KUR’AN’A ÇAĞIRIYORSUN, AMA CEVAP HEP BAŞKA YERDEN GELİYOR
KUR’AN’A ÇAĞIRIYORSUN, AMA CEVAP HEP BAŞKA YERDEN GELİYOR Kur’an’a çağırıyorsun. Karşındaki cevap veriyor: “Ama peygamber şöyle…” Bir ayet gösteriyorsun: “Ama hadis var, şöyle…” Kur’an’dan bir hüküm ortaya koyuyorsun: “Âlimler böyle açıklamış.” Bir başka ayet getiriyorsun: “Mezhep böyle söylüyor.” Sonra farkında olmadan tartışmanın konusu Kur’an olmaktan çıkıyor. Çünkü Kur’an konuşulurken, Kur’an’ın yanına sürekli başka belirleyiciler getiriliyor. Peki temel soru şu: Din adına son sözü kim söyleyecek? Kur’an bu soruyu oldukça açık sorar: “Allah’tan başka bir hakem mi arayayım? Oysa size Kitab’ı açıklanmış olarak indiren O’dur.” En‘âm 6:114 Buradaki mesele bir insanın tarihsel olarak ne söylediğini araştırmak değildir. Mesele, Allah’ın indirdiği Kitab’ın din konusunda yeterli bir ölçü olup olmadığıdır. Çünkü Kur’an kendisini yalnızca okunacak bir metin olarak tanıtmaz. Kendisine uyulmasını ister: “Rabbinizden size indirilene uyun; O’ndan başka velilere uyma...