Hakikati Perdeleyen Akıl

 


Hakikati Perdeleyen Akıl ve İnkârın Zihinsel Mekanizması

Kur’an-ı Kerim, insanı yalnızca davranışlarıyla değil; o davranışları üreten zihinsel tutumlarla da yüzleştirir. İnkârı, sadece “inanmamak” olarak değil; hakikati bilinçli biçimde yeniden yorumlama süreci olarak ele alır. Bu yaklaşımın en çarpıcı örneklerinden biri, Tûr Suresi 44. ayettir:

“Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, ‘üst üste yığılmış bulutlardır’ derler.”

Bu ayet, meselenin delil eksikliği değil, yorumlama niyeti olduğunu açıkça ortaya koyar.


1. Ayetin Söylediği Şey: Görmemek Değil, Görmek İstememek

Ayetin dikkat çekici yönü şudur:
İnkârcılar görmüyor değildir; aksine, son derece sarsıcı bir olaya bizzat tanık olurlar. Gökten düşen şey sıradan bir görüntü değil, ayetin ifadesiyle “kisfan”, yani bütünden kopmuş, ağır ve tehditkâr bir parçadır.

Buna rağmen verilen tepki nettir:

“Bu sadece üst üste yığılmış bir bulut.”

Burada inkâr, olayın varlığını değil; anlamını reddeder. Hakikat, zararsız bir açıklamanın içine gizlenir.


2. Kelimelerin Tanıklığı: Ayetin Dilsel Gücü

Kur’an’ın mesajı, seçtiği kelimelerle derinleşir:

  • Kisfan (كِسْفًا):
    Kopmuş parça, büyük ve sarsıcı bir kütle. Yani reddedilen şey küçük bir işaret değil, görmezden gelinemeyecek bir uyarıdır.

  • Merkûm (مَرْكُومٌ):
    Üst üste yığılmış, istiflenmiş. Bu kelime, sadece bulutları değil; inkârcının zihnindeki koruyucu perdeyi de anlatır. Tehlikeli gerçek, tanıdık ve güvenli bir kavramın altına gömülür.

Bu, bir hata değil; bilinçli bir sadeleştirme ve etkisizleştirme çabasıdır.


3. Kur’an’da Tekrar Eden Bir Tutum

Tûr 44, Kur’an’da yalnız değildir. Aynı zihinsel refleks, farklı surelerde tekrar eder:

  • Kamer Suresi 2. Ayet:
    Ay’ın yarılması gibi kozmik bir olay bile “süregelen bir sihir” diye etiketlenir. Olağanüstü olan, olağanlaştırılır.

  • Hicr Suresi 14–15. Ayetler:
    İnsan göğe yükseltilse bile, bu kez kendi gözlerini suçlar: “Herhalde gözlerimiz bağlandı.” Hakikat değil, algı reddedilir.

  • En‘âm Suresi 7. Ayet:
    Dokunulabilen bir kitap bile “sihir” denilerek geçersiz kılınır. Çünkü sorun delilde değil, onu kabul etmenin bedelindedir.

Bu ayetler birlikte şunu gösterir:
İnkâr, anlık bir tepki değil; tutarlı bir savunma sistemidir.


4. Psikolojik Okuma: Zihnin Kendini Koruma Refleksi

Tûr 44’te anlatılan durum, bugün “bilişsel çelişki” olarak bilinen mekanizmayla örtüşür:

  • Tehdit:
    İlahi bir uyarı, kişinin hayat tarzını ve sorumluluklarını sorgulatır.

  • Yeniden Çerçeveleme:
    Zihin bu tehdidi kabul ederse değişmek zorunda kalacaktır. Bu yüzden olayı, en az rahatsız eden etikete yerleştirir: “Doğal bir olay.”

  • Rahatlama:
    Hakikat “bulut”a dönüştüğü anda, hesap verme duygusu dağılır.

Bu nedenle ayet, inkârı cehaletle değil; konforu koruma iradesiyle açıklar.


5. Günümüze Bakan Yüzü

Ayetin mesajı sadece geçmişe ait değildir. Bugün de aynı refleks sürmektedir:

  • Vicdanı sarsan bir iç boşluk → “Psikolojik durum”

  • Evrendeki hassas düzen → “Tesadüf”

  • Ahlaki çözülme → “Kültürel değişim”

Hakikat yok sayılmaz; zararsızlaştırılır.


Sonuç

Tûr Suresi 44. ayet bize şunu öğretir:

Hakikat, görmek isteyene küçük bir işarette bile yeterlidir.
Kaçmak isteyene ise gökyüzü parçalansa bile yetmez.

İman, gözle ilgili bir mesele değildir.
İman, hakikatin gerektirdiği bedeli göze alabilme meselesidir.

UYARI / HATIRLATMA


Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür.

Lütfen her ifadeyi Kur’an’ın bütünüyle değerlendirin; ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın. 

Hakikatin tek ölçüsü Allah’ın kitabıdır. Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir.

Diğer kategorize edilmiş yazılarımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣