Anne ve Babaya Şükür

 


Varlık Zincirinin Ahlakı: Kur’an’da Anne-Babaya Şükür ve Borç

Giriş: Şükrün Üçlü Denge Noktası

Kur’an-ı Kerim, insana yalnızca Rabbinden gelen bir hitap yöneltmez; aynı zamanda onu bir ilişkiler ağı içinde var eden bir emanet varlık olarak tanımlar. Lokman Suresi 14. ayette geçen “Bana şükret; anne ve babana da. Dönüş Bana’dır.” ifadesi, şükrü sıradan bir “teşekkür” sözünden çıkararak insanın hem dünya hem de ahiret yükümlülüğünü belirleyen bir varlık borcu haline getirir.

Bu ayet aynı anda üç bağı kurar:

  1. Allah’a şükür (kaynak)

  2. Anne-babaya şükür (kanal)

  3. Dönüş (akıbet)

Böylece şükür, üstten gelen nimeti tanımak, aradan gelen emeği teslim etmek, sona doğru giden hesabı unutmamak şeklinde üç kanatlı bir ahlak haline gelir.


1. Benliğin Terbiyesi: Emeği Teslim Etmenin Ahlakı

İnsan çoğu zaman kendisini kendi bedeninin, yeteneğinin ve başarısının sahibi zanneder. Modern zamanların “kendini var eden insan” tasavvuru Kur’an'ın nazarında nankörlüğün ilk basamağıdır.

Anne-babaya şükür, insanın kendi varlığını başkasının uykusuzluğuna, emeğine, duasına ve fedakârlığına borçlu olduğunu itiraf etmesidir.

Bu şükür aslında şöyle der:

“Kendimin mucidi değilim; ben bir emek zincirinin halkasıyım.”

Ebeveyne şükür, benlikteki gurur ve kibri kıran, insanı emanet bilincine taşıyan ilk kapıdır.


2. Hukuk ile Güzel Ahlak Arasında: Fiili Şükür

Kur’an’da şükür, yalnızca gönülde hissedilen bir minnet değil, nimetin karşılığını eylemle iade etme borcudur.

Bu borcun iki yönü vardır:

a) Adalet Yönü

Nisa ve İsra surelerinde ebeveynin:

  • ihtiyacını karşılamak,

  • yaşlılığında bakımını üstlenmek,

  • haysiyetini korumak

bir iyilik değil, hak olduğu belirtilir.
Çocukken aldığımız karşılıksız sevgi ve gözetimin, ebeveyn muhtaç olduğunda iade edilmesi, şükrün hukuki boyutudur.

b) Zarafet Yönü

İsra Suresi’nde geçen “kavlen kerîma” (soylu, incelikli söz) ifadesi, şükrün aynı zamanda onurlandırma olduğunu bildirir.
Bu da gösterir ki şükür, yalnızca bakım değil, gönül yumuşaklığı ve nezaket ister.


3. Tevhid ile Şükür Arasındaki Bağ: Nimetin Kaynağı ve Kanalları

Lokman ayetinin dizilişi manidardır:

“Bana şükret; anne babana şükret.”

Bu sıra, nimet zincirinin haritasıdır.

  • Kaynak: Allah

  • Kanal: anne ve baba

  • Sonuç: insan

Dolayısıyla kanala nankörlük, kaynağa nankörlüğü gölgeler. 

Anne-babaya şükür, Allah’ın yaratma düzenine ve kader hikmetine hürmettir.


4. Şükrün Sınırı: Hürmet Var, Kulluk Yok

Kur’an, ebeveyne şükrü emrederken itaati mutlaklaştırmaz.
Lokman 15’te:

“Şirk koşman için seni zorlarlarsa onlara uyma; fakat dünyada onlarla güzel geçin.”

denilerek denge kurulur.

Bu denge iki hakikati korur:

  1. Anne-babaya şükür hürmettir, kulluk değildir.

  2. Şükrün ölçüsü **maruf (iyilik)**tir; günah değildir.

Şükür, emeği teslim etmek; fakat inanç alanında kulluğu yalnız Allah’a tahsis etmektir.


5. Modern Dünyaya İtiraz: Konforun Ahlakı ve Şükrün Krizi

Bugün ilişkiler çoğu kez fayda, konfor ve duygusal hesap üzerinden kuruluyor.
Ebeveyn, modern zihinde çoğu zaman:

  • yük,

  • bağımlılık,

  • geçmişin hatırlatıcısı

olarak görülüyor.

Kur’an ise meseleyi bir şükür ekonomisi olarak tarif eder.
Çocuklukta bize verilen zaman, şefkat ve emek, yaşlılıkta iade edilmesi gereken ahlaki bir borca dönüşür.

Şükrün bu somut şekilleri arasında:

  • zaman ayırmak,

  • yalnızlığını gidermek,

  • yükünü hafifletmek,

  • haysiyetini korumak

vardır.

Bu, modern dünyanın konfor merkezli birey ahlakına karşı Kur’an’ın dik duruşudur.


Akıbetin Şahidi Olarak Şükür

Ayetin sonundaki “Dönüş Bana’dır” sözü, anne-babayla kurulan ilişkinin yalnız dünyevi olmadığını, hesap defterine yazıldığını bildirir.

Kur’an’a göre anne-babayla kurulan bağ, insanın Rabbine olan bağının dünya sahnesindeki provasıdır.

Şükür, insanı:

  • nankörlükten,

  • küstahlıktan,

  • kibirden

koruyan bir ahlak kalkanıdır.

Şükreden insan, varlığını anlamsızlıktan; dönüş yolculuğunu da zelil bir akıbetten kurtarır.


UYARI / HATIRLATMA


Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür.

Lütfen her ifadeyi Kur’an’ın bütünüyle değerlendirin; ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın. 

Hakikatin tek ölçüsü Allah’ın kitabıdır. Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir.

Diğer kategorize edilmiş yazılarımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣