Kur’an’da “Yeterli Ömür” ve “Uyarıcının Gelişi”
Kur’an’da “Yeterli Ömür” ve “Uyarıcının Gelişi”: Sorumluluğun Tamlığı Üzerine Bir Tahlil 1. Giriş: Sorumluluğun İki Temeli Kur’an-ı Kerim , insanın sorumluluğunu sadece emir ve yasaklar üzerinden değil, bu emirlerin anlaşılmasını mümkün kılan şartlar üzerinden temellendirir. Bu çerçevede Fâtır Suresi 37. ayet, ilahi adaletin temelini oluşturan iki ana unsuru ortaya koyar: “Size öğüt alacak kimsenin öğüt alabileceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi?...” Bu ayet, ahiretteki pişmanlıkların geçersiz olduğunu ilan eden bir “mazeret reddi”dir. Burada sorumluluk, şu iki unsurun birleşmesiyle doğar: İmkân (zaman) + Uyarı (bilgi) = Sorumluluk 2. “Yeterli Ömür”: Sürenin Uzunluğu Değil, İşlevi Kur’an’da ömür, sadece yaşanan yılların toplamı değildir. O, insanın hakikati fark edebileceği bir fırsat süresidir. Ayette geçen “öğüt alabilecek kadar” ifadesi, herkese aynı uzunlukta bir zaman verilmesini değil, herkes için yeterli olacak bir süre tanınmasını ifad...