HİCRET "Yeryüzü geniş değil miydi?"
Kur’an’da Hicret Kavramı – “Yeryüzü geniş değil miydi?”
Kur'an'daki hicret kavramı, sadece coğrafi bir yer değiştirmeden çok daha derin ve kapsamlı bir anlam taşır. Sözlükte "terk etmek, ayrılmak, ilgisini kesmek" anlamlarına gelen bu kelime, hem fiziksel hem de manevi bir kopuşu ifade eder. Dini bir terim olarak ise, müminin, inancını özgürce yaşayamadığı bir ortamdan, bu özgürlüğün mümkün olduğu başka bir yere göç etmesidir.
Hicretin Temel Sebepleri ve Anlamı
Hicretin ana amacı, canı, malı, inancı ve kültürel değerleri koruyarak Allah’a kulluğu kesintisiz bir şekilde sürdürebilmektir. Eğer bir yerde bu özgürlükler baskı altındaysa ve kişi bu durumdan kurtulabilecek imkâna sahipse, hicret zorunlu hale gelir. “Küfre rıza, küfürdür” ilkesi gereği, imkânı olmasına rağmen zulme boyun eğenler ve hicret etmeyenler mazur görülmez.
“Yeryüzü geniş değil miydi?” (Nisâ 97)
Kur'an'da hicret kavramının en can alıcı noktalarından biri, Nisâ suresi 97. ayettir. Bu ayet, baskı altında kalan ama hicret etme imkânına sahip olan müminlerin, “Biz güçsüzdük, zayıf bırakılmıştık” şeklindeki mazeretlerini reddeder. Allah’ın yeryüzünün geniş olduğu vurgusuyla, inancını ve ibadetini koruyabileceği başka yerlerin var olduğuna işaret eder. Bu ayet, pasif şikâyet yerine aktif bir çözüm arama sorumluluğunu müminlere yükler.
Ancak, ayetin devamında, hicret edemeyecek kadar aciz olan (güçsüz, çaresiz) erkek, kadın ve çocuklar bu hükmün dışında tutulur. Bu durum, ilahi adaletin bir yansıması olarak, gerçekten imkânı olmayanların sorumlu tutulmayacağını gösterir.
Hicretin Manevî Boyutu ve Karşılığı
Hicret, sadece bedensel bir göç değildir; aynı zamanda şirkten, zulümden ve günah ortamından kalben ve fiilen uzaklaşmayı da içerir. Müminler, Allah’ın ayetleriyle alay edilen veya inkâr edilen ortamlardan uzak durmakla da emrolunmuştur.
Kur'an, hicret edenlere hem dünya hem de ahirette büyük mükafatlar vaat eder. Dünya hayatında güzel bir yerleşim ve güvenli bir hayat (Nahl 41-42), ahirette ise Allah’ın rahmeti, cennet ve rızası (Bakara 218; Tevbe 20, 100) onlara vaat edilir.
Hicretin Önündeki Kaygılara Cevap
Hicret etmeyi düşünenlerin aklına gelebilecek “İş bulamam, aç kalırım, yalnız kalırım” gibi endişeler, Kur'an’da giderilir. Ankebût 56. ayette “Allah’ın yeryüzü geniştir, yalnızca bana kulluk edin” buyurulurken, Nisâ 100. ayette de “Kim Allah yolunda göç ederse, yeryüzünde barınacak çok yer bulur” denilerek bu tür kaygılar giderilir.
Sonuç
Kur'an’daki hicret kavramı, imanı koruma ve özgürce yaşama mücadelesinin aktif bir adımıdır. Zulümden kaçışın ötesinde, Allah’ın rızasına ulaşmak için bilinçli bir ayrılış anlamına gelir. “Yeryüzü geniş değil miydi?” sorusu, müminlere pasif bir şikayet yerine aktif çözüm arama sorumluluğu yükleyerek hicreti, hem fiziksel bir göç hem de manevi bir kopuş olarak iki boyutlu bir ibadet şeklinde sunar.
Yorumlar
Yorum Gönder