Kayıtlar

yahudi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Ahbar ve Ruhban Gerçekte Kimdir ❓️

Resim
Ahbarlar ve Ruhbanlar: Kur'an'ın Uyardığı Din Adamlığı Kurumu ​Ahbar ve Ruhban Gerçekte Kimdir? ​Kur'an okunurken yapılan en büyük hatalardan biri, bazı kelimeleri doğrudan tarihî ve mezhepsel etiketlere hapsetmektir. Bunlardan biri de Tevbe Suresi 31. ayette geçen "ahbar" ve "ruhban" kelimeleridir. ​Çoğu meal ve tefsirde ahbar için "Yahudi din adamları", ruhban için ise "Hristiyan din adamları" denilir ve konu kapatılır. Böylece ayetin mesajı geçmişe, bütünüyle başkalarına gönderilir; bugüne dokunamaz hâle gelir. Oysa Kur'an'ın amacı tarih anlatmak değil, her çağdaki insanı inşa ve ikaz etmektir. Eğer ahbar ve ruhban yalnızca geçmişte yaşamış iki ayrı dinin adamlarıysa, bu ayetin bugün bize ne söylediği sorusu cevapsız kalır. ​Kur'an'ın temel ilkesi açıktır: ​"Şüphesiz Allah katında din İslam'dır." (Âl-i İmran 3:19) ​Kur'an, Allah'ın gönderdiği bütün elçilerin aynı teslimiyet çağrısını y...

Mazeretimiz Olsun Diye

Resim
  ​Mazeretimiz Olsun Diye A‘râf Suresi’nde Susmanın ve Konuşmanın Hesabı ​Kur’an, A‘râf Suresi’nde bir belde halkının ilahi sınırlarla olan imtihanını anlatırken, toplumu üç ana gruba ayırır. Allah, İsrailoğulları’ndan bir topluluğa Cumartesi günü avlanmayı yasaklamış, ancak imtihan gereği balıklar tam da o gün bolca gelmeye başlamıştır. Sorun balıkların gelmesi değil, insanın ilahi sınırlarla oynama ve kılıf bulma zihniyetidir. Bu kırılma noktasında toplum şu üç katmana bölünür: ​ 1. Sınırı Aşan Zalimler: Yasağı açıkça çiğneyen, hileye başvuran ve günahı hayat tarzı haline getirenler. 2. Sorumluluk Sahibi Uyaranlar: Yanlışa dur diyen, hakikati haykıran ve toplumsal bir bilinçle hareket edenler. 3. "Boşuna" Diyen Pasifler: Kötülüğe bizzat bulaşmayan ama kötülüğü engellemeye çalışanlara, "Allah’ın helâk edeceği bir kavme niçin öğüt veriyorsunuz?" diyerek umutsuzluğu ve eylemsizliği pazarlayanlar. ​Kıssanın en çarpıcı yeri, uyarı yapan grubun verdiği cevaptır...

Kur’an’da Yahudi ve Nasrani kimliği 📚

Resim

Fatiha, "Gazaba uğrayanlar" ve "Sapmışlar"🔯✝️

Resim
Kur’ân’daki "Yahudî" ve "Nasrânî" kavramlarını, Fâtiha Suresi bağlamında değerlendirmek oldukça anlamlıdır. Çünkü Fâtiha Suresi, tüm Kur’ân’ın özeti niteliğindedir ve insanlık tarihindeki temel inanç sapmalarına karşı hakikatin yönünü gösteren bir duadır. Bu bağlamda Yahudiler ve Nasranîler, Fâtiha’nın son ayetinde geçen  "gazaba uğrayanlar"  ve  "sapmışlar"  şeklinde nitelendirilen iki tarihsel-dinî prototipin örnekleridir. --- 🕋 Fâtiha Suresi (1:1–7) Özellikle son ayet: اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ (6) "Bizi doğru yola ilet." صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ، غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ (7) "Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uğrayanlarınkine ve sapmışlarınkine değil." --- 🧭 Kavramsal Yaklaşım: 1. “Gazaba uğrayanlar” (el-mağdûbi aleyhim): Kimdir? Kur’an’ın genel bağlamı dikkate alındığında, bu ifade en çok Yahudiler için kullanılır. Çünkü: Bilgiye ve vahye sahip olmalarına rağ...