Hakikatin Reddedilme Döngüsü
Hakikatin Reddedilme Döngüsü
Kasas Suresi genellikle "Musa’nın biyografisi" gibi okunur. Oysa surenin ismi olan "Kasas", sadece olay anlatmak değil; bir izin peşinden gitmek, ardışıklığı ve sürekliliği takip etmek demektir. Sure, geçmişte kalmış bir tarihi değil, her çağda kendini tekrarlayan zihinsel bir döngüyü deşifre eder.
Bu döngü dört aşamadan oluşur:
- Talep: "Keşke bir uyarıcı gelse" (Mazeret üretme).
- Karşılaşma: Hakikat gelir (Konforun bozulması).
- Kıyas: "Ama eskisi gibi değil" (Şart koşma).
- İmha: "Bunlar birbirini destekleyen iki sihirdir" (Toptan inkâr).
1. Kasas 46: Bilginin Kaynağı Olarak Vahiy
"Sen Musa’ya seslendiğimiz sırada Tûr’un yanında değildin..."
Bu ayet, basit bir mekan tasviri değildir. Vahyin "tanıklık" veya "kültürel aktarım" olmadığını ilan eder.
- Gelenek İptal Edilir: Peygamberin orada olmaması, bu bilginin atalardan öğrenilen bir "hikaye" olmadığını kanıtlar.
- Otorite Vahye Geçer: Hakikat, şahısların gözlemiyle değil, Allah’ın bildirmesiyle sabitlenir. Bu, "biz böyle gördük" diyen gelenek dinine karşı ilk darbedir.
2. Kasas 47: Mağduriyet Maskesinin Düşürülmesi
"Kendi elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir musibet gelip de: 'Rabbimiz, bize bir elçi gönderseydin de ayetlerine uysaydık' demesinler diye..."
Burada insanın en kadim savunma mekanizması olan "Haberim yoktu" mazereti masaya yatırılır.
- Sorumluluktan Kaçış: İnsan, hatasının bedelini öderken suçu bilgi eksikliğine atar.
- Mazeretin İptali: Vahyin gelişi bir lütuf olduğu kadar, mahşer günü sunulacak "uyarılmadım" gerekçesinin de önceden geçersiz kılınmasıdır.
3. Kasas 48: Hakikat Geldiğinde Değişen Bahaneler
"Kendilerine katımızdan hak gelince dediler ki: 'Musa’ya verilenin benzeri buna da verilseydi ya!'"
Mazeret kapısı kapanan zihin, bu sefer "biçimsel itiraza" geçer. Uyarıcıyı reddetmek için "eskilerin standardını" şart koşar.
- Paradoks: Düne kadar "uyarıcı yok" diyenler, bugün "uyarıcı neden eskisi gibi değil" demeye başlar.
- Asıl Amaç: Hakikati bulmak değil, hakikati kendi alışkanlıklarına hapsetmektir.
4. "İki Sihir" (Sihrâni) İddiası: Mesajların Birliği
Ayetin devamındaki "İki sihir birbirine destek oluyor" ifadesi, inkârın ulaştığı son noktayı gösterir.
- Hatalı Yorum: Genelde bu ifade Musa ve Harun (şahıslar) olarak algılanır.
- Gerçek: Ayetteki Hâzâni sihrâni (Bu iki sihir) ifadesi, şahısları değil iki zikri/kitabı (Tevrat ve Kur’an) kasteder.
- Korkunun Nedeni: Bu iki mesajın birbirini doğrulaması ve aynı kökten beslenmesi, inkârcıları köşeye sıkıştırır. Bu tutarlılığı bozmak için "Bunlar birbirini destekleyen iki illüzyon/sihir" diyerek her iki mesajı da devre dışı bırakmak isterler.
Sonuç: Değişmeyen Refleks
Kasas 46–48 aralığı, insanın hakikatle olan sancılı ilişkisini şöyle özetler:
İnsan hakikati özlemez; sadece kendi haklılığını tescilleyecek bir onay bekler.
Hakikat konforu bozduğunda, gelenek sarsıldığında ve statüko tehdit edildiğinde verilen tepki hiç değişmez:
- Önce "Bilmiyorum" denir.
- Sonra "Bu, benim bildiğim gibi değil" denir.
- En sonunda "Hepsi yalan" denir.
Bugün "Kur’an bize yetmez, eskilerin metodolojisi başka türlüydü" diyerek yaşayan ayeti ölü bir tarihe gömmeye çalışan zihin yapısı, tam olarak Kasas 48'in tarif ettiği o "biçimsel takıntı" içerisindedir.
UYARI / HATIRLATMA

Yorumlar
Yorum Gönder