Hak Arayışının Dili
Sesini Duyuran Kadın ve Sessizliği Bozan İlahi Adalet
Kur’an-ı Kerim’in 58. suresi olan Mücâdele Suresi, ismini yalnızca bir kelimeden değil, insanlık tarihinin en temel ihtiyaçlarından biri olan "hak arama bilincinden" alır. Surenin nüzul ortamı ve içeriği incelendiğinde, İslam’ın bireysel dindarlıktan öte, sosyal adaleti ve ev içindeki zulmün tasfiyesini nasıl merkeze aldığı açıkça görülür.
Hak Arayışının Dili: "C-D-L"
Kelime kökeni itibarıyla c-d-l (mücadele), kaba bir kavga ya da bağırma değil; delillere dayalı, kararlı ve sarsılmaz bir savunma demektir. Bu sure, bir kadının haksızlığa karşı gösterdiği direnişle başlar. Ayetin ifadesiyle, Allah bir kadının kocasını şikâyetini ve seninle (Peygamberle) olan tartışmasını "işitmiştir." Bu başlangıç, teolojik bir devrimdir: Gökyüzünün kapıları, ev içindeki bir haksızlığın feryadıyla açılmaktadır.
Geleneğin Kutsallaştırılmasına Karşı İlahi Müdahale
Surenin ilk bölümünde ele alınan Zıhâr meselesi, dönemin cahiliye geleneklerinin kadını nasıl bir "hukuksuz pranga" içine hapsettiğinin örneğidir. Bir erkeğin eşine "Sen bana annemin sırtı gibisin" diyerek onu ne boşadığı ne de evli bıraktığı bu çarpık yapı, Kur’an tarafından "çirkin ve yalan bir söz" olarak nitelenir.
Buradaki temel mesaj nettir: Din, zulmü onaylayan bir gelenek bekçisi değil; zulmü düzelten bir adalet mekanizmasıdır. Hiçbir gelenek, insanın onurunu ve hukukunu çiğneyecek kadar kutsal olamaz.
Gizli Pazarlıklar ve Her Yerde Olan Allah
Surenin orta bölümü, güç odaklarının kapalı kapılar ardındaki fısıldaşmalarına (Necvâ) dikkat çeker. "Üç kişi gizlice konuşsa dördüncüsü Allah’tır" (58/7) ayeti, sarsıcı bir denetim mekanizması inşa eder. Bu, mazlum için bir teminat, gizli planlarla zulüm tezgahlayanlar içinse büyük bir tehdittir. Mücadele sadece meydanlarda değil, gizli odalarda kurulan tuzaklara karşı da bir uyanıklık gerektirir.
İkiyüzlülüğe Karşı Netlik
Sure, Yahudi gruplarla kurulan ilişkiler bağlamında "ara bir yol" bulmaya çalışan münafıkların ikiyüzlü tavrını eleştirir. Mücadele ruhu, netlik ister. Ne onlardan ne bunlardan olan, çıkara dayalı kaygan zeminlerin değil, ilkeli duruşların önemine vurgu yapılır. 22. ayetteki sert uyarı, aslında zulümle sevgi bağı kurulamayacağının ilanıdır. Hak ve batıl arasındaki sınır, sadece sözde değil, gönüldeki sadakatte çekilir.
Sonuç: Allah Yazmıştır
Surenin finali, mücadele edenlerin nihai motivasyon kaynağıdır: "Allah yazdı: Ben ve elçilerim mutlaka galip geleceğiz." (58/21). Bu ayet, sonucun değil, seferin önemli olduğu bilinciyle hareket eden her hak arayıcısına verilmiş bir sözdür.
Özetle Mücâdele Suresi bize şunu söyler:
Ev içi şiddet ve hukuksuzluk "özel alan" denilerek geçiştirilemez.
Allah, güçlünün gürültüsünü değil, mazlumun delilli şikâyetini dinler.
Zulme karşı sessiz kalmak "tarafsızlık" değil, ikiyüzlülüktür.
İman, sadece bir iddia değil; haksızlığa karşı gösterilen onurlu bir mücadelenin adıdır.
UYARI / HATIRLATMA
.jpg)
Yorumlar
Yorum Gönder