Hakikatin Saf Tutması




Hakikatin Saf Tutması

Büyük Hesap Protokolü

Kur’an-ı Kerim, ahiret sahnelerini tasvir ederken sıklıkla kozmik bir düzen ve sarsılmaz bir adalet mekanizmasına vurgu yapar. Nebe Suresi 38. ayet, bu mekanizmanın işleyişini, tanıklarını ve konuşma usulünü belirleyen en temel "usul kanunu" niteliğindedir:

"O gün Ruh ve melekler saf saf dururlar. Rahman'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz; izin verilen de doğruyu söyler." (Nebe, 38)

1. Kozmik Düzen: Kaostan Hukuka

Pek çok ayet kıyameti bir fiziksel yıkım gibi anlatsa da, bu yıkım aslında yeni bir hukuki düzenin başlangıcıdır.

  • Zilzâl Suresi 4. ayette yerin "haberlerini anlatması",

  • İnşikâk Suresi 1-2. ayetlerde göğün Rabbine boyun eğip içindekileri boşaltması, yaşananın bir doğa olayı değil, bir tanıklık süreci olduğunu gösterir. Nebe 38’deki "saf saf durma" ifadesi, bu sürecin bir disiplin ve emir-komuta zinciri içinde, tam bir ciddiyetle yürütüldüğünü ilan eder.

2. Ruh: Vahyin Şahitliği

Ayette geçen "Ruh" figürü, Kur’an’ın bütününde hep ilahî bilgi ve iletişimle ilgilidir.

  • Şuarâ 193'te vahyi indiren "Ruhu’l-Emin" (Güvenilir Ruh),

  • Kadr 4'te meleklerle beraber her iş için yeryüzüne inen Ruh, Nebe 38'de bu kez hesap meydanında hazır bulunur. Kadr Suresi'nde vahyi tebliğ eden bu varlık, Nebe Suresi'nde o vahye ne derece uyulduğuna şahitlik etmek üzere saf tutmaktadır. Bu durum, hesabın sadece vicdanla değil, vahiysel bilgiyle (objektif kriterlerle) yapılacağını gösterir.

3. Meleklerin Fonksiyonu: Kayıt ve İnzibat

Kur’an’da melekler sadece ibadet eden varlıklar değil, aynı zamanda sistemin işleyişini sağlayan görevlilerdir.

  • Kaf 17-18'de insanın sağında ve solunda oturan "iki alıcı" (kaydedici) olarak,

  • İnfitâr 10-12'de "değerli yazıcılar" (kirâmen kâtibîn) olarak tanımlanırlar. Nebe 38'deki "saf saf duruş", bu kayıtların açıldığı ve şahitliğin başladığı andaki hukuki protokolü simgeler. Karmaşa yoktur; her görevli kendi yerindedir.

4. Konuşma Protokolü: Savunma Değil Meşruiyet

Ayetin en çarpıcı kısmı konuşma yasağıdır: "Rahman'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz." Bu kural, dünya hayatındaki kirli söylem biçimlerinin o gün geçersiz olduğunu gösterir.

  • Mürselât 35-36'da belirtildiği gibi; o gün suçlulara özür dilemeleri için izin verilmez.

  • Yâsîn 65'te ise ağızlar mühürlenir, eller ve ayaklar konuşur. Buradaki "izin", konuşmanın bir hak değil, ancak hakikate hizmet edeceği takdirde verilen bir yetki olduğunu kanıtlar.

5. "Doğruyu Söylemek": Savâb Kavramı

İzin verilenlerin vasfı "doğruyu söylemek" (savâb) olarak belirtilmiştir. Kur’an dilinde savâb; isabetli, gerçeğe tam uygun ve adaletle örtüşen söz demektir. Bu sahne bize şunu söyler: Hesap günü duygusal patlamaların veya asılsız iddiaların günü değil, doğru bilginin ve kesin delilin zafer günüdür.

Sonuç: Büyük Duruşmanın Sahnesi

Kur’an’a göre hesap günü, her nefsin ne hazırladığını bildiği (Tekvîr, 14) ve kimseye haksızlık edilmediği bir mahkemedir. Nebe 38, bu mahkemenin tanıklarını (Ruh ve Melekler), yöntemini (İzin ve Düzen) ve dilini (Doğruluk) belirleyerek son noktayı koyar. Bu sahne, insanın dünya hayatındaki her sözünün ve eyleminin, o günkü bu sarsılmaz "doğruluk protokolü" karşısında tartılacağını hatırlatan büyük bir uyarıdır.


UYARI / HATIRLATMA


Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür.

Lütfen her ifadeyi Kur’an’ın bütünüyle değerlendirin; ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın. 

Hakikatin tek ölçüsü Allah’ın kitabıdır. Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir.

Diğer kategorize edilmiş yazılarımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣