KURUMSALLIK MES’ULİYETİ
KURUMSALLIK MES’ULİYETİ
(Te’âvün, Birliktelik, Kolektif İş Ahlâkı)
Modern zihin bireyci, postmodern ise atomize; İslamcılık tepkiseldi ve çoğunlukla “eleştirinin” kendisini bir kimlik hâline getirdi. Buna karşılık Kur’an; ferdî ahlâkı, kurumsal adaletle; niyeti, organizasyonla; takvâyı, iş bölümünün etiğiyle buluşturan daha üst bir düşünme hattı kurar.
Kur’an’da “iyilik” sadece duygu değil; te’âvün (yardımlaşma), iş bölümü, meslek etiği, organize birliktelik ve kurumsal sorumluluk anlamına sahiptir. Ümmet bu boyutu neredeyse hiç çalışmadı; kavramları bireysel ahlâka hapsedip kamusal-teknik sahayı boş bıraktı.
1. Te’âvün: Takvâ Üzerine Yapısal Yardımlaşma
Kur’an açık bir ilkeyi önce koyar:
“Hayırda ve takvâda birbirinizle yardımlaşın.” (Mâide 5/2)
Bu ayet, duygusal dayanışmadan çok kurumsal iş anlamına gelir; çünkü yardımlaşma ancak bir iş bölümü, organizasyon ve meslek uzmanlığı olduğunda gerçek sonuç verir.
Takvâ burada “bireysel takva”dan ziyade kamusal takva, yani ahlâklı iş yapma, kurumsal temizliğin korunması ve ortak faydadır.
2. İş Bölümü ve Uzmanlık: Herkese Bir Mevkî
Kur’an; toplumsal işlerin herkes tarafından değil, ehliyet sahipleri tarafından yapılmasını bir ilke kılar:
“Emanetleri ehline verin.” (Nisâ 4/58)“İşin uzmanına sor.” (Nahl 16/43)
Bunların kurum-hukuk sistemine dönüşmeden yaşaması mümkün değildir.
3. Danışma ve Kurumsal Akıl: Şûrâ
Kur’an siyasal ve toplumsal kolektifin tek kişilik değil, müşterek akılla yönetileceğini söyler:
“Onların işleri aralarında şûrâ iledir.” (Şûrâ 42/38)
Buradaki “işler” ibadetten değil dünyevî işlerden ve kurumsal kararlardan bahseder. Şûrâ; bilgi üretimi, risk yönetimi, profesyonel karar alma süreçleriyle ilgilidir. Her biri kurumsal aklın yapıtaşıdır.
4. Kamu İşinin Ahlâkı: Güven, Adalet, Şahitlik
Kamu/müşterek alanı korumak için Kur’an sürekli şahitlik, adalet, emanet ve kayıt-tahakkuk mekanizmalarını devreye sokar:
“Adaleti ayakta tutun, şahitlikte dosdoğru olun.” (Nisâ 4/135)“Allah size emanetleri ehline vermeyi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emreder.” (Nisâ 4/58)
Bu kavramlar kurumsal hukuk olmadan uygulanamaz.
5. Kolektif Üretim ve Ortak Fayda: Ma‘rûf
Kur’an’daki ma‘rûf, sadece “iyilik” değildir; toplumsal mutabakat, teknik doğruluk ve kamu yararı demektir:
“Birbirinize ma‘rûfu emredin.” (Âl-i İmrân 3/104)
Ma‘rûf kavramı; meslek etiği, kamusal yarar, kurumsal standartlar ve toplumsal sözleşmeyi içerir.
6. Kurumsallığın Ekonomi Boyutu: Fey, Beytülmâl, Dağıtım Etiği
Kur’an servetin bireylerin elinde yoğunlaşmasına karşı kurumsal müdahale modelini işaret eder:
“Ta ki (servet) içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir güç hâline gelmesin.” (Haşr 59/7)
Bu ayet ekonomik kurumsallık, yeniden dağıtım, kamu finansı, mülkiyetin sosyal boyutu gibi konuların habercisidir.
7. Kolektif Sözleşme ve Sözde Dürüslük
Toplu yapılan işler güvenle yürür. Kur’an toplumsal güveni “sözleşme” üzerinden kurar:
“Ahitlerinizi yerine getirin, zira ahit sorumluluk doğurur.” (İsrâ 17/34)“Sözleşmeleri tam yerine getirin.” (Mâide 5/1)
Bu olmadan ne ticaret olur ne devlet ne cemaat ne de meslek kurumu.
8. Kurumun İsmi Değil İşlevi: Bireycilik–Tepkicilik Tuzakları
Modern dünya kurumu “şirket” ve “devlet” üzerinden tanımladı; İslamcı zihin ise devlete reaksiyon verip kurumun mecelle boyutunu ihmal etti.
Kur’an ise şahıs değil iş odaklıdır:
-
Ehliyet → uzmanlık
-
Şûrâ → kolektif akıl
-
Emanet → görev
-
Ma‘rûf → norm/etik
-
Takvâ → kamusal temiz iş
-
Adalet → düzen
Bunlar kurumsal yapı taşlarıdır.
Sonuç: Te’âvün Bir Duygu Değil, Bir Sistemdir
Ümmetin belki de en eksik bıraktığı alan burasıdır.
UYARI / HATIRLATMA
.jpg)
Yorumlar
Yorum Gönder