ALLAH NİYETLERİMİZDEN Mİ HESAP SORACAK?


ALLAH NİYETLERİMİZDEN Mİ HESAP SORACAK?

Kur’an’da bazı ayetler vardır ki tek başına okunduğunda insanı sarsar. Bakara 284 bunlardan biridir:

“İçinizdekini açığa vursanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker…”

İlk bakışta şu soru ortaya çıkar:

Allah insanın aklından geçen her düşünceden mi hesap soracaktır?

Ayete yalnızca bu cümle üzerinden bakıldığında böyle bir anlam ortaya çıkabilir. Fakat Kur’an’ın kendi iç bütünlüğü dikkate alındığında mesele daha incelikli hale gelir. Burada belirleyici ayrım, zihinden geçen şey ile insanın bilinçli olarak benimsediği ve kazandığı şey arasındadır.

BAKARA 284. AYETİ TEK BAŞINA OKUMAK YETMEZ

Bakara 284 şöyle devam eder:

“Allah dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah her şeye gücü yetendir.”

Ancak bu ayeti anlamanın en önemli anahtarı hemen ardından gelen 285 ve 286. ayetlerdir.

Bakara 286'da son derece açık bir ilke ortaya konur:

“Allah hiçbir nefse gücünün yettiğinden fazlasını yüklemez.”

Bu ilke, 284. ayetin anlaşılmasında önemli bir sınır oluşturur.

Çünkü insanın zihninden gün boyunca sayısız düşünce geçebilir. İnsan bazen istemediği bir düşünceyle karşılaşır. Korku, öfke, şüphe veya kötü bir görüntü zihninde belirir. Fakat insan bunların hiçbirini bilinçli olarak seçmemiş olabilir.

Bir düşüncenin zihne gelmesi ile insanın o düşünceyi benimsemesi, beslemesi ve eyleme dönüştürmesi aynı şey değildir.

Kur’an’ın sorumluluk anlayışını yalnızca zihinden geçen her düşünceye uygulamak, insan iradesinin ve gücünün sınırlarını göz ardı etmek olur.

KUR’AN’IN ÖLÇÜSÜ: “KALPLERİNİZİN KAZANDIĞI”

Bakara 225 bu konuda daha açıklayıcı bir ölçü verir:

“Allah sizi yeminlerinizdeki lağvden dolayı sorumlu tutmaz; fakat kalplerinizin kazandığından dolayı sorumlu tutar.”

Buradaki belirleyici ifade “kalplerinizin kazandığı” ifadesidir.

Kur’an'ın diliyle mesele yalnızca zihinde bir düşüncenin ortaya çıkması değildir. “Kazanmak”, insanın bir şeyi kendi yönelişiyle sahiplenmesi ve onunla bir bağ kurması anlamını taşır.

İnsan aklından geçen her düşünceyi seçmez.

Fakat hangi düşünceyi benimsediği, hangisini beslediği, hangisini savunduğu ve hangi yöne doğru bilinçli olarak ilerlediği konusunda sorumluluk taşır.

İşte insanın gerçek sınavı burada başlar.

NİYET GİZLİ BİR ALAN DEĞİLDİR

Ancak buradan şu sonuç da çıkarılmamalıdır:

“Allah yalnızca yaptıklarımıza bakar; insanın iç dünyasının hiçbir önemi yoktur.”

Kur’an bunun aksini ortaya koyar.

İnsanın iç yönelişi önemlidir. Çünkü aynı davranışın arkasında farklı amaçlar bulunabilir. İnsan dışarıdan doğru görünen bir davranışı farklı bir amaçla gerçekleştirebilir. Bir iyiliği insanların övgüsünü kazanmak için yapabilir, çıkar elde etmek için kullanabilir veya gerçekte sahip olmadığı bir ahlâkî tutumu dışarıya gösterebilir.

Dolayısıyla niyet, insanın ahlâkî gerçekliğinin önemli bir parçasıdır.

Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur:

Mesele yalnızca “Aklından ne geçti?” değildir.

Daha derin soru şudur:

“Kalbin neyi kazandı, neyi benimsedi ve hangi yöne yöneldi?”

ASIL SARSICI OLAN NEDİR?

İnsanlardan bir şeyi saklayabilirsiniz.

Düşüncenizi gizleyebilirsiniz.

Niyetinizi maskeleyebilirsiniz.

Sözlerinizi süsleyebilirsiniz.

Hatta yaptığınız bir iyiliği bile insanların gözünde farklı bir amaçla sunabilirsiniz.

Fakat Allah'ın bilgisinden hiçbir şey gizlenemez.

Bu nedenle Bakara 284'ün asıl sarsıcı yönü, insanın zihninden geçen her düşünceyi otomatik olarak suç haline getirmesi değildir.

Asıl sarsıcı olan, insanın gerçekliğinin Allah'ın bilgisinin dışında kalamayacağını bildirmesidir.

İnsanların seni nasıl gördüğü başka bir şeydir.

Allah'ın seni nasıl bildiği ise bambaşka bir şeydir.

PEKİ İSTEMEDEN AKLA GELEN DÜŞÜNCELER?

Kur’an'ın ortaya koyduğu sorumluluk ilkeleri açısından burada önemli bir ayrım yapmak gerekir.

Öfkenin ortaya çıkması başka, öfkeyi besleyerek zulme dönüştürmek başkadır.

Kötü bir düşüncenin zihinden geçmesi başka, onu benimseyip planlamak başkadır.

Bir şüphenin ortaya çıkması başka, hakikati bile bile reddetmek başkadır.

İnsan her zaman zihnine gelen düşüncelerin kaynağını ve ortaya çıkışını kontrol edemez. Fakat düşünce karşısındaki yönelişinde ve tercihinde sorumluluk taşır.

Bu nedenle insan yalnızca zihninden geçen düşüncelerden ibaret değildir.

İnsan, aynı zamanda tercihleri ve kazandıklarıyla şekillenir.

Kur’an'ın sorumluluk anlayışı da insanın iradesini, gücünü ve kazandığını dikkate alır.

BAKARA 286’NIN SONUCU

Bu nedenle Bakara 284'ü Bakara 286'dan koparmamak gerekir.

Pasajın sonunda insan şöyle dua eder:

“Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi sorumlu tutma.”

Ardından:

“Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmeyeceği yükü yükleme.”

Ve sonrasında:

“Bizi bağışla, bizi bağışla, bize merhamet et.”

Bu bütünlük bize önemli bir perspektif kazandırır.

Kur’an'ın ortaya koyduğu Allah tasavvuru, insanın zihnine istemeden düşen her düşünceyi otomatik olarak suç haline getiren bir anlayış değildir.

Fakat aynı zamanda insanın iç dünyasını sorumluluktan tamamen bağımsız da bırakmaz.

Çünkü insanın gizli dünyası da Allah'ın bilgisindedir.

Buradaki temel ayrım şudur:

Zihne gelen ile benimsenen aynı değildir.

Beliren ile kazanılan aynı değildir.

Düşünmek ile iradeli olarak yönelmek aynı değildir.

SONUÇ: ALLAH NİYETLERİMİZDEN Mİ HESAP SORACAK?

Bakara 284'ü, insanın aklından geçen her düşüncenin otomatik olarak hesaba dönüşmesi şeklinde okumak, ayeti Kur’an'ın diğer sorumluluk ilkelerinden koparmak olur.

Kur’an bir yandan insanın iç dünyasının Allah'ın bilgisi dışında olmadığını bildirirken, diğer yandan insanın gücü, iradesi ve kazandığı üzerinden sorumluluk taşıdığını ortaya koyar.

Dolayısıyla mesele yalnızca zihinden geçen düşünce değildir.

Asıl mesele, insanın neyi benimsediği, neyi beslediği, neyi savunduğu ve hangi yönelişi kendi tercihiyle kazandığıdır.

İnsanlardan saklanabilirsin.

Kendi gerçekliğini bile gizleyebilirsin.

Fakat Allah'ın bilgisinden çıkamazsın.

Bakara 284'ün sarsıcı mesajı tam da burada ortaya çıkar:

İnsanların gördüğü kişi olmakla, Allah'ın bildiği kişi olmak aynı şey değildir.

Ve insanın asıl sınavı, zihninden ne geçtiğinden çok, kalbinin neyi kazandığında ve iradesiyle hangi yöne yöneldiğinde ortaya çıkar.

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣