Kayıtlar

sima ve kuran etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yaşanan İzler ve Tanınma

Resim
​Kur’an’da Sima: Hakikatin Ontolojik Tezahürü ​Kur’an-ı Kerim insanı tanımlarken yalnızca sözsel beyanlara değil; hal, yöneliş ve sima bütünlüğüne odaklanır. Sima, sadece biyolojik bir doku değil; insanın iradesinin, ahlaki tercihlerinin ve kalbi yönelişinin bedende yankılanan "yaşayan izi"dir. Kur’an’ın inşa ettiği bu perspektif, bir "yüzden hüküm verme" (fizyonomi) yöntemi değil, yüzün iç hakikatin dışa taşan bir ayeti olduğu gerçeğidir. ​1. Kimlik Kartı Olarak Sima ​Kur’an’da kıyamet sahneleri tasvir edilirken, insanların dünyevi unvanları veya sosyal statüleriyle değil, doğrudan simalarıyla ayrıştığı görülür: ​ “Suçlular simalarından tanınır…” (Rahmân 55/41) ​Bu ifade bir teşhir değil; hakikatin artık gizlenemez hale gelip maddeye sirayet ettiği anı anlatır. Dünyada "maske" takmak, rollerin arkasına saklanmak mümkündür; ancak hesap gününde yüz, insanın en sadık dili haline gelir. ​2. Yüzün Rengi: İstikametin Yansıması ​Kur’an’a göre yüz, n...