Kayıtlar

Mülkiyet Değil etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

MESCİD "Âmir – Ma‘mûr Dengesi"

Resim
  Mescit: Taşın mı, Takvânın mı İmarı? Kur’an, “mescit” kelimesini yalnızca mimarî bir yapı olarak kullanmaz; onu tevhidin mekâna sinmiş hâli olarak konuşur. Bu yüzden Tevbe 18’deki hüküm, basit bir “cami yapma” teşviki değil; iman, korku, iktisat ve ahlâk ekseninde örülmüş bir hidayet imtihanıdır : “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, salâtı ikame eden, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların hidayete erenlerden olmaları umulur.” (9/18) Bu ayeti, siyak ve sibakıyla, Kur’an bütünlüğü içinde okuduğumuzda karşımıza üç katman çıkar: âmir (imar eden), ma‘mûr (imar edilen) ve asâ (umulur) gerilimi. 1) Âmir – Ma‘mûr Dengesi: Ömür Katmak mı, Duvar Yükseltmek mi? “Yaʿmuru” fiili ile “ömür” aynı köktendir (ʿ-m-r). İmar; bir yere ömür katmak , onu hayata merkez yapmak demektir. Bu kök, “bayındır kılma”dan “canlı tutma”ya kadar uzanır. O hâlde mescidi imar etmek: Oraya vakit ayırmak, Orada salâtı ikame etmek ...