Haber Vermek ve Şirk

 


Haber Vermek ve Şirk: Bilginin Kaynağı Üzerinden Tevhid Eleştirisi


Şirk, Yanlış Kaynaktan Bilgi Almaktır

Kur’an’da şirk çoğu zaman putlara tapmak üzerinden anlatılır; ancak daha derin bir okumada, şirkin asıl mahiyetinin otoriteyi yanlış yere vermek olduğu görülür. Bu otoritenin en kritik alanı ise bilgi ve haberdir. Çünkü insan, neye inanacağını, neye güveneceğini ve nasıl yönleneceğini aldığı “haber” üzerinden belirler.

Fâtır Suresi 14. ayet, bu noktada çarpıcı bir teşhis koyar:

“Eğer onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler. İşitmiş olsalar bile size cevap veremezler. Kıyamet günü, kendilerine yakıştırdığınız şirki reddederler. Sana, Her Şeyden Haberdar Olan’ın haber verdiği gibi hiç kimse haber veremez.”

Bu ayet, şirki sadece bir tapınma biçimi olarak değil, bilgiye dair bir sapma olarak ele alır.


1. Çağrı ve Haber Arasındaki İlişki

Ayet “çağırmak” fiiliyle başlar. Çağrı, aslında bir iletişim beklentisidir. İnsan, çağırdığı varlıktan bir karşılık, bir yönlendirme, bir haber bekler.

Ancak ayet üç aşamalı bir kopuş gösterir:

  1. İşitmezler

  2. İşitseler bile cevap veremezler

  3. Kıyamet günü şirki reddederler

Bu, şu anlama gelir:
Şirk koşulan varlıklar, bilgi akışının öznesi değildir. Ne algılama kapasiteleri vardır ne de anlamlı bir karşılık üretme yetileri.

Dolayısıyla sorun sadece “tapmak” değil, haber beklemek, rehberlik ummak, hakikat bilgisi atfetmektir.


2. Şirk = Yetkisiz Kaynağı Bilgi Otoritesi Yapmak

Kur’an’da “haber” (نَبَأ / خَبَر) kavramı, sıradan bir bilgi aktarımı değildir. Haber:

  • Görünmeyeni açar

  • Sonucu bildirir

  • Hakikatle yüzleştirir

  • Sorumluluk doğurur

Bu yüzden Kur’an kendisini sık sık “haber” olarak tanımlar.

Ayetin son cümlesi bu noktada belirleyicidir:

“Sana, Her Şeyden Haberdar Olan’ın haber verdiği gibi hiç kimse haber veremez.”

Burada şirkin tanımı netleşir:
Her şeyden haberdar olmayanı, haberdar gibi kabul etmek.

Bu ister bir put olsun, ister bir kişi, ister bir ideoloji, ister bir gelenek…
Eğer bir şey:

  • Görmediği halde biliyor sanılıyorsa

  • Yetkisi olmadığı halde hüküm veriyorsa

  • Hakikatin kaynağı gibi konumlandırılıyorsa

orada şirk vardır.


3. Kıyamet Günü: Bilgi İddialarının Çöküşü

Ayetin en sarsıcı kısmı şudur:

“Kıyamet günü, kendilerine yakıştırdığınız şirki reddederler.”

Yani insanlar adına konuştuğunu sandıkları, adlarına hüküm verdiklerini düşündükleri varlıklar, bu iddiayı reddedecektir.

Bu, şunu gösterir:
Şirk, sadece yanlış bir inanç değil; asılsız bir bilgi isnadıdır.

İnsan, bir varlığa “sen biliyorsun”, “sen görüyorsun”, “sen hükmediyorsun” dediğinde, aslında onun adına bir haber üretmektedir. Kıyamet günü ise bu haberin yalan olduğu açığa çıkar.


4. Tevhid: Bilgiyi Kaynağına İade Etmek

Tevhid, sadece “Allah birdir” demek değildir.
Tevhid:

  • Bilgiyi doğru kaynağa bağlamaktır

  • Haberi yetkili olandan almaktır

  • Görmeyene gayb isnat etmemektir

Bu yüzden ayet, eleştiriyi putlardan çok insana yöneltir:
“Yakıştırdığınız şirki…”

Şirk, çoğu zaman insanın yakıştırmasıdır; olmayan bir bilgi yetkisini, olmayan bir kudreti, olmayan bir farkındalığı atfetmesidir.


Sonuç: En Büyük Şirk, Hakikat Yerine Rivayetle Yetinmektir

Fâtır 14 bize şunu öğretir:
Şirk, sadece secdeyle değil; kulakla başlar. Yanlış yere kulak vermekle, yanlış kaynaktan haber almakla…

Ve ayet, güçlü bir ilkeyle kapanır:
Hakikat, ancak Her Şeyden Haberdar Olan’dan gelir.

Onun dışındaki her “haber”, sınırlıdır;
Onun dışındaki her otorite, tartışmalıdır;
Onun dışındaki her mutlaklık iddiası ise şirke açılan bir kapıdır.

UYARI / HATIRLATMA


Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür.

Lütfen her ifadeyi Kur’an’ın bütünüyle değerlendirin; ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın. 

Hakikatin tek ölçüsü Allah’ın kitabıdır. Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir.

Diğer kategorize edilmiş yazılarımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣