Şeytanın Dostluğu ve Bir Baba–Oğul Kopuşu
İbrahim’in Babasıyla Kopuşu Üzerinden Hakikatin Sürgünü
Hakikat Neden En Yakından Kovulur?
Kur’an’da şeytanın dostluğu, çoğu zaman metafizik bir tehdit gibi algılanır. Oysa Kur’an bu dostluğu soyut bir günah listesiyle değil, somut insan ilişkileri üzerinden anlatır. Şeytanın dostluğu bazen bir putun arkasında değil; bir babanın otoritesinde, bir geleneğin dokunulmazlığında, bir “benden uzak dur” cümlesinde gizlidir.
Meryem Suresi, Nebimiz İbrahim ile babası arasında geçen kısa ama derin diyalogla, hakikatin nasıl aile içinden sürgün edildiğini gözler önüne serer.
1. Şeytan: Bir Varlık Değil, Bir Yönelim
Kur’an’da şeytan, sadece metafizik bir düşman değil; hakikatten kopuşun adıdır. Şeytanın gücü zorlamadan değil, gerekçelendirmeden gelir. O, yanlışı süsler; geleneği kutsar; alışkanlığı dokunulmaz hâle getirir.
Bu nedenle şeytanın dostu olmak, bilinçli bir isyan değil; sorgulamadan vazgeçmiş bir sadakattir.
Nebimiz İbrahim’in kıssasında şeytanın dostluğu, putlarda değil; putları sorgulayana gösterilen tahammülsüzlükte ortaya çıkar.
2. İbrahim’in Dili: İsyan Değil, Şefkat
İbrahim, babasına bağırmaz. Hakaret etmez. Ayetlerde sürekli “yâ ebetî” (babacığım) hitabını kullanır. Bu hitap, Kur’an’da bilinçli bir tercihtir. Çünkü mesele çatışma değil; uyandırmadır.
İbrahim’in soruları nettir:
-
Duymayan,
-
Görmeyen,
-
Fayda vermeyen
şeylere neden kulluk ediyorsun?
Bu sorular, putları değil; zihinsel konforu kırar. İşte tam bu noktada şeytanın dostluğu devreye girer. Çünkü şeytan, yanlışın sorgulanmasına tahammül edemez.
3. “Şeytana Kulluk Etme” Uyarısı ve Kırılma Anı
İbrahim’in en kritik cümlesi şudur:
“Babacığım! Şeytana kulluk etme. Çünkü şeytan Rahmân’a isyan etmiştir.”
Bu cümle bir tekfir değildir. Bir dışlama değildir. Bir yön uyarısıdır. İbrahim, babasına kim olduğunu değil, nereye baktığını sorar.
Ama şeytanın dostluğu, bu uyarıyı bir merhamet çağrısı olarak değil; otoriteye saldırı olarak algılar.
4. Meryem 46: Tehdit ve Mesafe
“Benden Uzak Dur”
Babadan gelen cevap nettir:
“Eğer vazgeçmezsen seni taşlarım.
Benden uzak dur.”
Ayetin Arapça ifadesi (vahcurnî meliyyâ), geçici bir öfke değil; bilinçli ve süreklilik içeren bir kopuşu anlatır. Bu cümle şunu söyler:
-
Hakikatle arama mesafe koy,
-
Bu sözle bana yaklaşma,
-
Bu bilinç benim dünyamda barınamaz.
Burada kovulan İbrahim’in bedeni değil; sözüdür. Baba, oğlunun varlığına değil; onun hakikat taşıyıcılığına tahammül edemez.
Bu, şeytanın dostluğunun tipik refleksidir:
İkna edemeyince susturur.
Çürütemeyince uzaklaştırır.
5. Şeytanın Dostluğu Neyi Korur?
Bu sahne bize önemli bir tespiti gösterir:
Şeytanın dostluğu, yanlışı değil; statükoyu korur.
-
Ataların dini sorgulanmasın,
-
Otorite tartışılmasın,
-
Alışkanlık rahatsız edilmesin.
Bu yüzden hakikat, önce “saygısızlık”, sonra “tehdit”, en sonunda da istenmeyen misafir ilan edilir.
“Benden uzak dur” cümlesi, hakikate karşı kurulan en steril savunmadır. Şiddet kadar kaba değildir; ama en az onun kadar etkilidir.
6. İbrahim’in Cevabı: Kovulurken Bile Safını Bozmamak
Sahnenin en çarpıcı yeri burasıdır. Kovulan, tehdit edilen, dışlanan İbrahim şöyle der:
“Selam sana. Senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim.”
Hakikat terk edilmez,
ama merhamet de terk edilmez.
Bu, Allah’ın dostluğunun ölçüsüdür. Şeytanın dostluğu insanı sertleştirir; Allah’ın dostluğu insanı dengeye getirir.
7. En Rahatsız Edici Tespit:
Şeytanın Dostluğu En Çok Ailede Güçlenir
Kur’an’ın bu kıssayı bir baba–oğul ilişkisi üzerinden anlatması tesadüf değildir. Çünkü şeytanın en güvenli alanı:
-
“Bizim ailede böyledir,”
-
“Atalarımızdan böyle gördük,”
-
“Bize yakışmaz,”
cümlelerinin arasıdır.
Hakikat, yabancıdan gelirse tartışılır;
ama evin içinden gelirse sürgün edilir.
Sonuç: Hakikatle Uzak Durmak mı, Hakikatle Yalnız Kalmak mı?
Meryem 46, bize şunu sorar:
“Benden uzak dur” diyen bir otorite mi,
yoksa hakikatle birlikte yalnız kalmak mı?
Nebimiz İbrahim’in cevabı nettir.
O, evsiz kalır;
ama yönsüz kalmaz.
Çünkü Kur’an’a göre asıl sürgün, bir evden değil;
hakikatten uzak düşmektir.
UYARI / HATIRLATMA

Yorumlar
Yorum Gönder