Rızık Algısı, Sebep İlişkisi ve Tevekkül
Rızık Algısı, Sebep İlişkisi ve Tevekkül Kur’an-ı Kerim içinde Zâriyât Suresi 22 ve 23. ayetler, rızık meselesini yalnızca bir geçim ve iktisat başlığı olarak ele almaz; konuyu varlık (kaynak) , bilgi (kesinlik) ve eylem (insan davranışı) üçgeninde yeniden kurar. Ayetler; “rızık nereden gelir?”, “sebep ne işe yarar?” ve “tevekkül neyi ifade eder?” sorularını tek bir hakikat denkleminde çözer. 1) Varlık Katmanı: Kaynağın Yüceliği ve Özü “Gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır.” (Zâriyât, 22) Ayet içindeki bu ilahi beyan, rızkın “gökte” olduğunu bildirir. Buradaki gök ifadesi, coğrafi veya fiziki bir yer tanımı değil; varlık hiyerarşisinin ve mutlak otoritenin ilanıdır. Rızık; maaş, ticaret, toprak, patron veya müşteri gibi yeryüzündeki görünür sebeplerden türemiş değildir. Bu sebepler, ancak üst bir takdir planının yeryüzündeki taşıyıcıları ve dağıtım kanallarıdır. Dolayısıyla Kur’anî çerçevede: Sebep: Rızkın kuluna ulaşmasını sağlayan bir dağıtım kanal...