Kayıtlar

rabler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

DİN ÖYLE BİR BOZULDU Kİ… 📉

Resim
📉 DİN ÖYLE BİR BOZULDU Kİ… “İlk Nebî Gelse Tanıyamaz, Son Nebî Gelse Redder” 🧭 Giriş: Tanınmaz Hale Gelen Din Kur’an’ın ifadesiyle din, Allah’a has kılınması gereken, yalnızca O’nun koyduğu ilkelerle şekillenen bir hayat sistemidir (bkz. Zümer 3).  Ancak bugün “din” adı altında yaşanan uygulamaların, geleneklerin, ritüellerin ve kabullerin çoğu, Kur’an’ın sunduğu saf tevhid ilkesinden uzaklaşmış, tarihsel süreçte katman katman eklenmiş hurafe, siyaset, kültür ve mezhebi taassupla şekillenmiştir. Öyle ki, ilk nebî Âdem, vahyedilen özüyle bu dini tanıyamaz hâle gelirken; son nebî Muhammed, bugün olanlara şahit olsa, “Benim dinim bu değil!” diyecektir. 🏛️ 1. Tevhidin Yerini Şirk Aldı Kur’an’ın baştan sona en temel mesajı tevhidtir: yalnız Allah’a kulluk, yalnız O’ndan yardım dilemek, yalnız O’nu otorite bilmek. (Fâtiha 1:5, Nahl 36). Ancak günümüzde insanlar Allah’a ortak koşmadan ibadet ettiklerini zannediyorlar. Oysa din adına: Allah’tan başkalarının sözü bağlayıcı kanun sayılıyo...

Rab edinilmeyecekler Melekler mi, Melikler mi ? 📖

Resim
📖 Kur’an’da Rab edinilmeyecekler Melekler mi, Melikler mi? Modern Rab Edinme Biçimleri Üzerine Bir Tahlil Rab Edinme Olgusu ve Günümüz Kur’an’ın ana temalarından biri, yalnızca Allah’ın mutlak otorite sahibi olduğudur. “Hüküm yalnızca Allah’ındır” (Yusuf, 12:40) ayeti, bu duruşun temel taşını oluşturur. Bununla birlikte insanlar tarih boyunca, kimi zaman görünmez varlıkları (melekler) , kimi zaman da görünür otoriteleri (melikler) rab edinmişlerdir. Ali İmran 80. ayetteki şu ifade dikkat çekicidir: “Sizin, melekleri ve peygamberleri rabler edinin diye size emretmesi de mümkün değildir.” Bu ayette geçen “melekleri rab edinmek” ifadesi klasik tefsirlerde genellikle metafizik varlıklar üzerinden okunmuştur. Ancak kelimenin kökenine, Kur’an’ın bağlamına ve günümüzün sosyo-politik yapısına bakıldığında melek-melik ayrımı üzerinden yeni bir okuma yapmak mümkündür. 🕊️ 1. Melek – Melik: Kelime Kökeni ve Kavramsal Yakınlık Arapça’daki “melek (مَلَك)” ve “melik (مَلِك)” kelim...

Rab Kavramının Anlam Çerçevesi 📖

Resim
📖 1. Rab Kavramının Anlam Çerçevesi “Rab” kelimesi (رَبّ), köken itibariyle  “terbiye etmek, geliştirmek, düzenlemek, koruyup kollamak”  anlamına gelir. Kur’an’da Allah’ın “Rab” oluşu: ✅  Kozmik düzenin Rabbi  – “Alemlerin Rabbi” (Fatiha 1:2) ✅  Bireysel terbiye edici  – “Sizi rahimlerde dilediği gibi şekillendiren O’dur.” (Âl-i İmrân 3:6) ✅  Toplumsal rehber  – “Rabbin adaleti emreder...” (Nahl 16:90) Rabbin İsimlerinin Zenginliği ve Terbiyenin Kapsamı Allah’ın Kur’an’da geçen isimleri, “Rab” kavramının ne denli geniş ve kapsamlı olduğunu gösterir. Örneğin: Rahman  ve  Rahim : Merhametiyle terbiye edişi, Halık : Yaratmasıyla terbiye edişi, Rezzak : Rızıklandırmasıyla terbiye edişi, Gaffar : Affediciliğiyle terbiye edişi. Bu çok yönlü isimler, Allah’ın sadece yaratıcı değil, aynı zamanda sürekli ve aktif bir yönetici, geliştirici ve koruyucu olduğunu vurgular. 📜 2. Kur’an: Kırtas Edilmiş Kitap Değil, Hayatın İçinde Vahiy Vahyin Sürekli...

HAK DİNE KARŞI TİYATRO 🎭

Resim
Onların Dinleri: Gösteri, Zan ve Aracılığa Dayalı Bir İnanç Tiyatrosu Giriş: Din mi, Tiyatro mu? Kur’an, bazı dinî yapı ve anlayışları "onların dini" olarak tanımlar; bunlar hakikate çağıran değil, göz boyayan, korku ve umut sömürüsüyle insanları tahakküm altına alan inanç sistemleridir. Bu tür yapılar, insandaki en zayıf eğilimleri hedef alır: mucize beklentisi, gösteri arzusu, kolay kurtuluş hayali ve başkasına sorumluluk devretme isteği. Allah’a doğrudan yönelmek yerine, araya simgeler, kişiler, yapılar ve kurumlar sokarak hakikatin üstünü örter. Kur’an, bu yapıları keskin bir eleştiriyle ifşa eder. --- 1. Mucize Dini: Göz Büyüsü ile İnşa Edilen İman Onların dinleri duymak değil, görmek ister. Kalple değil, gözle inanmak isterler. Gözle görülür bir “mucize” olmadan iman etmezler. Oysa Kur’an, mucize talebini inkârın bahanesi olarak gösterir. Nahl 35’te şöyle denir:  “Resûllere düşen, yalnızca apaçık tebliğdir.” Tarih boyunca Musa’dan asa, İsa’dan çamurdan kuş, Muhammed’den...