Vicdanımız Kime Emanet?
Vicdanımız Kime Emanet? Korkunun Pusulası Şaşınca Ne Olur?
Hiç düşündünüz mü; bir işi yaparken "Allah ne der?" diye mi daha çok çekiniyoruz, yoksa "Komşu ne der, patron ne der, el alem ne der?" diye mi?
Aslında Kur’an bu soruyu binlerce yıl önceden sormuş ve toplumun röntgenini şu sarsıcı cümleyle çekmiş:
“Onların kalplerinde size olan korku, Allah’a olan korkudan daha fazladır.”
Peki, bu cümle bizim günlük hayatımızda ne anlama geliyor? Gelin, hepimizin anlayacağı dilden bir konuşalım.
1. Korku Aslında Bir Pusuladır
Korku sadece ürpermek değildir; korku, kime göre hizalandığımızı gösterir.
Kime saygı duyuyorsan, ona karşı mahcup olmaktan korkarsın.
Kimin elinde güç görüyorsan, onun kurallarına göre oynarsın.
Eğer bir toplumda Allah’ın "doğruluk" ve "adalet" ölçüleri geri plana itilirse; insan artık Allah’a değil, güce bakmaya başlar. Bu güç bazen bir yönetici, bazen zengin bir iş adamı, bazen de mahalle baskısıdır.
2. Görünene Tapmak, Görünmeyeni Unutmak
İnsanoğlunun en büyük yanılgısı şudur: Peşin olanı, veresiye olana tercih eder. Allah’ın hesabı "ahirette" yani uzak bir gelecekte gibi gelir. Ama patronun azarı, polisin cezası veya arkadaş çevresinin dışlaması "hemen" oradadır.
Gözümüzle gördüğümüz güçten korkup, bizi her an izleyen asıl gücü (Allah'ı) unutunca; ahlakımız da rüzgara göre eğilen bir fidan gibi olur. Kim sert eserse, ona doğru eğiliriz.
3. Korku Yer Değiştirince Karakter de Değişir
Eğer korku hiyerarşimiz bozulmuşsa, şu belirtiler başlar:
"Doğru ama şimdi konuşursam işimden olurum" dersin.
Haksızlık karşısında "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" dersin.
Güçlü olanın hatasını görmezden gelir, zayıf olanın tepesine binersin.
Sonuçta ne olur? Vicdan rafa kalkar, cüzdan ve menfaat masaya oturur.
4. Modern Dünyanın "Korku Kamçıları"
Eskiden korku denince akla zindanlar, kamçılar gelirdi. Şimdi öyle değil. Modern dünyanın daha "şık" korkuları var:
Sosyal Medya Linci: "Aman farklı bir şey söylemeyeyim, herkes üstüme çullanır."
Kariyer Kaygısı: "Haksızlığa ses çıkarırsam terfi alamam."
Ekonomik Kaygı: "Piyasa ne der? Müşteri ne der?"
Artık putlar taştan değil; algılardan, beğenilerden ve banka hesaplarından yapılıyor.
5. Çıkış Yolu: Korkuyu Korkuyla Yenmek
Kur’an bize "hiçbir şeyden korkmayın" demez. Çünkü insan doğası gereği bir şeylerden çekinir. Kur’an bize şunu der: "Korkunuzun yönünü düzeltin."
Gerçekten sadece Allah’tan korkan (yani O’nun rızasını kaybetmekten çekinen) bir insan, fani olan hiçbir gücün önünde diz çökmez. Çünkü bilir ki; rızkı veren de, canı alan da, izzeti veren de sadece O’dur.
Sonuç: Basit Bir Test
Bir toplumun veya bir kişinin kalbinde neyin ağır bastığını anlamak için derin analizlere gerek yok. Şu soruyu sormak yeterli:
"Ben bu doğruyu kime rağmen söyleyebiliyorum?"
Eğer bir doğruyu sadece güvenli alanlarda, kimse duymadığında fısıldıyorsak; korkumuzun yönü şaşmış demektir. Cesaret, Allah’a güvenmekle başlar; korkaklık ise insanları ilahlaştırmakla.
UYARI / HATIRLATMA

Yorumlar
Yorum Gönder