Allah’ın Yakınlığı
Allah’ın Yakınlığı: Bir Durum Değil, Bir Hakikat "فَإِنِّي قَرِيبٌ" (Fa-innî karîb) "Şüphesiz ben yakınım." Bakara, 186 Bu ayeti özel kılan ve edebi anlamda zirveye taşıyan nokta şudur: "Ben size yakınım" denilmek istendiğinde, normal bir dilde 'Ene karîbun minkum' (Ben size yakınım) denilmesi beklenir. Ancak ayet-i kerime "Ben yakınım" şeklinde, hedef kitleyi (kulu) doğrudan cümle yapısının içine "gömerek" ifade etmiştir. Vurgu: İnne 'nin isminin "Yâ-i mütekellim" (ben) olması ve hemen ardından gelen "Karîb" (yakın) kelimesinin nekre (belgisiz) bir isim olarak gelmesi, o yakınlığın türünü belirtmez. Yani, "Şu kadar uzaklıktayım" veya "Şu yolla yakınım" demez; yakınlığın mutlak ve sınırsız olduğunu gösterir. İsim Cümlesi: Arapça'da isim cümlesi, fiil cümlesinden farklı olarak süreklilik (sübut) ifade eder. Yani Allah'ın yakınlığı geçici bir eylem değil, zatıyla kaim...