Nimetin Zirvesi: Vahyi “Hadis Etmek”
Nimetin Zirvesi: Vahyi “Hadis Etmek” ve Tevhidin Dili Duha Suresi ’nin son ayeti, Kur’an’ın insanın konuşma ahlakını ve tevhid merkezli anlatı dilini kuran en yoğun ifadelerinden biridir: وَاَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ “Rabbinin nimetine gelince, onu anlat (hadis et).” (93:11) İlk bakışta bu emir, Allah’ın verdiği nimetleri dile getirmeyi teşvik eden bir şükür çağrısı gibi görünür. Ancak ayetin dil yapısı ve surenin bütün bağlamı incelendiğinde, burada kastedilen “nimet” sıradan bir bolluk anlatısı değildir. Ayet, nimetin kendisini değil nimetin kaynağını görünür kılmayı emreder. Bu yüzden burada kurulan dil, insan merkezli değil Rab merkezli bir anlatı dilidir . Duha Suresi, bu ayetle birlikte mümine yalnızca bir teşekkür biçimi değil, aynı zamanda tevhidin iletişim metodolojisini öğretir. 1. En Büyük Nimet Olarak Vahiy Surenin bağlamında Son Nebimiz’e hatırlatılan üç büyük ilahi müdahale vardır: Yetimken barındırılması Yol ararken hidayet verilmesi ...