ECRİNİ KİMDEN ve NE OLARAK BEKLİYORSUN?


ECRİNİ KİMDEN BEKLİYORSUN?

Kur'an'ın Nebileri İnsanlardan Ücret İstemezdi

Uydurulan din anlayışının en büyük tahrifatlarından biri, dini bir geçim kapısına dönüştürmesidir. Oysa Kur'an'ın anlattığı nebiler hakikati satmadılar. Vahyi pazarlamadılar. İnsanların cebine değil, Allah'ın vaadine baktılar. Onlar davetlerini ücret karşılığı yapmadılar; çünkü hakikat satılık değildir.

Bu yüzden Kur'an'da aynı cümle, beş ayrı nebînin diliyle tekrar edilir:

"Ben buna karşılık sizden hiçbir ecr istemiyorum. Benim ecrim ancak âlemlerin Rabbi Allah'a aittir."

(Şuarâ 26:109, 127, 145, 164, 180)

Bu tekrar tesadüf değildir. Allah, tebliğin bir ticaret olmadığını zihinlere kazımaktadır.

Bu ilke yalnızca nebilere ait değildir. Kur'an, hidayete uyulacak kimselerin en belirgin vasfını da aynı ölçüyle tanımlar:

"Sizden hiçbir ücret istemeyenlere uyun; onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir."

(Yâsîn 36:21)

Demek ki Kur'an'a göre güvenilir davetçinin ilk alameti, insanlardan bir karşılık beklememesidir.

Hakikat Satılık Değildir

"Ecr", yapılan işin karşılığı demektir. Nebiler yaptıkları davetin karşılığını insanlardan istemediler. Çünkü vahiy ücret karşılığı okunmaz, anlatılmaz ve dağıtılmaz. Allah'ın ayetleri dünyalık menfaat için kullanılmaz.

Bugün ise din adına konuşan nice yapı; önce maaşını, makamını, unvanını, gelirini ve nüfuzunu güvence altına almak istemektedir. Kur'an'ın ölçüsü ise bambaşkadır.

Allah şöyle buyurur:

"Allah'ın ayetlerini az bir bedel karşılığında satmayın."

(Bakara 2:41)

Ve yine:

"Allah'ın ayetlerini az bir bedel karşılığında satmayın; yalnız Benden sakının."

(Mâide 5:44)

Kur'an'ın dili açıktır. Allah'ın ayetleri dünyalık kazancın aracı yapılamaz. Vahiy; makam, şöhret ve servet üretmek için indirilmedi.

Dini Menfaat Aracı Yapmanın Ağır Bedeli

Kur'an, ayetleri maddî çıkar uğruna kullananları sadece ahlâkî olarak eleştirmez; bunun ahiretteki sonucunu da açıkça bildirir:

"Allah'ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyip de onu az bir pahaya satanlar var ya, işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmazlar..."

(Bakara 2:174)

Bu son derece çarpıcı bir benzetmedir. İnsanların verdiği ücret aslında kazanç değildir; ateştir. Dünyalık menfaat uğruna vahyi araç hâline getirmek, kişinin kendi elleriyle cehennem ateşini satın almasıdır.

Buna karşılık Allah, kullarına gerçek kazançlı ticareti de haber verir:

"Ey iman edenler! Sizi elem dolu bir azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi? Allah'a ve Rasulü'ne iman eder, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla mücadele edersiniz..."

(Saff 61:10-11)

Kur'an'ın sunduğu ticaret; para kazandıran değil, insanı elem dolu azaptan kurtaran ticarettir. Bir tarafta ateş kazandıran alışveriş, diğer tarafta cenneti kazandıran alışveriş vardır.

Allah'ın Ecri Ebedîdir

Kur'an, mümini insanlardan ücret bekleyen değil; yalnızca Allah'tan ecr bekleyen bir kişilik olarak yetiştirir.

Çünkü Allah hiçbir emeği karşılıksız bırakmaz.

"Kim zerre kadar hayır işlerse onu görür. Kim de zerre kadar kötülük işlerse onu görür."

(Zilzâl 99:7-8)

Ve yine:

"Allah, muhsinlerin ecrini zayi etmez."

(Yusuf 12:90)

İnsanların vereceği ücret sınırlıdır.

Alkış biter.

Makam sona erer.

Maaş kesilir.

Şöhret unutulur.

Fakat Allah'ın ecri tükenmez.

İnsanların ödülü dünyada kalır; Allah'ın ödülü ise hem dünyayı hem de ahireti kuşatır.

Büyük Kurtuluş

İşte Kur'an'ın yönelttiği temel soru budur:

Sen yaptığın iyiliğin karşılığını kimden bekliyorsun? İnsanlardan mı, Allah'tan mı?

Nebilerin cevabı açıktır:

"Benim ecrim yalnızca Allah'a aittir."

Kur'an'ın cevabı da aynıdır.

Allah'ın en büyük vaadi, yalnızca O'nun rızasını gözetenler içindir:

"Allah, mümin erkeklere ve mümin kadınlara altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaat etmiştir. Allah'ın rızası ise hepsinden daha büyüktür. İşte büyük kurtuluş budur."

(Tevbe 9:72)

İnsanların vereceği ücret geçicidir.

Allah'ın ecri ebedîdir.

İnsanların alkışı hissizdir.

Allah'ın rızası ise hepsinden daha büyüktür.

Dünyalık çıkar uğruna Allah'ın ayetlerini araç edinmek, sonunda ateşi kazanmaktır.

Yalnızca Allah'tan ecr beklemek ise insanı elem dolu azaptan kurtaran, Allah'ın rızasına ve ebedî kurtuluşa ulaştıran yoldur.

Öyleyse ecrini maaştan, makamdan, şöhretten ve insanların övgüsünden değil; yalnızca Allah'tan bekle.

Çünkü nebilerin yolu buydu.

Kur'an'ın çağrısı budur.

Ve büyük kurtuluşun yolu da budur.

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣