Ahlaki Erdem; İFFET
Kur'an'da İffet: Kapsamlı Bir Ahlaki Erdem
İffet kavramı, Arapça kökenli olup, lügatlarda "kendine yakışmayan, güzel olmayan ve helal olmayan şeylerden sakınmak" olarak tanımlanır. Türkçe'de genellikle "namus" kelimesiyle eş anlamlı olarak kullanılsa da, Kur'an-ı Kerim'deki kullanımları incelendiğinde, bu kavramın cinsel ahlakın ötesinde çok daha geniş bir anlama sahip olduğu görülmektedir. Kur'an'daki dört ayette farklı formlarda geçen iffet sözcüğü, insanın hayatının çeşitli alanlarında sergilemesi gereken bir özdenetim ve ahlaki duruş olarak karşımıza çıkar.
1. Ekonomik ve Sosyal İffet: Dilenmemek ve Kanaatkâr Olmak
Bakara Suresi 273. ayet, iffet kavramına dair önemli bir boyut sunar. Ayet, Allah yolunda kendini adamış, yeryüzünde gezmeye ve çalışmaya imkan bulamayan yoksul kimselerden bahseder. Bu kişilerin en belirgin özelliklerinden biri, iffetli davranmaları, yani dilenmekten ve insanlardan bir şey istemekten kaçınmalarıdır. Öyle ki, bu onurlu duruşları nedeniyle, durumlarını bilmeyenler onları zengin sanabilirler. Bu ayette iffet, kişinin yoksul olsa bile el açmamayı, haysiyetini ve özsaygısını korumayı tercih etmesini ifade eder. Bu, mal ve rızık konusunda sergilenen bir kanaatkârlık ve özdenetim örneğidir.
2. Kamu Görevlerinde İffet: Haksız Kazançtan Sakınmak
Nisa Suresi 6. ayet, iffetin bir diğer önemli boyutunu, yetim malı üzerinden ele alır. Ayet, yetimlerin mallarını yöneten velilere hitap ederek, eğer zenginlerse bu maldan hiçbir ücret almamaları gerektiğini vurgular. Fakirlerse, örfe uygun, yani makul ve ölçülü bir şekilde yiyebilecekleri belirtilir. Burada geçen "iffetli davransın" ifadesi, kamu görevinde veya başkasının emanetini yönetme pozisyonunda olan kişilerin, bu görevi bir rant kapısı olarak görmemesi, haksız kazançtan ve zimmetine geçirmekten kaçınması gerektiğini açıkça ortaya koyar. Makalede belirttiğiniz gibi, bu ayet, kamu yöneticilerinin, vekillerin ve memurların namuslu ve dürüst olmalarının dini bir gereklilik olduğunu göstermektedir. Aksi davranışlar, yani bu görevi şahsi çıkar için kullanmak, Kur'an'a göre iffetsizlik olarak nitelendirilir.
3. Cinsel İffet: Evliliğe Kadar Sabretmek
Nur Suresi 33. ayet, iffetin en bilinen anlamı olan cinsel ahlakı ele alır. Ayet, evlenmeye imkan bulamayan müminlere, Allah kendilerini lütfuyla zenginleştirinceye kadar iffetlerini korumalarını emreder. Burada iffet, cinsel arzulara karşı durmak, zina ve haramdan kaçınmak anlamına gelir. Ayetin devamında kölelerin özgürlükleri için mücadele etmeleri ve sahiplerinin de bu sürece destek olmaları teşvik edilerek, bireylerin iffetli bir hayat kurabilmeleri için toplumsal şartların da iyileştirilmesi gerektiğine işaret edilir. Bu ayet, iffetin zorlu bir mücadele olduğunu ve bu mücadele için sabırlı ve iradeli olmak gerektiğini vurgular.
4. Yaşlılıkta İffet: Zarafeti ve Haya Duygusunu Korumak
Nur Suresi 60. ayet, iffet kavramını yaşlı kadınlar bağlamında ele alır. Ayet, evlenme ümidi kalmamış yaşlı kadınların dış giysilerini çıkarmalarında bir sakınca olmadığını belirtirken, yine de iffetli olmalarının daha hayırlı olduğunu ifade eder. Bu, sadece gençlikte değil, hayatın her aşamasında zarafeti, nezaketi ve haya duygusunu korumanın önemini vurgular. Burada iffet, dış görünüş ve davranışlarda aşırılıktan kaçınmak, onurlu bir duruş sergilemek olarak anlaşılabilir.
İstif'al Babının Önemi: Mücadele ve Tercih Anlamı
Sunduğunuz makaledeki en önemli detaylardan biri, Nisa ve Nur surelerindeki "iffet" kelimesinin "istif'al" babından türemiş olmasıdır. Bu bab, kelimeye "istemek" ve "tercih etmek" anlamı katmaktadır. Yani, Kur'an'a göre iffetli olmak, kolayca elde edilen bir durum değil, zorlu bir mücadele ve bilinçli bir tercih sonucunda kazanılan bir erdemdir. Kişi, nefsinin ve dış etkenlerin baskısına karşı direnerek iffeti koruma çabası içerisindedir. Bu, hem cinsel arzulardan hem de haksız kazanç gibi dünyevi menfaatlerden sakınmak için gösterilen sürekli bir gayrettir.
Sonuç olarak Kur'an, iffeti sadece cinsel bir mesele olarak değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve ahlaki bir erdem olarak ele alır. İffetli kişi, hem nefsine hem de başkalarının haklarına karşı sorumluluk sahibi, kanaatkâr ve onurlu bir duruş sergileyen kimsedir. Bu kapsamlı ahlaki duruş, Müslüman birey için hayatın her alanında geçerli olan temel bir ilkedir.
İffet kavramı, Arapça kökenli olup, lügatlarda "kendine yakışmayan, güzel olmayan ve helal olmayan şeylerden sakınmak" olarak tanımlanır. Türkçe'de genellikle "namus" kelimesiyle eş anlamlı olarak kullanılsa da, Kur'an-ı Kerim'deki kullanımları incelendiğinde, bu kavramın cinsel ahlakın ötesinde çok daha geniş bir anlama sahip olduğu görülmektedir. Kur'an'daki dört ayette farklı formlarda geçen iffet sözcüğü, insanın hayatının çeşitli alanlarında sergilemesi gereken bir özdenetim ve ahlaki duruş olarak karşımıza çıkar.
1. Ekonomik ve Sosyal İffet: Dilenmemek ve Kanaatkâr Olmak
Bakara Suresi 273. ayet, iffet kavramına dair önemli bir boyut sunar. Ayet, Allah yolunda kendini adamış, yeryüzünde gezmeye ve çalışmaya imkan bulamayan yoksul kimselerden bahseder. Bu kişilerin en belirgin özelliklerinden biri, iffetli davranmaları, yani dilenmekten ve insanlardan bir şey istemekten kaçınmalarıdır. Öyle ki, bu onurlu duruşları nedeniyle, durumlarını bilmeyenler onları zengin sanabilirler. Bu ayette iffet, kişinin yoksul olsa bile el açmamayı, haysiyetini ve özsaygısını korumayı tercih etmesini ifade eder. Bu, mal ve rızık konusunda sergilenen bir kanaatkârlık ve özdenetim örneğidir.
2. Kamu Görevlerinde İffet: Haksız Kazançtan Sakınmak
Nisa Suresi 6. ayet, iffetin bir diğer önemli boyutunu, yetim malı üzerinden ele alır. Ayet, yetimlerin mallarını yöneten velilere hitap ederek, eğer zenginlerse bu maldan hiçbir ücret almamaları gerektiğini vurgular. Fakirlerse, örfe uygun, yani makul ve ölçülü bir şekilde yiyebilecekleri belirtilir. Burada geçen "iffetli davransın" ifadesi, kamu görevinde veya başkasının emanetini yönetme pozisyonunda olan kişilerin, bu görevi bir rant kapısı olarak görmemesi, haksız kazançtan ve zimmetine geçirmekten kaçınması gerektiğini açıkça ortaya koyar. Makalede belirttiğiniz gibi, bu ayet, kamu yöneticilerinin, vekillerin ve memurların namuslu ve dürüst olmalarının dini bir gereklilik olduğunu göstermektedir. Aksi davranışlar, yani bu görevi şahsi çıkar için kullanmak, Kur'an'a göre iffetsizlik olarak nitelendirilir.
3. Cinsel İffet: Evliliğe Kadar Sabretmek
Nur Suresi 33. ayet, iffetin en bilinen anlamı olan cinsel ahlakı ele alır. Ayet, evlenmeye imkan bulamayan müminlere, Allah kendilerini lütfuyla zenginleştirinceye kadar iffetlerini korumalarını emreder. Burada iffet, cinsel arzulara karşı durmak, zina ve haramdan kaçınmak anlamına gelir. Ayetin devamında kölelerin özgürlükleri için mücadele etmeleri ve sahiplerinin de bu sürece destek olmaları teşvik edilerek, bireylerin iffetli bir hayat kurabilmeleri için toplumsal şartların da iyileştirilmesi gerektiğine işaret edilir. Bu ayet, iffetin zorlu bir mücadele olduğunu ve bu mücadele için sabırlı ve iradeli olmak gerektiğini vurgular.
4. Yaşlılıkta İffet: Zarafeti ve Haya Duygusunu Korumak
Nur Suresi 60. ayet, iffet kavramını yaşlı kadınlar bağlamında ele alır. Ayet, evlenme ümidi kalmamış yaşlı kadınların dış giysilerini çıkarmalarında bir sakınca olmadığını belirtirken, yine de iffetli olmalarının daha hayırlı olduğunu ifade eder. Bu, sadece gençlikte değil, hayatın her aşamasında zarafeti, nezaketi ve haya duygusunu korumanın önemini vurgular. Burada iffet, dış görünüş ve davranışlarda aşırılıktan kaçınmak, onurlu bir duruş sergilemek olarak anlaşılabilir.
İstif'al Babının Önemi: Mücadele ve Tercih Anlamı
Sunduğunuz makaledeki en önemli detaylardan biri, Nisa ve Nur surelerindeki "iffet" kelimesinin "istif'al" babından türemiş olmasıdır. Bu bab, kelimeye "istemek" ve "tercih etmek" anlamı katmaktadır. Yani, Kur'an'a göre iffetli olmak, kolayca elde edilen bir durum değil, zorlu bir mücadele ve bilinçli bir tercih sonucunda kazanılan bir erdemdir. Kişi, nefsinin ve dış etkenlerin baskısına karşı direnerek iffeti koruma çabası içerisindedir. Bu, hem cinsel arzulardan hem de haksız kazanç gibi dünyevi menfaatlerden sakınmak için gösterilen sürekli bir gayrettir.
Sonuç olarak Kur'an, iffeti sadece cinsel bir mesele olarak değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve ahlaki bir erdem olarak ele alır. İffetli kişi, hem nefsine hem de başkalarının haklarına karşı sorumluluk sahibi, kanaatkâr ve onurlu bir duruş sergileyen kimsedir. Bu kapsamlı ahlaki duruş, Müslüman birey için hayatın her alanında geçerli olan temel bir ilkedir.
Yorumlar
Yorum Gönder