Kayıtlar

peygamber düşmanları etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

YALDIZLI HADİSLERİN VAHYİ

Resim
  YALDIZLI HADİSLERİN VAHYİ: ŞEYTANIN DOSDOĞRU YOL ÜZERİNDEKİ OYUNU Şeytanın insanı nasıl saptıracağını Kur’an açıkça anlatıyor. Fakat dikkat çekici olan, şeytanın her zaman insanı doğrudan kötülüğe çağırmamasıdır. Bazen hakikate benzeyen, süslü, etkileyici ve dinî bir görüntü taşıyan sözler üzerinden insanı saptırır. Şeytanın kendi ağzından aktarılan şu söz bunun çarpıcı ifadesidir: “Andolsun, beni saptırmana karşılık, ben de onlar için Senin dosdoğru yolunun üzerinde oturacağım.” “Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredenlerden bulamayacaksın.” A‘râf 7:16-17 Demek ki şeytanın hedefi yalnızca insanı dosdoğru yoldan uzaklaştırmak değildir. Daha dikkat çekici olan, dosdoğru yolun üzerine oturmaktır. Peki bu nasıl gerçekleşir? SÜSLÜ SÖZLERLE SAPTIRMA Kur’an bu konuda son derece dikkat çekici bir ifade kullanır: “Böylece biz her nebiye insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Onlardan bazıları diğerlerine aldatm...

Nebilerin Düşmanı ŞEYTANLAR

Resim
  DİNDE SÖZ SAHİBİ Kİ? Yaldızlı Sözler, Şeytanî Vahiy ve Allah’ın Hüküm Yetkisi Kur’an’ın ortaya koyduğu temel gerçeklerden biri şudur: Din konusunda nihai söz sahibi Allah’tır. Çünkü: “Hüküm yalnız Allah’ındır.” Yûsuf 12:40 Allah’ın hüküm koyma yetkisini başkasına devretmesi söz konusu değildir. Bu nedenle bir insanın, bir din adamının, bir mezhebin veya herhangi bir otoritenin Allah’ın söylemediği bir şeyi din adına hüküm hâline getirmesi , Kur’an’ın çok ciddi biçimde uyardığı bir alandır. Kur’an soruyu açıkça sorar: “Yoksa onların, Allah’ın izin vermediği şeyleri kendileri için dinde yasa yapan ortakları mı var?” Şûrâ 42:21 Demek ki mesele yalnızca Allah’a inanmak değildir. Allah’ın din koyma yetkisini gerçekten yalnız Allah’a bırakıp bırakmadığımızdır. ÂDEM’E VERİLEN EMİR VE ŞEYTANIN YÖNTEMİ Âdem kıssasında Allah açık bir emir verir: “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette yerleşin ve orada dilediğiniz yerden bol bol yiyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimler...