Habibullah demek ŞİRKTİR 📣



📣 Habibullah demek ŞİRKTİR

Allah SEVGİLİ Edinir mi?

Sevgili, en sevgili, çok sevgili, double sevgili… Türkçeye zimmetlenmiş karşılığı “habib”. Allah’a zimmetlendirilen karşılığı ise “habibullah”. Yani “Allah’ın sevgilisi”.

Habib kelimesi lugatta, kökeninde sevgi barındıran başka manalara da geliyor. Fakat halk arasında bildik “sevgili” manasını taşıyor.

Habibullah diye nitelenen insan, Allah’ın “Allah’ın resulü ve Nebilerin sonuncusu” (33/40) olarak nitelediği Muhammed Peygamber’den (selam olsun) başkası değildir.

Peki bu sözün kaynağı ne olaki? Allah’a mı ait, yoksa birileri tarafından O’na isnad mı ediliyor?

Her uydurulan yalan gibi bu da Allah'a isnad edilen bir söz elbette. Kur’an’ın hiçbir ayetinde “habib” veya “habibullah” ifadesi geçmemektedir.

Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın kullarını sevmesi veya sevmemesi anlatılırken "habib" (sevgili) kelimesi değil; fiil olarak "yuhibbu" (sever) veya "lâ yuhibbu" (sevmez) kalıpları kullanılır:

  • “Şüphesiz Allah adil olanları sever.” (Mâide, 42 - İnnallâhe yuhibbul muksitîn)

  • “Şüphesiz Allah çokça tövbe edenleri ve temizlenenleri sever.” (Bakara, 222)

  • “Allah zalimleri sevmez.” (Âl-i İmrân, 57 - Vallâhu lâ yuhibbuz zâlimîn)

Rabbimizin sevgiyi ve muhabbeti ifade eden isimlerinden biri ise El-Vedûd'dur (Çok alan, çok seven, kullarını çokça bağışlayan):

  • “O, çok bağışlayandır, çok sevendir (Vedûd).” (Bürûc, 14)

Görüldüğü üzere Kur'an, Allah'ın sevgisini eylemler ve sıfatlar üzerinden tanımlar; bir peygambere veya insana "sevgili / habib" unvanı zimmetlemez.

Peki nasıl oluyor da bu sözcük geçmişten günümüze dek kendilerine “İslam toplumu” denen toplumlar tarafından Allah adına dile getirilebiliyor?

Bu sorunun cevabını vahyin yegane kaynağından İncil ehilini irdeleyerek aramak doğru bir davranış olacaktır.

İncil ehli Rahman’a çocuk isnad ederlerken bunun İncil'den bir emir olmadığını bilerek ediyorlardı. Böyle bir talep Allah’tan gelmemişti -ki gelmez de. Buna rağmen kendilerine gönderilen peygamberi Rahman’ın çocuğu olarak nitelemekten geri durmadılar.

Kur’an’ın diriliş amacından bir tanesi de bu büyük iftirayı ortadan kaldırmak ve iftira sahiplerini uyarmak içindir:

  • Kehf 4: Ve "Allah çocuk edindi" diyenleri de uyarsın.

  • Kehf 5: Bu hususta ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz ne büyük bir iftiradır. Onlar, yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

Eğer “Allah çocuk edindi” ifadesi İncil veya Tevrat’ta yazılı bir ifade olsaydı, Allah iftiracıları Kur’an’da sert bir dille uyarma gereği duymazdı.

Bu söz, görüldüğü gibi tamamen uydurulmuş, nesilden nesile aktarılmış bir iftiradan başka bir şey değildir. Kur’an’a göre bu çirkin bir iftiradır. Öyle ki göklerin çatlamasına, yerin yarılmasına ve dağların parçalanmasına sebep olacak kadar büyük bir iftiradır (Meryem, 19/90).

Fakat kitap ehline göre çok masumane bir itikat meselesidir. Hatta Hristiyan akaidinin temel prensiplerinden birisidir. Elbetteki Rahman’a çocuk edinmek yaraşmaz. Göklerde ve yerde bulunan hiçbir kimse yoktur ki O’nun huzuruna kul olarak çıkmasın.

Şimdi meselenin can alıcı noktasına gelelim:

Rahman’a çocuk edinmek yaraşmaz da, -ki yaraşmaz. Habib edinmek yaraşır mı? Sevgili edinmek yaraşır mı? Çocuk edinmekten müstağni olan Allah, sevgili edinmekten müstağni değil midir?

Sevgili edinmekten de müstağnidir ki, vahyin hiçbir yerinde bunu dile getirmemiştir.

Bu sözü Kitab’a uyduramayan bazı cingözler, her zaman yaptıkları gibi bu sözü de Peygamber’e söyletmeyi kendilerine görev addetmişlerdir. Yani meselenin asıl kaynağı Kur’an değil, birilerinin uydurmalarıdır.

Şimdi şöyle bir uyarlama yapalım. Kur’an’da geçen “Allah çocuk edindi” tabiri yerine, “Allah sevgili edindi” tabirini kullanalım. Bakınız, Muhammed peygamber’i habibullah ilan edenlerle, İsa peygamber’i “Allah’ın oğlu” ilan edenlerin bu anlayıştan ötürü birbirlerine ne kadar benzediklerine kendi gözlerinizle şahid olunuz:

Örnek 1:

  • Yûnus 68: Dediler ki: "Allah, kendine çocuk edindi". O, böyle şeylerden münezzehtir. O, müstağnidir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Bu hususta elinizde hiç bir delil yoktur. Allah'a karşı bilmediğiniz bir şeyi neden söylüyorsunuz?

Dediler ki: "Allah, kendine sevgili (habib) edindi". O, böyle şeylerden münezzehtir. O, müstağnidir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Bu hususta elinizde hiç bir delil yoktur. Allah'a karşı bilmediğiniz bir şeyi neden söylüyorsunuz?

Görüyorsunuz, ne oğul isnad edenlerin, ne de sevgili (habib) isnad edenlerin ellerinde, Kitaptan delil namına herhangi bir bilgi yoktur. Dolayısıyla Allah’a karşı bilmedikleri bir şey söylemektedirler.

Örnek 2:

  • Kehf 4-5: Ve "Allah çocuk edindi" diyenleri de uyarsın. Bu hususta ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz ne büyük bir iftiradır. Onlar, yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

Ve "Allah sevgili (habib) edindi" diyenleri de uyarsın. Bu hususta ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz ne büyük bir iftiradır. Onlar, yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

Her iki söz de büyük bir iftiradır. Çünkü Allah ne İsa Peygamber’e, ne de Muhammed Peygamber’e böyle sıfatlar kullanmamıştır. Kullanmadığı için, kullanmış gibi muameleye tabi tutulduğu için büyük bir iftiradır.

Muhammed Peygamber’e Habibullah diyenleri Kehf Suresi 4. ayete binaen uyarmak, her müslümanın boynunun borcudur.

Hele bir de Son nebi’ye “alemlerin efendisi” yakıştırması var ki, düpedüz şirk-i ekber’dir.

Her ne hikmetse, her konuda Arapça kelimeler kullanmasını seven güruh, bu söze gelince “efendi” demeyi tercih etmiştir. Niye hiç düşündünüz mü?

Efendi’nin karşılığı olan Arapça kelimeyi kullansalar, bütün rezillikleri ortaya çıkacak. Çünkü bu Allah’a ait bir sıfattır:

  • Rabbil âlemîn: Türkçesi, yaratılmışların efendisi / alemlerin Rabbi.

  • Yarı Türkçe yarı Arapçası: Âlemlerin efendisi.

  • Tam Arapçası: Âlemlerin Rabbi.

Haddi aşmanın daniskasıdır bu. Üstüne üstlük günde 40 kere Fatiha okudukları halde bu sıfatı peygambere yakıştırmaya nasıl cesaret edebiliyorlar? Nasıl başlıyordu Fatiha Suresi?

  • “Elhamdulillahi rabbil âlemîn” — Yani, "Hamd âlemlerin efendisine / Rabbine aittir."

Hal böyleyken, Muhammed ümmeti olduğunu iddia edenler şunun cevabını versinler: İsa ümmeti ile örtüşmeyen / benzeşmeyen ne yanınız kaldı?


UYARI / HATIRLATMA


Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür.

Lütfen her ifadeyi Kur’an’ın bütünüyle değerlendirin; ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın. 

Hakikatin tek ölçüsü Allah’ın kitabıdır. Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir.

Diğer kategorize edilmiş yazılarımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Yorumlar

  1. Efendi kelimesi Seyyid olarak geçer Arapçada. Rab efendi demek değildir. Art niyetlisiniz.

    YanıtlaSil
  2. Yusuf 41 ; ......sonunda o efendisine (rabbine) şarap sunma işine devam edecek....kainatın efendisi =alemlerin rabbi.

    YanıtlaSil
  3. kur'an rab kelimesi efendi anlaminda kullanilmistir

    YanıtlaSil
  4. Sayyid bir kere efendi anlamına gelmez. İyi araştırın iyi okuyun. Söylenen sözlerese sikkat esin. Kafadan birilerri ile solma islamiyet olmaz. Allah ne dediyse islamiyet odur.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎