Midenin Suskunluğu, Vahyin Sesi

 


Midenin Suskunluğu, Vahyin Sesi: Ramazan’ın Anlam Dünyası

Ramazan çoğu zaman “oruç ayı” olarak anılır. Oysa Kur’an-ı Kerim Ramazan’ı tanımlarken söze oruçla değil, vahiy ile başlar:

“Ramazan ayı ki onda Kur’an indirildi…” (Bakara 2:185)

Bu tercih tesadüf değildir. Önce mesaj gelir, sonra o mesaja uygun bir hazırlık başlar. Oruç, vahyin indiği ayda insanın kendini o mesaja açması için yapılan bilinçli bir hazırlıktır. Açlık burada amaç değil; anlamı daha berrak duyabilmek için yapılan bir arınmadır.


1. Vahiy ve İdrak: Zihni Arındırmak

Ramazan, beden üzerinden ruhu eğiten bir süreçtir. Günlük hayatın yoğunluğu, alışkanlıklar ve bitmeyen meşguliyetler zihni sürekli doldurur. Oruç ise bu akışı yavaşlatır.

Oruç bir tür zihinsel arınmadır. Mideyi boşaltmak, zihni de gereksiz gürültüden arındırır. Açlık, insanın dikkatini dağıtan fazlalıkları azaltır. Böylece vahyin sesi daha belirgin hale gelir.

Açlık burada bir hedef değil, bir hazırlıktır. İnsan, bedenini disipline ederek kalbini dinlemeyi öğrenir. Ramazan bu yönüyle, insanın kendini yeniden ayarladığı bir zaman dilimidir.


2. Takva: Özdenetim Sanatı

Bakara 2:183’te orucun amacı şöyle ifade edilir:

“Umulur ki sakınırsınız.”

Buradaki “umulur ki” ifadesi çok önemlidir. Oruç otomatik olarak bir sonuç üretmez; bir imkân sunar. Sonuç, insanın bu imkânı nasıl değerlendirdiğine bağlıdır.

Takva sadece “günahlardan kaçınmak” değildir. Aynı zamanda bilinçli bir farkındalık halidir. İnsan, en temel ihtiyacı olan yeme ve içmeyi belli bir süre erteleyebiliyorsa, öfkesini, dilini, niyetini de kontrol edebilir.

Oruç pasif bir açlık değil, aktif bir irade eğitimidir. Kişi her an bilinçli bir tercihte bulunur. Bu yönüyle oruç, insanın kendini yönetme becerisini güçlendirir.


3. Kolaylık İlkesi ve Fıtratın Korunması

Ramazan ayetlerinde dikkat çekici bir ifade yer alır:

“Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez.” (Bakara 2:185)

Oruç gibi zahiren zor görünen bir ibadetin ortasında bu cümlenin yer alması, dinin temel yönünü gösterir: merhamet.

Hasta ve yolcu için ruhsat verilmesi, insanın sınırlarının dikkate alındığını gösterir. Ayrıca Bakara 2:184’te geçen:

“Ona zorlanarak dayanabilecek olanlar üzerine bir yoksul doyumu fidye vardır.”

ifadesi, sürekli güçsüzlük yaşayanlar için bir kolaylık kapısı açar.

Burada amaç ibadeti hafife almak değil; insanı dayanamayacağı bir yük altında bırakmamaktır. Din insan içindir; insan din için değil. İnsan bedeniyle, sağlığıyla, şartlarıyla bir bütündür ve ilahî düzen bu bütünlüğü gözetir.


4. Oruç: Kul ile Allah Arasında Bir Sır

Oruç, diğer ibadetlerden farklı olarak büyük ölçüde gizlidir. Namazda bir duruş, zekâtta bir verme eylemi vardır. Oruçta ise “yapmama” vardır.

Kimsenin görmediği bir yerde su içmemek, insanın kendi vicdanıyla kurduğu en dürüst ilişkidir. Bu yönüyle oruç, samimiyetin sınandığı bir alandır.

Bir davranışı göstermek kolaydır; fakat bir davranıştan vazgeçmek daha zordur. Oruç, görünmeyen bir sadakati temsil eder. İnsan, sadece Allah’ın bildiği bir tercih yapar. Bu da orucu, içtenliğin en saf biçimlerinden biri haline getirir.


5. Bireysel Arınmadan Toplumsal Adalete

Oruç bireyin midesinde başlar, fakat toplumun sofrasında tamamlanır. Açlık yaşayan kişi, yoksulluğu artık sadece bir bilgi olarak değil, bir deneyim olarak hisseder.

Ramazan sonunda verilen fitre ve artan yardımlaşma, bu ibadetin toplumsal boyutunu gösterir. Eğer açlık, insanı başkasını doyurmaya yöneltmiyorsa, oruç sadece fiziksel bir perhiz olarak kalır.

Gerçek oruç, merhameti harekete geçirendir. Açlık, insanı başkasının ihtiyacına karşı daha duyarlı hale getirir. Böylece bireysel arınma, toplumsal adaletle tamamlanır.


6. Zamanın Vahiy ile Değer Kazanması

Zaman kendi başına nötrdür. Onu değerli kılan, içinde gerçekleşen olaydır. Ramazan’ın kıymeti, Kur’an’ın bu ayda indirilmiş olmasından gelir.

Kadir Gecesi’nin “bin aydan hayırlı” oluşu, nicelikten çok nitelik vurgusudur. Vahyin hayata dokunduğu bir an, vahyin olmadığı uzun bir süreden daha değerlidir.

Ramazan bu yönüyle, zamanın nasıl anlam kazandığını gösteren bir örnektir. Takvimdeki bir ay, vahiy sayesinde insanın hayatını dönüştüren bir döneme dönüşür.


Sonuç

Ramazan sadece aç kalma süreci değildir. Oruç, insanın biyolojik ihtiyaçlarını bir süreliğine paranteze alarak, kendisinin sadece bedenden ibaret olmadığını keşfetme yolculuğudur.

Bu yolculukta rehber açlık değil; açlığın hazırladığı zemine inen vahiydir.
Mide sustuğunda, kalp daha net duyar. Gürültü azaldığında, hakikat daha berrak görünür.

Nihayetinde oruç, insanın kendini yeniden tanımasıdır:
Hem acziyetini hem iradesini, hem ihtiyacını hem de sorumluluğunu fark etmesidir.

UYARI / HATIRLATMA


Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür.

Lütfen her ifadeyi Kur’an’ın bütünüyle değerlendirin; ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın. 

Hakikatin tek ölçüsü Allah’ın kitabıdır. Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir.

Diğer kategorize edilmiş yazılarımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣