Söylenmeyene İnanmak mı, Söyleneni Görmezden Gelmek mi?

 



Söylenmeyene İnanmak mı, Söyleneni Görmezden Gelmek mi?

Kur'an'da defalarca "Allah'a itaat edin ve Resule itaat edin." emri geçer. Ancak çoğu zaman şu soru sorulmaz:

Resule itaat, Resul'ün şahsına mı; yoksa Allah'tan getirdiği mesaja mı itaattir?

Kur'an'ın cevabı nettir.

Son Nebi şöyle der:

"De ki: Ben size 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum; gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben yalnızca bana vahyedilene uyuyorum." (En'âm 6:50)

"De ki: Ben size ancak vahyedilenle öğüt veriyorum." (Enbiyâ 21:45)

"De ki: Ben peygamberlerden türemiş bir kişi değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyuyorum..." (Ahkâf 46:9)

Resul'ün ölçüsü kendi sözü değil, Allah'ın vahyidir. O, insanları kendisine değil; Allah'ın indirdiğine çağırmıştır. Bu nedenle Resule itaat, onun getirdiği vahye itaattir.

Nebi hayattayken insanlar vahyi doğrudan ondan öğreniyor, sorularını ona soruyor ve Allah'ın indirdiği hükümleri onun tebliğiyle alıyorlardı. Nebi'nin vefatıyla birlikte vahiy tamamlandı; geriye ise Allah'ın koruması altındaki Kitap kaldı.

Kur'an, kendi niteliğini şöyle açıklar:

"Sana bu Kitab'ı, her şey için bir açıklama, bir hidayet, bir rahmet ve Müslümanlara bir müjde olarak indirdik." (Nahl 16:89)

"Allah size Kitab'ı ayrıntılı kılınmış olarak indirmişken, O'ndan başka bir hakem mi arayayım?" (En'âm 6:114)

"...Biz Kitap'ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık..." (En'âm 6:38)

Eğer Allah, indirdiği Kitabı "her şey için bir açıklama", "ayrıntılı kılınmış" ve "hiçbir şeyi eksik bırakmayan" bir kitap olarak tanıtıyorsa, müminin ilk güveneceği kaynak da bu Kitap olmalıdır.

Buna rağmen Kur'an'da "Hadislere uyun." şeklinde açık bir emir gösterilemezken, "Allah'a ve Resule itaat edin." emri çoğu zaman Kur'an'ın dışındaki rivayetlere mutlak bağlılığın delili olarak sunulmaktadır.

Oysa Resul'ün kendi beyanı açıktır:

"Ben yalnızca bana vahyedilene uyuyorum."

Öyleyse bugün Resule uymak, onun uyduğu vahye uymak değil midir?

Asıl soru şudur:

Söylenmeyene inanmak mı, yoksa Allah'ın söylediğini görmezden gelmek mi?

Hakikati arayan herkes, cevabı önce Allah'ın kitabında aramalıdır.


UYARI / HATIRLATMA


Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür.

Lütfen her ifadeyi Kur’an’ın bütünüyle değerlendirin; ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın. 

Hakikatin tek ölçüsü Allah’ın kitabıdır. Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir.

Diğer kategorize edilmiş yazılarımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣