RASÛLE İTAAT Mİ, DİN ADAMLARINA İTAAT Mİ?
RASÛLE İTAAT Mİ, DİN ADAMLARINA İTAAT Mİ? Şeytanın Yolun Tam Ortasına Kurduğu En Sinsi Tuzak Kur’an’a göre din, Allah’ın dinidir. Hüküm koyma yetkisi Allah’a aittir. O hâlde en kritik sorulardan biri şudur: “Rasûle itaat edin” emri, gerçekten rasûlün Allah’tan getirdiği vahye itaati mi ifade eder; yoksa yüzyıllar sonra ortaya çıkan din adamlarına, mezhep imamlarına ve onların aktardığı rivayetlere itaati mi? İşte asıl kırılma noktası buradadır. Çünkü tarih boyunca insanlara doğrudan, “Allah’ın hükmünü bırakın, bizim hükmümüze uyun” denildiğinde bunun kabul edilmesi kolay değildir. Bunun yerine çok daha tehlikeli bir yöntem geliştirilmiştir: Önce din adamı, rasûlün temsilcisi ilan edilir. Sonra rasûle itaat, din adamına itaate dönüştürülür. Böylece Allah’ın kitabına yönelmesi gereken insan, farkına bile varmadan kullara bağlanır. Kur’an ise bu tehlikeye karşı son derece açık bir ölçü koyar: “Allah’a itaat edin, Rasûle itaat edin...” Burada dikkat edilmesi gereken temel ...