alak 96/3-5: “Oku! Rabbin en ekrem olandır; kalemle öğretmiştir.”Bilginin verilmesi, insanın kerâmetinin en yüksek göstergesidir.
3.2 Kerâmetin Sosyolojik Yönü
Kerâmet yalnızca bireysel bir özellik değil, aynı zamanda sosyolojik bir değerdir. İnsan aklı, tefekkür kabiliyeti ve konuşma yetisi sayesinde diğer varlıklardan üstün kılınmıştır (Müminûn 23/14; Teğâbün 64/3). Bu durum, insanın toplumsal hayatında da saygın bir konuma yerleştirildiğini gösterir.
4. Tekrîm ve İkrâm
4.1 Tekrîm
“Tekrîm” birini onurlandırmak, değerini yüceltmek anlamına gelir.
-
Hucurât 49/13: “Allah katında en ekrem olanınız, takvaca en ileri olanınızdır.”
-
Hac 22/18: “Allah kimi hor kılarsa, ona değer verecek (mükrim) yoktur.”
4.2 İkrâm
“İkrâm” ise birine değer vermek, cömertçe iyilikte bulunmaktır.
-
Rahmân 55/78: “Celâl ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir!”
-
İnsân 76/8-9: “Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz; sizden karşılık ve teşekkür beklemiyoruz.”
-
Zâriyât 51/24-27: Hz. İbrahim’in misafirlerine ikramı.
Dolayısıyla, Kur’an’da tekrîm (onurlandırma) ve ikrâm (cömertlik ve saygı gösterme), kerâmetin pratik boyutlarını oluşturur.
5. Sonuç
Kur’an’da kerâmet, insana yaratılış itibariyle verilen ontolojik şeref ve değerdir. Bu değer, insanın akıl, tefekkür ve bilgiye yönelme kapasitesi ile somutlaşır. Tekrîm ve ikrâm kavramları ise bu değerin toplumsal ve ahlâkî boyutlarını temsil eder.
Sonuç olarak, kerâmet Kur’an’da olağanüstü hâllerle değil, insanın yaratılışta ve toplumsal hayatta sahip olduğu şeref ve onur ile ilişkilidir.
UYARI / HATIRLATMA
Yorumlar
Yorum Gönder