Dil Bir İğne, Servet Bir Sütun

 


Dil Bir İğne, Servet Bir Sütun

Hemz Kökünün Kurduğu Gizli Sistem

Kur’an’da üç ayrı yerde karşımıza çıkan aynı kök, tek bir ahlâkî hastalığın farklı tezahürlerini gösterir:
Kur’an-ı Kerim’de Mü’minûn 23:97 (şeytanın dürtmesi), Kalem 68:11 (karakterin bozulması) ve Hümeze 104:1 (sosyal şiddet).

Bu üç kullanım ortak bir eksene oturur: itici, dürtücü ve yaralayıcı temas.

Ancak mesele sadece bir kelime kökü değildir. Bu, şeytandan servete, servetten mimariye kadar uzanan bir ahlâk zinciridir.


1. “Hemz”: Fiziksel Değil, Psikolojik İtme

Arapçada “hemz”, bir şeyi sertçe dürtmek, batırmak demektir. Fonetik olarak boğazın derininden patlayarak çıkar. Bu ses, dilin bir ok gibi fırlatılmasını simgeler.

Şeytanın “Hemezâtı”

Mü’minûn 23:97’de geçen “hemezât”, şeytanın zihne yaptığı mikro müdahalelerdir:

  • İçten içe dürten,

  • Huzuru bozan,

  • Küçük ama sürekli rahatsız eden fısıltılar.

Bu aşama görünmezdir. Henüz toplumsal bir zarar yoktur. Sadece bir zihinsel kayma vardır.


“Hemmaz”: Dürtünün Karaktere Dönüşmesi

Kalem 68:11’de “hemmaz” artık bir sıfattır.
Yani dürtü alışkanlık olmuş, alışkanlık karaktere dönüşmüştür.

Bu kişi:

  • Sürekli iğneler,

  • Sürekli küçümser,

  • Sürekli itibarsızlaştırır.

Şeytanın zihne yaptığı dürtü, insanın başkasına yaptığı bir ahlâk biçimine dönüşmüştür.


“Hümeze”: Sosyal Linç Kültürü

Hümeze Suresi bu sürecin toplumsal patlamasını gösterir:

“Vay haline her hümeze ve lümezenin!”

“Hümeze” yüzüne karşı yaralayan,
“Lümeze” arkasından çekiştirendir.

Bu noktada artık mesele bireysel değildir.
Dil, toplumu parçalamaya başlamıştır.


2. Servetle Bağlantı: Dil Neden Zehirlenir?

Hümeze Suresi hemen ardından şu profili çizer:

“O ki malı toplayıp sayar durur.”

Bu tesadüf değildir.

Güven Krizi

Malı toplayan ve sayan kişi, ontolojik güvenini paraya bağlar.
Ölümlü olduğunu bildiği hâlde, sayılarla sonsuzluk vehmi üretir.

Üstünlük Yanılsaması

Servet yükseldikçe, çevresindekiler aşağıya itilmek istenir.
“Yükselmek” ile “başkasını itmek” aynı psikolojik zeminde buluşur.

Dil burada:

  • Servetin bekçisi,

  • Kibrin sözcüsü,

  • Güç gösterisinin silahı olur.

Şaşırtıcı olan şu:
Dil yaralamaya başladığında, sorun dilde değil; dayanılan yerdedir.


3. “Hutame”: Semantik Adalet

Surenin devamında ceza “Hutame” olarak tanımlanır.

“Hutame”, kırıp parçalayan demektir.

Dünyada başkalarının onurunu kıran,
ahirette kırıcı bir ateşle karşılaşır.

Ve bu ateşin en çarpıcı özelliği şudur:

“Kalplere tırmanır.”

Suç dilde başlamış gibi görünür;
ama kökü kalpteki kibirdir.

Bu yüzden ceza kalbi hedef alır.

Bu, kelime kökü üzerinden işleyen bir ilâhî adalet mimarisidir.


4. Sütunların Metafiziği: “Fi ‘Amadin Mumeddedeh”

Surenin son sahnesi ürperticidir:

“Uzatılmış sütunlar arasında.”

Sütun, mimari gücü temsil eder.
Yükseklik, görkem, dayanıklılık…

Mimari Kibirden Mahpusluğa

Dünyada:

  • Yüksek sütunlu yapılar,

  • Uzatılmış makamlar,

  • Bitmeyen projeler…

Ahirette:

  • Uzatılmış sütunlar arasında kapatılma.

“Mumeddedeh” (uzatılmış) kelimesi sadece fiziksel uzunluğu değil,
uzatılmış emelleri de çağrıştırır.

Hiç bitmeyecekmiş gibi kurulan hayaller,
kişiyi kuşatan parmaklıklara dönüşür.

Servetle yükselme arzusu,
sütunlar arasında hapsolma ironisine dönüşür.


5. Büyük Bağlantı: Şeytan – Dil – Servet Üçgeni

Süreç zincirleme işler:

  1. Şeytan dürter (hemezât).

  2. İnsan bunu huy edinir (hemmaz).

  3. Toplumun onurunu parçalar (hümeze).

Bu yıkımın yakıtı:

  • Güç tutkusu,

  • Servet güveni,

  • Sonsuzluk vehmidir.


Sonuç: Kalbin Limanı Dili Belirler

Dil, kalbin hangi limana sığındığının en büyük nişanesidir.

Eğer kalp mala dayanıyorsa,
dil başkalarını iten bir iğneye dönüşür.

Eğer kalp Allah’a dayanıyorsa,
dil yaraları saran bir şifaya dönüşür.

Hemz kökü bize şunu öğretir:

Şeytan zihni dürter,
servet kalbi büyütür,
dil toplumu yaralar,
ateş kalbi yakar.

Ve bütün bu sistem tek bir yerden başlar:

Kalbin neye yaslandığından.


UYARI / HATIRLATMA


Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür.

Lütfen her ifadeyi Kur’an’ın bütünüyle değerlendirin; ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın. 

Hakikatin tek ölçüsü Allah’ın kitabıdır. Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir.

Diğer kategorize edilmiş yazılarımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣