Kayıtlar

devlet etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kur’ân’a Göre Din ve Devlet İlişkisi

Resim
Kur’ân’a Göre Din ve Devlet İlişkisi Otorite, Hukuk ve Hakikat Üzerine Kavramsal Bir İnceleme Giriş: Din mi Devlet mi, Yoksa Kaynak mı? Modern dünyada “din ve devlet işleri ayrılmalı mı?” sorusu sıkça tartışılır. Ancak bu tartışma çoğu zaman Kur’ân’ın kavramsal diliyle değil , tarihsel tecrübeler ve ideolojik kabuller üzerinden yürütülür. Oysa Kur’ân, meseleyi “din” ve “devlet” gibi iki ayrı alan olarak değil; otoritenin kaynağı (hüküm) üzerinden ele alır. Kur’ân’a göre temel soru şudur: İnsan hayatını düzenleyen hüküm kimden alınacaktır? 1. “Din” Kavramı: Sadece İnanç mı, Yoksa Sistem mi? Kur’ân’da “din”, dar anlamda ritüeller bütünü değil; itaat edilen, hayatı düzenleyen sistem demektir. “Din günü” (Yevmiddin) → Hesap ve karşılık düzeni “Allah katında din” → Otoritenin kaynağı “Onların dini, benim dinim” → Ayrı sistemler Bu bağlamda din: Hukuku içerir Ahlakı içerir Sosyal düzeni içerir Yani Kur’ân’da din = hayat nizamı 2. Yusuf Suresi: “Kralın Dini” ve Huku...

Tahtı Yıkan Fetih 💫

Resim
  Tahtı Yıkan Fetih Kur’an’da Yönetim Erkine Karşı Dişil Kutsallık, Liyakat ve Meşruiyet Eleştirisi ​Kur’an, tarih boyunca en sert direnişi toplumun alt katmanlarından değil, statükonun zirvesindeki iktidar sahiplerinden görmüştür. Bu direncin temel sebebi, Kur’an’ın sunduğu mesajın sadece bireysel bir ahlak inşasıyla yetinmeyip; yönetim erkini, mülkiyet dilini ve hegemonyanın kutsal zırhını kökten bir tasfiyeye tabi tutmasıdır.  Kur’an bağlamında "Fetih", bir toprak parçasını mülkiyetine geçirmek değil; mülkiyeti asıl sahibi olan Allah’a iade ederek beşerî tahtların dokunulmazlığını parçalamaktır. ​1. Mülkiyetin Teopolitiği: "Mülk Allah’ındır" Bir Sistem İlkesidir ​Kur’an’da Mülk ( MLK ) kavramı, sadece mülkiyet hakkını değil, mutlak egemenlik ve otoriteyi ifade eder. "Mülk Allah’ındır" ifadesi, yönetim kuramının temel taşıdır. Bu ilke uyarınca hukuk, iktisat, miras ve kamu düzeni beşerî arzuların (hevâ) tahakkümünden kurtarılmalıdır. Eğer mülk Allah’...

Din, Devlet ve Laiklik 📚

Resim
📚 Din, Devlet ve Laiklik: Kur’an Perspektifinden Bir Ahlak ve Adalet İnşası Denemesi Özet Modern dünyada din-devlet ilişkileri, özellikle laiklik kavramı etrafında yoğun tartışmalara sahne olmaktadır. Bu çalışmada, Kur’an merkezli bir bakışla dinin ne olduğu, devletin fonksiyonu, laiklik ilkesinin sınırları ve ahlaki düzenin nasıl tesis edileceği üzerine odaklanılmıştır. Her bireyin başına bir polis dikilemeyeceği gerçeğinden hareketle, toplumsal düzenin sürdürülebilirliğinin sadece hukukla değil, ahlaki bilinçle sağlanabileceği savunulmuştur. Kur’an’daki “adalet”, “emanet”, “şûrâ” gibi ilkeler, hem bireysel hem de kurumsal düzeyde ahlaki bir zemin inşasına katkı sunar. Laiklik bu bağlamda, dinin devlet işleyişine dayatılmaması kadar, devletin de dini öğüt düzeyinin ötesine geçerek baskılamaması anlamında iki yönlü bir dengeyi gerekli kılar. --- Giriş Din ve devlet arasındaki ilişki, sadece teolojik değil aynı zamanda siyasi, hukuki ve felsefi bir meseledir. Bu ilişkinin çerçevesini b...

Kuran’da Adalet Temelli Devlet Düzeni

Resim
📘 Kur’an’da Adalet Temelli Devlet Düzeni: Laiklik, Tevhid ve Hüküm Üzerine Kavramsal Bir İnşa Giriş: Din, Devlet ve Hüküm Meselesi İnsanlık tarihi boyunca din ve devlet ilişkisi, toplumların en temel yapı taşlarından birini oluşturmuştur. Bu ilişkinin nasıl kurulması gerektiği ise her çağda tartışma konusu olmuştur. Modern çağın kavramsal çerçevesinde “laiklik” olarak tanımlanan yaklaşım, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını önerirken; geleneksel teokratik anlayışlar dini siyasetin merkezine yerleştirir. Kur’an ise ne salt laiklik gibi bir tarafsızlık ne de teokrasi gibi bir kutsallaştırma önerir. Onun önerdiği şey, adalet merkezli bir düzen, tevhid merkezli bir bilinç ve her topluluğun kendi kitabı doğrultusunda özgürce yaşamasına imkân tanıyan ilahi çoğulluktur. --- 1. Kur’an’da Adaletin Temel İlkesi Olarak Konumu Kur’an’da devlet, siyaset, toplum veya yönetim kavramları doğrudan kavramsallaştırılmaz; fakat bu alanların merkezine yerleştirilen bir ilke vardır: Adalet (el-...

Allah ve Resulüne ait GANİMETLER ⚔️

⚔️ Allah ve Resulüne ait GANİMETLER Kur’an’da geçen “Allah ve Resulü’ne ait olan ganimetler” ifadesi, özellikle Haşr Suresi 7. ayet bağlamında dikkat çekicidir. Bu ayet şöyle der: > “Allah’ın o kent halkından Resulüne verdiği fey (ganimet), Allah’a, Resulüne, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir – ta ki bu mal, içinizden yalnızca zenginler arasında dolaşan bir servet olmasın...” (Haşr 59:7) Bu ifade, klasik anlamıyla “ganimetin paylaşımı” meselesinden öte, kamusal mülkiyetin ve adil dağıtımın Kur’an’daki ilkelerini yansıtır. “Allah ve Resulü’ne ait” olması, mülkiyetin bireysel değil, kamusal olduğunu ima eder. Allah, mutlak hüküm ve mülkiyet sahibidir; Resul ise bu ilkeyi yeryüzünde uygulamakla yükümlü bir toplum lideri ve adalet temsilcisidir. Ganimet: Salt Savaş Kazancı mı? Kur’an’da ganimet için iki farklı kelime kullanılır: Ganm (Enfal Suresi 1 ve 41): Savaş sonrası elde edilen mal. Fey’ (Haşr Suresi 6–10): Kan dökülmeksizin elde edilen kamu kaynaklar...

AĞACA YAKLAŞMA Beytü’l-Atîk’ten Günümüze Kamu Ahlakı 🤚

Resim
 🤚AĞACA YAKLAŞMA Beytü’l-Atîk’ten Günümüze Kamu Ahlakı”