Kur’an’da “Ma‘rûf ile Vermek”
Kur’an’da “Ma‘rûf ile Vermek”: İhsandan Öte İlahi Bir Ölçü ve Medeniyet İlkesi** Vermek Her Zaman İyilik midir? Kur’an’a göre birine bir şey vermek, kendi başına mutlak bir “iyilik” değildir. Vermenin değeri; niyetin saflığı , yöntemin nezaketi ve muhatabın onurunu ne ölçüde koruduğu ile belirlenir. Bu nedenle Kur’an, vermeyi rastgele bir hayır faaliyeti olmaktan çıkarır ve onu “ma‘rûf” kavramıyla disipline eder. “…Onlara ma‘rûf ile verin.” (Bakara 233, 236; Nisâ 5, 8) Bu ifade, Kur’an’da ahlaki bir tavsiye değil; hukuki, psikolojik ve toplumsal bir ölçüdür . Ma‘rûf ile vermek, ilahi dengenin insan ilişkilerindeki tezahürüdür. 1. Ma‘rûf’un Derinliği: Sadece “İyi” Değil a) Kavramsal Köken Ma‘rûf (المعروف) , ‘arafe kökünden gelir; “bilinen, tanınan” demektir. Ancak Kur’ani kullanımda bu kelime basit bir “iyilik” anlamını aşar ve üç temel sacayağına oturur: Akıl: Selim aklın doğru bulduğu Vahiy: İlahi sınırların meşrulaştırdığı Vicdan: Fıtratın yabancıla...