Müşrikler Faturayı Allah’a Keser
Müşrikler Faturayı Allah’a Keser
Kur’an, müşriklerin temel zihniyetini sadece putlara tapınma veya ritüellerle sınırlı görmez. Onların en büyük sorunu, sorumluluklarını Allah’a yükleyerek kendi yanlışlarını meşrulaştırmaya çalışmalarıdır.
Bu zihniyet, tarih boyunca insanların hakikati reddetmek için kullandıkları en yaygın bahanelerden biri olmuştur.
1. Müşrik Mantığı: “Allah İsteseydi…”
Kur’an’da müşriklerin sıkça tekrarladığı söz şu şekilde aktarılır:
“Allah dileseydi, ne biz ne de atalarımız O’ndan başkasına kulluk etmezdik; O’nun emri olmadan hiçbir şeyi haram da kılmazdık.” (En‘âm 6/148; Nahl 16/35)
Bu söylem, iki şeyi içerir:
a. Kendi tercihlerinden kaçış: İsyanlarının sorumluluğunu Allah’a yüklyüklüyorlar.
b. Meşruiyet arayışı: Kendi düzenlerini “Allah’ın takdiri” gibi gösteriyorlar.
2. Faturayı Allah’a Kesmenin Psikolojisi
Müşriklerin bu söylemi, aslında bir kaçış psikolojisidir. Çünkü:
Yanlışı üstlenmek yerine suçu kadere atarlar.
İnşa ettikleri putçu düzeni sorgulamak yerine “Allah böyle istedi” derler.
Kendilerini Allah’a bağlı göstermek suretiyle toplumda “dindar” bir imaj çizerler.
Bu yaklaşım, modern çağda da farklı biçimlerde karşımıza çıkar:
Kötülüğü normalleştirme: “Her şey Allah’tan” diyerek zulmü kader gibi sunmak.
Pasifleşme: “Allah böyle yazmış” diyerek adaletsizliğe sessiz kalmak.
Mezhepçi söylem: Kendi geleneğini Allah’ın dini gibi göstermek.
3. Kur’an’ın Cevabı
Kur’an bu zihniyeti kesin şekilde reddeder:
Sorumluluk ilkesi: “Her nefis, kazandığına karşılık bir rehindir.” (Müddessir 74/38)
İrade vurgusu: “Biz ona iki yolu gösterdik.” (Beled 90/10)
Hür tercih: “Kim dilerse iman etsin, kim dilerse inkâr etsin.” (Kehf 18/29)
Yani insan, tercihlerinin sorumluluğunu taşır. Allah’ın iradesi, insanın özgür seçimiyle çelişmez; bilakis ona alan açar.
4. Günümüzde Yansıması
Bugün müşrik zihniyet sadece put önünde eğilmekle sınırlı değildir. Daha incelikli biçimleri vardır:
Siyasi iktidarlar: Zulmü “Allah’ın takdiri” diye sunarak kendilerini temize çıkarır.
Geleneksel dindarlık: Batıl uygulamaları “Allah’ın dini” gibi gösterir.
Bireysel bahane: Günahı veya hatayı “kaderim böyleymiş” diyerek örtmeye çalışır.
Hepsinin ortak noktası şudur: Sorumluluğu Allah’a fatura etmek.
Sonuç
Müşriklerin zihniyetini anlamak için Kur’an’a bakmak yeterlidir. Onlar Allah’a inanıyorlardı, fakat kendi düzenlerini O’na mal ederek işin içinden sıyrılmak istiyorlardı. Kur’an ise bu aldatmacayı boşa çıkarır: İnsan kendi iradesiyle sorumludur. Bugün de aynı zihniyetle mücadele etmek, tevhid bilincinin bir gereğidir.
UYARI / HATIRLATMA
Yorumlar
Yorum Gönder