Âyetü’l-Kübrâ “Büyük Ayet” kavramı
Kur’ân’da Ayetler Hiyerarşisi ve “El-Âyetü’l-Kübrâ”: İlahi Hitabın En Yoğun Tecelli Noktası Kur’ân-ı Kerîm varlığı yalnızca maddi bir gerçeklik olarak değil, ilahi anlamın okunabileceği bir işaretler sistemi (âyet) olarak sunar. Kur’ân’ın dilinde “ayet” kavramı evreni, tarihi ve vahyi kapsayan geniş bir semantik alana sahiptir. Bununla birlikte bazı ayetler özellikle “el-kübrâ” (en büyük) sıfatıyla nitelendirilir. Tâhâ 23, Necm 18 ve Nâziât 20 ayetleri bağlamında “büyük ayet” kavramını inceleyecek ve bu kavramın yalnızca olağanüstü bir olay değil, ilahi hitabın insan idrakine en yoğun biçimde temas ettiği anı ifade ettiğini göreceğiz. “Büyük ayet”, Allah’ın zatının doğrudan tecrübe edilmesi değil; insanın taşıyabileceği en yüksek ilahi işaret düzeyidir. Bu bağlamda Nebilerimizden Musa kıssasında büyük ayetin tarihsel ve maddi düzlemde ortaya çıktığı, Son Nebimiz Muhammed bağlamında ise daha çok idrak ve vahiy ufkunda gerçekleşen bir müşahedeyi ifade ettiği görülmektedir. 1. ...