Yazı, Adalet ve İlahi Eğitim 📖
📖 Yazı, Adalet ve İlahi Eğitim
Kur’an’ın en uzun ayeti; bir mucize anlatmaz, bir peygamber kıssası tasvir etmez veya metafizik bir sahne kurgulamaz. Bakara Suresi 282. ayet, borç alıp verirken yazmayı emreder. Bu tercih, başlı başına sarsıcı bir mesajdır: Vahiy, insanın en çok tökezlediği, nefsin en çıplak kaldığı yere inmiştir: Menfaat ilişkileri.
1. En Uzun Ayetin Ekonomiyle İmtihanı
Borç; güveni sınar, güç dengelerini açığa çıkarır ve hafızayı zorlar. Kur’an bu noktada duygusallığa yer bırakmaz: “Yazın” der, “Şahit tutun” der, “Üşenmeyin” der.
Bu sadece teknik bir muhasebe düzeni değildir; bu, adaletin kurumsallaşmasıdır. Hemen birkaç ayet öncesinde faizin (riba) kesin bir dille yasaklanması (Bakara 275-279), 282. ayeti daha anlamlı kılar.
Kur’an, sömürü düzenini yıkarken yerine sadece "sadaka" gibi gönüllü yardımları değil, hukukla korunan, faizsiz bir borçlanma sistemini koyar.
2. “Yazmak” Ne Anlama Gelir?
Arapça “ketebe” kökü sıradan bir fiil değildir. Kitap, Katip, Mektup ve “Kutibe aleykum” (farz kılındı) kelimeleri aynı kökten beslenir. Yani yazmak = hükme bağlamak = sorumluluğu sabitlemek demektir.
Söz duygusaldır, yazı bağlayıcıdır. Hak, kayıtla korunur.
Bu kayıt bilinci, Nisa 58’deki “Emanetleri ehline verin ve adaletle hükmedin” emrinin pratikteki karşılığıdır. Borç ilişkisinde "katip" (yazıcı), adaletin tarafsız hakemidir.
3. Kadın Şahit Meselesi ve Bağlam
Ayet içindeki iki kadın şahit meselesi, ontolojik bir değer tartışması değil, o dönemin ticari pratikleriyle ilgili bir güvenlik mekanizmasıdır.
Kadınların ticari hayattaki deneyiminin kısıtlı olduğu bir vasatta, Kur’an bir "hatırlatma sistemi" kurar. Amaç değer biçmek değil, adaleti garanti altına almak ve hak kaybını önlemektir.
4. Ölçü, Tartı ve Şeffaflık
Kur’an ekonomiyi bir bütün olarak ele alır. Mutaffifin Suresi'nde ölçü ve tartıda hile yapanları uyaran ilahi irade, Bakara 282 ile bu ahlakın "denetlenebilir" bir sistem haline gelmesini ister.
Ayetteki "Aranızda devrettiğiniz peşin ticaret olursa yazmamanızda günah yoktur" istisnası, İslam hukukunun hayatın olağan akışıyla ne kadar uyumlu olduğunun kanıtıdır. Kur’an hayatı zorlaştırmaz; riski yönetir.
5. Asıl Zirve: “Allah Size Öğretiyor”
Ayetin sonunda pedagojik bir patlama yaşanır:
“Allah’tan sakının. Allah size öğretiyor. Allah her şeyi bilendir.”
Borç yazımını anlatan bir metin neden böyle biter? Çünkü mesele sadece rakamlar değildir; mesele bilinç inşa etmektir. Burada üçlü bir yapı vardır:
- Takva: Öğrenmeye ve dürüstlüğe açıklık.
- İlahi Öğretim: Ekonominin bile vahyin eğitim alanında olması.
- İlahi Bilgi: Her kaydın asıl kopyasının Allah katında olması.
6. Vahyin Ekonomi Öğretisi
Bu ayet şunu ilan eder: İman, romantik bir güven değil, şeffaf bir sistem kurmaktır. “Bize güvenmiyor musun?” sözü, hukuku devre dışı bırakmak isteyen şeytani bir manipülasyondur. Kur’an kişileri değil, sistemi ve hakkı korur.
7. Günümüze Bakan Yüzü: Toplumsal Çürüme
Bugün yaşadığımız; yazısız ortaklıklar, sözlü borçlar ve resmiyetten kaçan ticaret anlayışı bu ayetin ruhuna aykırıdır. Toplumların çürümesi ekonomik ahlaktan başlar. Şirk sadece puta tapmak değildir; haksız kazancı putlaştırmak ve gücü hukukun yerine koymak da bir nevi şirktir.
Sonuç
Bakara 282 bize şunu öğretir: Secde eden bir toplum olmak yetmez; adil kayıt tutan bir toplum olmak gerekir. Dindarlık, sadece alındaki secde izi değil, altına imza atılan kağıttaki dürüstlüktür. Allah burada sadece hüküm koymaz; medeniyetin anahtarı olan "yazı ve adalet" ilişkisini bizzat öğretir.
UYARI / HATIRLATMA

Yorumlar
Yorum Gönder