“De ki…” ile Başlayan Bir Tevhid Dersi
“De ki…” ile Başlayan Bir Tevhid Dersi
De ki: “Ben de sizin gibi bir beşerim. Bana vahyolunuyor ki, sizin ilahınız bir tek ilahtır. Öyleyse doğrudan O’na yönelin ve yalnızca O’ndan bağışlanma dileyin. Müşriklerin vay haline!” Fussilet 6
Bu ayet, tek başına okunduğunda bile en az dört katmanlı bir kırılma üretir. Kur’an’ın başka yerlerinde defalarca tekrarlanan bir hattı burada kristal berraklığıyla görürüz.
1. “De ki” – Konuşan Kim, Sözü Kimin?
Bu, Kur’an’da tesadüfi bir anlatım değildir. Şu gerçeği sabitler:
-
Nebî kaynak değildir
-
Nebî söz üretmez
-
Nebî aktarıcıdır
Bu yapı, şu ayetlerle birebir örtüşür:
“Ben kendiliğimden konuşmam. O (Kur’an), bana vahyedilenden başkası değildir.”(Necm 53:3–4)
“Eğer bize isnat ederek bazı sözler uydursaydı, onu mutlaka yakalardık…”(Hâkka 69:44–46)
2. “Ben de sizin gibi bir beşerim” – Kutsallaştırmayı Kıran Cümle
Kur’an’da tekrar tekrar gelir:
“De ki: Ben de sizin gibi bir beşerim…”(Kehf 18:110)
“Muhammed ancak bir resuldür. Ondan önce de resuller gelip geçmiştir.”(Âl-i İmrân 3:144)
Burada hedef alınan şey şudur:
-
Peygamberi tanrısal bir ara varlık haline getirmek
-
Ona ilahî yetkiler yüklemek
-
Tevhidi, kişiler üzerinden delmek
3. “Bana vahyolunuyor ki…” – Ayrımın Net Çizgisi
Burada ayet kritik bir ayrım yapar:
-
Beşerlik → Nebî’ye ait
-
Vahiy → Allah’a ait
Bu ayrım karıştığında tarih boyunca şu sapmalar oluşmuştur:
-
Beşer olanı ilahlaştırmak
-
Vahyi kişiselleştirmek
-
Sözü kutsal kişiyle eşitlemek
Kur’an buna izin vermez:
“Biz, her resule: ‘Benden başka ilah yoktur, bana kulluk edin’ diye vahyettik.”(Enbiyâ 21:25)
4. “Sizin ilahınız bir tek ilahtır” – Tevhidin Çekirdeği
Kur’an’da “ilah” kelimesi, sadece tapınılan putlar için değil:
-
Korkulan
-
Mutlak itaat edilen
-
Hayatı belirleyen
-
Hüküm koyan
her şey için kullanılır.
“Hevasını ilah edinen kimseyi gördün mü?”(Câsiye 45:23)
5. “Öyleyse doğrudan O’na yönelin” – Aracıları Yıkan Emir
Burada geçen yönelme (istikamet) çağrısı, dolaylı değil doğrudandır.
Benzer vurgu:
“Yalnız Sana kulluk eder, yalnız Senden yardım dileriz.”(Fâtiha 1:5)
“Allah’ı bırakıp kendilerine ne zarar ne fayda veremeyen şeylere dua ederler.”(Yûnus 10:18)
6. “Yalnızca O’ndan bağışlanma dileyin” – Yetki Meselesi
Bağışlama, Kur’an’da ilahî yetkinin en net göstergesidir:
“Günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir?”(Âl-i İmrân 3:135)
Bu nedenle:
-
Bağışlama yetkisini bir kişiye, makama, sisteme vermek→ şirk alanıdır
7. “Müşriklerin vay haline!” – Şirkin Tanımı Genişliyor
Ayet burada ani bir sertlik değiştirir. Neden?
Çünkü şirk:
-
Sadece puta secde etmek değildir
-
Sadece çok tanrı inancı değildir
Kur’an’a göre şirk:
-
Allah’a ait yetkileri bölüştürmek
-
Tevhidi sembolik bırakıp hayatı parçalamak
-
Beşeri ilahî konuma taşımak
“Onların çoğu Allah’a iman ederler ama müşrik olarak.”(Yûsuf 12:106)
SONUÇ: Ayetin Bütüncül Mesajı
Bu ayet bize şunu yapar:
-
Nebî’yi ilahlıktan arındırır
-
Vahyi merkeze koyar
-
Tevhidi teoriden hayata taşır
-
Şirki dar kalıplardan çıkarır
Ve şunu söyler:
“Peygamberi yüceltmek istiyorsan, onu ilahlaştırma.Vahye kul ol.”
UYARI / HATIRLATMA

Yorumlar
Yorum Gönder