İblis’in Ortaklığı 👿


İntak sanatı, cansız varlıkların, hayvanların veya soyut kavramların tıpkı insanlar gibi konuşturulmasıdır. Kur'an-ı Kerim'de bu sanat, özellikle temsilî anlatımları ve dramatik sahneleri daha etkili kılmak amacıyla kullanılır. İblis'in konuşmaları da aslında soyut bir kavram olan "isyan" ve "aldatma"nın sesi hâline getirilmesidir.

İsrâ Suresi 17:64'te İntak ve Dramatik Yapı

İsrâ Suresi'nin 64. ayetinde Allah, İblis'e bir izin-yetki sınırı bildirir. Ancak bu, dramatik bir sahne kurgusuyla okuyucuya sunulur. İntak sanatı bu ayette şu şekilde işler:

  • Hitapla Başlayan Konuşma: Ayet, "Onlardan gücünün yettiğini sesinle saptır..." diyerek soyut bir varlığa, yani İblis'e doğrudan emir kipiyle hitap eder. Buradaki "ses" (صوت) kelimesi, maddi bir gürültü değil, kişileştirilmiş bir "aldatma daveti" ve telkin anlamında kullanılır.

  • Eylem Alanlarının Tasviri: "Atlılarınla, yayalarınla üzerlerine yürü..." ifadesinde İblis'in gerçek bir ordusu yoktur. Bu, mecazi bir ordu tasviridir. "Atlı" ve "yaya" benzetmeleriyle, şeytanın hızlı ve yavaş, doğrudan ve dolaylı tüm yöntemlerle insanları kuşatma fikri verilir. Bu, soyut bir kötülüğün somut bir savaş sahnesiyle canlandırılması tekniğidir.

  • Ortaklık Mecazı: "Mallarına ve evlatlarına ortak ol..." ifadesi, sanki bir ticaret veya miras paylaşımı gibi sahneye taşınır. Bu mecaz, şeytanın soyut etkisini, maddi olarak hissedilebilir bir eylem gibi sunarak zihinde canlı bir sahne oluşturur.

  • Psikolojik Telkin: Ayet, "Onlara vaadlerde bulun..." ifadesiyle İblis'in "konuşturulmasını" psikolojik savaş biçiminde tamamlar. "Vaad" kelimesi, geleceğe dönük umut ve beklenti üretmeyi simgeler. Böylece, aldatma kavramı bir pazarlamacı gibi konuşturulmuş olur.

Bu ayetteki yapı, dramatik bir ilerleyiş sergiler: 

Hitap → Seferberlik → Ortaklık → Vaad → Sonuç (aldatma). 

Çeşitli mecazlar aracılığıyla, tek bir soyut varlık (İblis), farklı rollerde (komutan, ortak, pazarlamacı) konuşturularak çok katmanlı bir anlatım ortaya konulur. Bu yapı, hem işitme (ses) hem de görme (ordu) gibi çoklu duyulara hitap eder.


Kur'an'da "İblis'in Ortaklığı" Kavramı

Kur'an'da İblis'in ortaklığı teması, özellikle İsrâ 17:64 ayetinde açıkça geçer. Ancak bu "ortaklık" mecazi, ahlaki ve bilinçsel bir anlam taşır.

Ortak Olmak Fiilinin Anlamı

Arapça'da ortak olmak (شرك / ş-r-k kökü), normalde bir mülkiyet veya sorumluluğu paylaşmak anlamına gelir. Kur'an bağlamında ise şeytanın bu ortaklığı, insanların maddi ve manevi alanlardaki tercihlerine nüfuz etmesi anlamındadır:

  • Mallar: Şeytan, haram yollarla kazanılan, kötüye kullanılan veya Allah'ın rızasına aykırı biçimde harcanan servet üzerinde "pay sahibi" olur.

  • Evlatlar: Ahlaki eğitimi bozulmuş, batıl inançlara yönlendirilmiş, iyilikten uzak yetiştirilmiş nesillerin hayat yolunda şeytanın "katkısı" bulunmuş olur.

Bu "pay," maddi bir sahiplik değil, etki payıdır. Yani, bir kararın şekillenmesinde şeytanın telkinleri belirleyici olduğunda, o işte onun "hissesinden" söz edilir.

Diğer Ayetlerle İlişkisi ve Kavramsal Çerçeve

Kur'an'ın bütününde bu "ortaklık" zorlamayla değil, insanların İblis'in çağrısına uymasıyla gerçekleşir. İbrâhîm Suresi'ndeki 14:22 ayetinde İblis, kıyamet günü "Benim sizin üzerinizde bir zorlamam yoktu, yalnızca çağırdım, siz de geldiniz," diyerek bu durumu net bir şekilde açıklar.

Kur'an'a göre, İblis'in ortaklığı aslında gizli bir şirk biçimidir. Bu, iradenin kısmen şeytana teslim edilmesi anlamına gelir. Bu süreç, üç aşamada gerçekleşir:

  1. Telkin aşaması: Şeytan, insanın zihnine bir düşünce fısıldar.

  2. Benimseme aşaması: İnsan, bu düşünceyi kendi kararıymış gibi kabul eder.

  3. Eylem aşaması: İnsan, o telkini hayata geçirerek malını veya hayatını o yönde şekillendirir.

Bu süreç tamamlandığında, şeytan o işte "ortak" olur; çünkü eylemin oluşmasında onun katkısı vardır.

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣