Kur’an’da Cehennem Tasvirleri

 


Kur’an’da Cehennem Tasvirleri: Ahiret Mekânından Dünyadaki Bilinç Çöküşüne

Giriş: Kur’an Neyi Tasvir Eder?

Kur’an’daki cehennem anlatıları çoğu zaman sadece geleceğe ait fiziksel bir mekân gibi okunur. Oysa ayetlerin dili dikkatle incelendiğinde cehennem; sadece gidilecek bir yer değil, yaşanan bir hâl, bilincin, ahlakın ve hakikat algısının çöküşü olarak sunulur. Kur’an, insanın şu anda dünyada deneyimlediği psikolojik ve ahlaki süreçleri "cehennem diliyle" anlatır. Bu bir benzetme değil; dünya ve ahiretin aynı hakikatin iki farklı boyutu olduğu gerçeğidir.


1. Cehennem "Yakmak"tan Önce "Şaşırtır"

Kur’an’da cehennem bedeni yakmadan önce zihni ve istikamet algısını dağıtır. Müddessir Suresi 28. ayette geçen “Ne bırakır ne geri çevirir” ifadesi, fiziksel bir ateşten ziyade insanı olduğu hâlde tutmayan ve eski (fıtratındaki) hâline döndürmeyen bir süreci tarif eder. Bu, geri dönüşü olmayan bir bilinç kaybıdır. Hakikati defalarca görüp inkâr eden, yanlışta ısrar eden zihin, bir süre sonra uyarıya karşı duyarsızlaşır ve kendi karanlığında hapsolur.

2. Kalbe Çıkan Ateş (Nâr): Yakıcı Gerçeklik

Kur’an’da "nâr" sadece dışsal bir unsur değildir. Hümeze Suresi 6-7. ayetlerde şöyle buyurulur:

“Onların ateşi, Allah’ın tutuşturduğu ateştir; kalplere kadar yükselir.”

Buradaki ateş, deriyle sınırlı kalmaz; niyetleri, kibri ve iç dünyayı hedef alır. Dünyadaki karşılığı; kibrin insanı içten içe tüketmesi, hasedin bir kurdu andırır şekilde ruhu kemirmesidir. İçinde öfke ve nefret yakan, aslında kendi cehenneminin hammaddesini taşımaktadır.

3. Sekar: İnsanlığın Kavrulması

Kur’an’daki en sarsıcı kavramlardan biri Sekar’dır. Müddessir Suresi 29. ayette bu ateşin “beşeri kavurduğu” söylenir. Burada "insan" yerine "beşer" (deri/dış görünüş) kelimesinin seçilmesi manidardır. Sekar; vicdanın köreldiği, merhametin silindiği ve ahlaki sınırların eridiği bir hâli temsil eder. Bir kişi biyolojik olarak yaşıyor olsa da, eğer insanî özünü yitirmişse, onun "beşerliği" Sekar’da yanmış demektir.

4. Zakkum ve Hamîm: Acı Gerçeklikten Beslenmek

Duhan Suresi'nde geçen Zakkum, günahkârın yiyeceğidir. Açlığı doyurmaz, aksine acıyı artırır. Bu, dünyada zulümle beslenen, yalanla güç devşiren ve yanlış alışkanlıklarla ayakta kalmaya çalışan ruhun sembolüdür. Hamîm (Kaynar Su) ise Muhammed Suresi 15. ayette tasvir edildiği üzere "bağırsakları parça parça eder." Bu, bastırılmış gerçeklerin ve inkâr edilmiş hakikatlerin, yüzleşme anında kişide yarattığı şok dalgasıdır. Yıllarca kaçılan gerçeğin bir anda patlak vermesi, ruhsal bir parçalanmadır.

5. Dar Mekân ve Prangalar: Kendi Yaptığının Esiri Olmak

Cehennem bir "daralma" mekânıdır. Furkan Suresi 13. ayette, suçluların dar bir yere atıldıkları ve orada yok olmayı istedikleri anlatılır. Bu, geniş ufuklara sahip olması gereken insan ruhunun, maddeye ve bencilliğe hapsolmasıdır.

“Onları zincirler ve bukağılar içinde görürsün.” (İnsan, 4)

Kur’an bu bağları dışarıdan takılmış gibi anlatmaz; çoğu yerde insanın kendi elleriyle boynuna doladığı yükler olarak tasvir eder. Dünyadaki karşılığı; bağımlılıklar, hırslar ve çıkar ilişkileridir. Cehennem, özgürlüğün tamamen kaybıdır.

6. Yakıtı İnsanlar Olan Ateş

Bakara Suresi 24. ayette ateşin yakıtının “insanlar ve taşlar” olduğu söylenir. Bu, cehennemin dışarıdan bir enerjiyle değil, bizzat insanın ürettiği kötülükle ve tapındığı cansız metalarla (putlaştırılan nesnelerle) beslendiğini gösterir. İnsan, dünyada neyi "odun" olarak toplarsa, ahirette onunla ısınır veya yanar.

7. Varlıktan Pişmanlık Duyuş

Cehennem bilincinin son aşaması, var olmanın ağırlığını taşıyamamaktır. Nebe Suresi 40. ayetteki o meşhur feryat: “Keşke toprak olsaydım!” ifadesi, insanın öz-saygısını tamamen yitirdiği ve bilincini yok etmek istediği o korkunç depresif finali anlatır.


Sonuç: Cehennem Nerede Başlar?

Kur’an’a göre cehennem; inkârın başladığı yerde başlar, ahlaki duyarsızlığın yerleştiği yerde büyür ve uyarıya kulak tıkanınca kaçınılmaz olur. Ahiret, bu sürecin son perdesi ve "görünür" hâlidir. Kur’an cehennemi anlatırken aslında modern insana şu aynayı tutar: “Bak, bu karanlık hâli şu an kendi içinde inşa ediyorsun. Öte dünya, senin burada ördüğün kozanın tamamlanmış halinden başka bir şey değildir.”


UYARI / HATIRLATMA


Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür.

Lütfen her ifadeyi Kur’an’ın bütünüyle değerlendirin; ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın. 

Hakikatin tek ölçüsü Allah’ın kitabıdır. Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir.

Diğer kategorize edilmiş yazılarımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣