KAMUSAL DÜZEN ve ORTAK İYİ

 


KAMUSAL DÜZEN ve ORTAK İYİ (el-ma‘rûf): Kur’an’da Toplumsal Mutabakat


Kur’an’da el-ma‘rûf kavramı çoğunlukla “iyilik”, “güzel söz”, “örf” gibi bireysel ahlak göndermeleriyle çevrildi. Ancak Kur’anî bağlam dikkatle incelendiğinde ma‘rûf, kamusal düzeni sağlayan, toplumsal mutabakata dayalı ve kamu yararını önceleyen bir ortak akıl ve ortak iyi paradigması olarak görünür. Bu kavram, sadece bireysel fazilet değil; hukukî, iktisadî, ailevi, siyasal ve yönetsel alanları kuşatır.

Ne var ki tarihsel süreçte İslam kültürü, ma‘rûfu büyük ölçüde aile kültürünün geleneksel normları içine hapsetmiş; siyasal-toplumsal boyutunu tali, hatta tartışma dışı bırakmıştır. Oysa Kur’an’a göre bugün de en fazla ihtilaf ve kaos üreten alan tam burasıdır: ortak iyinin yönetimi.


1. Ma‘rûfun Kavramsal Çerçevesi

Ma‘rûf, kelime olarak “bilinen, tanınan, kabul gören” anlamını içerir. Bu kabul sadece geleneksel örf değil; kamusal mutabakat, hukukî rıza, toplumsal maslahat ve ahlakî kabultür.

Kur’an, ma’rufu maruf/unkar (onaylanan/onaylanmayan) dikotomisi üzerinden kurar. Bu dikotomi, toplumsal alanın normatif düzenine işaret eder.


2. Aile Hukukunda Ma‘rûf: Özel Değil Kamusal Düzen

Kur’an’da ma‘rûf, evlilik ve boşanma hukuku bağlamında birçok defa geçer. Fakat burada amaç sadece aileyi korumak değil, toplumsal kriz alanını, yani en hassas kamu alanını düzenlemektir.

“Onlarla ma‘rûf üzere geçinin.” (Nisâ 4:19)

“Ya ma‘rûf ile tutmak ya da ihsan ile salmak.” (Bakara 2:229)

Bu ayetlerde ma‘rûf, bir hakkaniyet rejimidir. Keyfîlik ve tahakkümü engeller. Boşanma bir “aile kavgası” değil, kamusal düzeni ilgilendiren bir süreçtir:

“Kadınları boşadığınızda… onları ma‘rûf ile bırakın.” (Bakara 65:2)

Boşanmanın bile ma‘rûf ile olması, Kur’an’ın, toplumların en kırılgan alanında bile adaleti ve kamusal zararı azaltmayı öncelediğini gösterir.


3. İnfak, Yetim ve İktisadî Düzen

Ma‘rûf, ekonomik düzen içinde de yer alır; çünkü servet, toplumsal barışın en kritik belirleyicisidir.

“Yetime ma‘rûf ile konuş.” (İsrâ 17:28)

“Onları ma‘rûf ile doyurun, giydirin.” (Nisâ 4:5)

Yetim burada birey değil, sistemin savunmasız kesimidir. Ma‘rûf, toplumsal refahın kamusal sorumluluk olduğunu beyan eder.

İnfakta da keyfîlik yoktur, ma‘rûf vardır:

“İnfakta ma‘rûfu gözetin.” (Bakara 2:263)

Bu, infakın lütuf değil iktisadî düzen olduğunu ima eder.


4. Yönetişim ve Ma‘rûf

Kur’an, ma‘rûfu siyasal düzene de taşır. En açık bağlam emr bi’l-ma‘rûf meselesidir. Bu emir, sadece bireyin kişisel ahlakına hitap etmez; kamusal norm inşasına yöneliktir:

“Siz insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmet oldunuz: Ma‘rûfu emreder, münkeri engellersiniz.” (Âl-i İmrân 3:110)

Bu cümle bireysel dindarlık değil; kurumsal sorumluluk bildirgesidir. Bu nedenle Kur’an, yönetişim bağlamında istişareyi, hükmü, adaleti, delili, emaneti tartışır (Şûrâ 38; Nisâ 58; Nahl 90).

Ma‘rûf burada hukukun kamusal aklıdır.


5. Ummetin Yanılgısı: Kavramın Aile Kültürüne Hapsedilmesi

Tarihte ümmet, ma‘rûfu bireysel ve ailevi alanlara sıkıştırmış; siyasal-toplumsal düzenleyici yönünü ihmal etmiştir. Halbuki Kur’an tam tersini yapar: En yıpratıcı ve kamuyu ilgilendiren alanlarda ma‘rûfu inşa eder.

Bu ihmalin sonucu bugün ortadadır:

  • etik çöküş

  • yönetişim krizi

  • kamusal güven erozyonu

  • çıkar gruplarının tasallutu

  • adaletin keyfîleşmesi

Bunlar bireysel ahlak değil, kamusal ma‘rûfun yokluğu meselesidir.


6. Bugüne Dair: En Krizli Alan

Kur’anî paradigma açısından bakıldığında modern dünyanın krizi inanç veya ritüel değil; ortak iyinin yönetimidir.

Ma‘rûf yeniden:

  • ortak akıl

  • kamusal maslahat

  • hukuki meşruiyet

  • adalet

  • katılım

  • hesap verebilirlik

olarak inşa edilmedikçe, münker kamusal alanı işgal etmeye devam eder.


Sonuç

Ma‘rûf, Kur’an’da sadece “iyilik yapmak” değildir; toplumsal sözleşme ve kamu düzeni tesis etmektir. İslâmî dünya bugün ma‘rûfu yeniden bireysel değil kamusal bağlamda düşünmeye mecburdur. Çünkü Kur’an’ın çağrısı tam buradadır: ortak iyiyi ve ortak düzeni yeniden kurmak.


UYARI / HATIRLATMA


Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür.

Lütfen her ifadeyi Kur’an’ın bütünüyle değerlendirin; ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın. 

Hakikatin tek ölçüsü Allah’ın kitabıdır. Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir.

Diğer kategorize edilmiş yazılarımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣