KENZ: Paylaşılmayan Servet ve Emanet Hazine
Kur’an’da Kenz Kavramı: Paylaşılmayan Servet ve Emanet Hazine
Bu makalede Kur’an’da geçen “kenz” (كنز) kavramı, dilsel, terimsel ve tematik açıdan incelenmektedir. “Kenz” hem maddî servet (altın, gümüş, mal) hem de manevî değer bağlamlarında ele alınmıştır. Tevbe 34–35 ayetleri, kenzin olumsuz yönünü —topluma kapatılan, infaktan mahrum bırakılan servet— vurgularken, Kur’an’ın genel mesajı, mal ve değerlerin tedavülde olması gerektiği ve ihtiyaç fazlasının infak edilmesi gerektiği üzerinedir.
1. Giriş
Kur’an’da mal ve servet konusu, insanın dünya ile ilişkisini anlamak bakımından kritik öneme sahiptir. Bu bağlamda “kenz” kavramı, servetin biriktirilip saklanması ve topluma katılmaması durumunu ifade eder. Çalışmamızda kavramın kökeni, Kur’an’daki kullanımı ve sosyo-ahlakî mesajı detaylandırılacaktır.
2. Kenz Kelimesinin Kökeni ve Terimsel Anlamı
-
Kenz (كنز), lügatte “define, hazine, yeraltında saklı kalmış değerli eşya; para veya altın” anlamına gelir.
-
Terimsel olarak: “Üretime, istihdama, ticarete katılmayan; bankada, yastık altında veya kasada tutulan, havaic-i asliye fazlası her türlü değer: para, altın, gümüş, döviz, mal, mülk” demektir.
2.1. Havaici Asliye
-
Havaici asliye, bir kişinin ömür boyu gerekli temel ihtiyaçlarını karşılayacak ölçüdedir:
-
Kalacak evi ve eşyası
-
Kışlık ve yazlık giyecekleri
-
Çalışma ortamı için gerekli araç-gereçler
-
Binit (binek hayvanı veya araç) ve bir yıllık geçimini sağlayacak mali imkân
-
-
Burada luks ve aşırıya kaçmayan ölçü esas alınır.
3. Kur’an’daki Kenz Kullanımı ve Tematik Değerlendirme
3.1. Tevbe 34–35: Kenz ve Cezası
“Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yere yer ve Allah yolundan saptırır. Altın ve gümüşü yığıp Allah yolunda harcamayan ve başta yakınları olmak üzere başkalarının nafakalarını sağlamayan kimseler, hemen onlara acıklı bir azabı müjdele. O gün, biriktirdikleri altın ve gümüşlerin üstü cehennem ateşinde kızdırılacak, bunlarla alınları, yanları ve sırtları dağlanacak: ‘İşte bu, kendi canınız için saklayıp biriktirdiğiniz şeydir. Haydi, tadın şu biriktirmiş olduğunuz şeyleri!’”
-
Bu ayetler, serveti infak etmeyip biriktirenlerin, hem dünyada hem de ahirette cezalandırılacağını açıkça belirtir.
-
Kur’an’a göre tedavülde olması gereken değerler, toplumsal ve bireysel fayda için kullanılmalıdır.
3.2. Tematik Yorumu
-
Kenz, maddî servetin paylaşılmaması ve infak edilmeyip biriktirilmesi ile ilgilidir.
-
Kur’an, servetin birikim değil, emânet olarak değerlendirilmesini ve toplum yararına harcanmasını öğütler.
-
Havaici asliye fazlası, hem bireysel gereksinimlerin üstünde mal biriktirmemek hem de toplumsal sorumlulukları yerine getirmek için infak edilmelidir.
4. Sonuç
Kur’an’da kenz, sadece “hazine” anlamında değil, topluma kapalı değer ve paylaşılmamış servet olarak anlaşılmalıdır. Tevbe 34–35 ayetleri, infak etmeyenlerin karşılaşacağı ceza ile malın doğru kullanımına dair ahlaki çerçeveyi çizer. Bu bağlamda Kur’an, servetin biriktirilmesi değil, tedavülde olması ve ihtiyaç fazlasının infak edilmesi gerektiğini vurgular.
UYARI / HATIRLATMA
Yorumlar
Yorum Gönder