Kayıtlar

birliktelik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

KURUMSALLIK MES’ULİYETİ

Resim
  KURUMSALLIK MES’ULİYETİ (Te’âvün, Birliktelik, Kolektif İş Ahlâkı) Modern zihin bireyci, postmodern ise atomize; İslamcılık tepkiseldi ve çoğunlukla “eleştirinin” kendisini bir kimlik hâline getirdi. Buna karşılık Kur’an; ferdî ahlâkı, kurumsal adaletle; niyeti, organizasyonla; takvâyı, iş bölümünün etiğiyle buluşturan daha üst bir düşünme hattı kurar. Kur’an’da “iyilik” sadece duygu değil; te’âvün (yardımlaşma), iş bölümü , meslek etiği , organize birliktelik ve kurumsal sorumluluk anlamına sahiptir. Ümmet bu boyutu neredeyse hiç çalışmadı; kavramları bireysel ahlâka hapsedip kamusal-teknik sahayı boş bıraktı. 1. Te’âvün: Takvâ Üzerine Yapısal Yardımlaşma Kur’an açık bir ilkeyi önce koyar: “Hayırda ve takvâda birbirinizle yardımlaşın.” (Mâide 5/2) Bu ayet, duygusal dayanışma dan çok kurumsal iş anlamına gelir; çünkü yardımlaşma ancak bir iş bölümü , organizasyon ve meslek uzmanlığı olduğunda gerçek sonuç verir. Takvâ burada “bireysel takva”dan ziyade kamusal tak...

Rükû: Gözlemlenebilen Bir Eylem

Resim
Kur’an’da Rükû: Gözlemlenebilen Bir Eylem Olarak Gücün Eğilmesi Giriş: Rükû Neden Görülür? Kur’an’da rükû, modern dindarlıkta indirgendigi gibi yalnızca “kişisel ibadet anı” değildir. Aksine Kur’an dili, rükûyu gözlemlenebilen, tespit edilebilen ve toplumsal karşılığı olan bir eylem olarak sunar. Bu tespit, rükû ile ilgili ayetlerde kullanılan fiil kalıpları, sıfatlar ve gramer yapıları incelendiğinde açıkça ortaya çıkar. Kur’an’da bir eylem “görülüyor” olarak niteleniyorsa, bu eylem artık sadece iç dünyaya ait olamaz. Rükû tam olarak böyledir. 1. Ayet Net Konuşur: “Onları Rükû–Secde Halinde Görürsün” Fetih 29: “Onları rükû–secde hâlinde görürsün.” (تَرَاهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا) Burada kullanılan fiil “terâhum” (onları görürsün) fiilidir. Bu, rükûnun: Niyetle sınırlı olmadığını Kalpte gizli bir hâl olmadığını Dışarıdan fark edilen bir duruş olduğunu gösterir Eğer rükû sadece içsel bir tevazu olsaydı, Kur’an “bilirsin” derdi, “hissedersin” derdi; “görürsün” demezdi. 2. Görülen Şey Ne? Be...