BİLGİ ve YETKİNİN MEŞRUİYETİ


BİLGİ ve YETKİNİN MEŞRUİYETİ

Kur’an’da Kim Konuşabilir, Kim Hüküm Verebilir, Kimin Sözü Muteberdir?

Modern dünyada “dinî otorite” tartışmaları çoğu kez fıkıh mı, tefsir mi? düzeyinde dolaşırken, Kur’an’ın merkeze yerleştirdiği daha temel bir sorunsal gözden kaçmaktadır:

Meşruiyetin kaynağı nedir?
Kimin sözü “delil” sayılır? Kimin hükmü uygulanabilir? Kimin konuşma hakkı vardır?

Kur’an bu soruları yalnızca dinî bağlamda değil, bilgi, siyasî (iktidar) ve toplumsal (düzen) bağlamda beraber ele alır.


1. Meşruiyet: Delile Dayalı Konuşma Hakkı

Kur’an’ın temel ilkesi şudur:
Otorite delilden doğar.
Söz, soy ile değil hakikat ile muteber olur.

“Onlara açık bir delil (sultân) getirdik.” (Nisâ 174; Tâhâ 47; Mü’min 22 vb.)

“Burhân”, “Beyyine” ve “Sultan” kavramları Kur’an’da epistemik olduğu kadar siyasî terimlerdir.
Bu üçü, hak iddiasını ispat, meşrulaştırma, yetkilendirme fonksiyonları görür.


2. Zan ve Delil Ayrımı: Bilgi + İktidar Çatışması

Kur’an’da zan, yalnızca “eksik bilgi” değil, aynı zamanda iktidar üretme biçimidir.

“Zan, hakka karşı hiçbir şey ifade etmez.” (Necm 28)

“Onların çoğu zandan başka bir şeye uymaz.” (Yûnus 36)

Zan, kitle psikolojisi, algı yönetimi, meşruiyet gaspı ve oturan iktidarların sıklıkla dayandığı zemindir.
Delil ise zanı sınırlayarak gücü denetler.


3. Konuşma Hakkı: Bilgi Sahiplerine Tahsis

“Kim konuşabilir?” sorusu Kur’an’da ehliyet ile cevaplanır.

“Bilmediğin şeyin ardına düşme.” (İsrâ 36)

Bu emir, pasif bir epistemik uyarı değil; söz hakkını düzenleyen toplumsal yasa gibidir.
Bilgi sahibi olmayanın konuşması meşru değildir.
Bilgi üretmeyen cemaatler, zan üzerinden hüküm verir.

Bunun olumlu formu:

“De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer 9)

Bu ayet, eşit söz hakkı fikrini değil, eşit yetki yoktur fikrini temellendirir.


4. Hüküm Verme Yetkisi: Adalet + Ehliyet + İstişare

Kur’an’da hüküm verme, saf dinî bir mesele değil; yönetimsel ve hukuksal bir fiildir.

“Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emreder.” (Nisâ 58)

Bu ayet iki şeyi birleştirir:

  1. Yetki dağıtımı — “emanetleri ehline verin”

  2. Hüküm usulü — “adaletle hükmedin”

Ayrıca toplumsal kararın üretim yöntemi:

“Onların işleri aralarında istişare iledir.” (Şûrâ 38)

İstişare, modern anlamda entelektüel kolektivite + siyasal meşruiyet mekanizmasıdır.


5. Peygamberlerde Meşruiyet: Soydan Değil Hikmetten

Kur’an kıssaları peygamberleri soy, makam ve doğuştan hak üzerinden değil, hikmet, delil ve doğruluk üzerinden meşrulaştırır.

Musa–Firavun karşılaşması bunun en çarpıcı örneğidir:

“Sana Rabbinden bir delil (beyyine) geldi.” (Kasas 32)

Firavun’un otoritesi soy + gelenek + güç, Musa’nın ise delil + hikmet + doğruluk temellidir.

Bu, tarihsel bir hikâye değil, otorite tipolojisidir.


6. Yusuf Kıssası: Yetki ile Ehliyetin Birleştirilmesi

Yusuf’un yetki talebi, soy veya kutsallık üzerinden değil uzmanlık üzerinden gelir:

“Beni ülkenin hazinelerinin başına getir; ben iyi korurum, bilirim.” (Yûsuf 55)

Bu ayet:

✓ devlet yönetimi
✓ ekonomi
✓ kriz yönetimi
✓ yetkinlik

kavramlarını dinî alanın dışına atmadan düzenler.

Meşruiyet = ehliyet + bilgi + sorumluluk


7. Sosyal Düzen Üçgeni: İlim + Siyaset + Meşruiyet

Bugün tartışmanın fıkıh mı tefsir mi düzeyine sıkışması, Kur’an’ın asıl alanını daraltmıştır.
Kur’an, meşruiyeti üç düzeyde kurar:

  1. İlim → hakikat iddiasının delili

  2. Siyaset → hüküm ve karar mekanizması

  3. Toplumsal düzen → muteberlik ve kabul

Bu üçü ayrıldığında otorite ya boşluk üretir ya gaspa dönüşür.


Sonuç: Meşruiyetin Ölçüsü

Kur’an’a göre:

  • Konuşma hakkı → bilgi

  • Hüküm hakkı → ehliyet + adalet

  • Muteberlik → delil

  • İktidar → emanet

  • Toplumsal düzen → istişare

  • Bilginin ahlakı → sorumluluk

Bu çerçeve, Kur’an’ın içinden çıkarılmış bir meşruiyet teorisidir; klasik dinî branşların sınırını aşar.


UYARI / HATIRLATMA


Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür.

Lütfen her ifadeyi Kur’an’ın bütünüyle değerlendirin; ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın. 

Hakikatin tek ölçüsü Allah’ın kitabıdır. Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir.

Diğer kategorize edilmiş yazılarımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣