Kur'an'da Giydirilen İnsan

 


Kur'an'da Giydirilen İnsan

Kur'an İnsanı Neden Sürekli Elbiselerle Anlatıyor?

Giriş

Kur'an'da elbise denildiğinde çoğumuzun aklına kumaştan yapılmış giysiler gelir. Oysa Kur'an'ın kullandığı kelimeler dikkatle incelendiğinde, elbisenin yalnızca bedeni örten bir giysi olmadığı görülür.

Kur'an bazen geceye "elbise" der.

Bazen eşe "elbise" der.

Bazen takvaya "elbise" der.

Hatta açlık ve korkunun bile insana giydirildiğini söyler.

Bu ilk bakışta şaşırtıcıdır.

Çünkü açlık giyilmez.

Korku giyilmez.

Gece giyilmez.

Eş giyilmez.

Öyleyse Kur'an neden hepsi için aynı düşünceyi kullanmaktadır?

Bu sorunun cevabı bizi Kur'an'ın insan anlayışına götürür.

Kur'an'a göre insan yalnızca beden değildir. İnsan, Allah'ın kendisini kuşatan çeşitli koruyucu örtüler içinde yaşar. Bu örtüler bazen görünür, bazen görünmezdir. Her biri insanı farklı bir yönden korur.

Kur'an'daki elbise kavramları birlikte okunduğunda, Allah'ın insan için kurduğu büyük koruma düzeni ortaya çıkmaktadır.


Allah İnsanı Sürekli Giydiriyor

Kur'an'da elbiseyle ilgili farklı kelimeler kullanılır.

  • Libâs

  • Hımâr

  • Cilbâb

  • Serâbîl

Bunların hiçbiri rastgele seçilmiş değildir.

Her biri insanın farklı bir yönünü koruyan ayrı bir örtüyü anlatır.

En ilginç olan ise şudur:

Kur'an hiçbir zaman insanı tamamen çıplak bırakmaz.

İnsan mutlaka bir şey tarafından kuşatılır.

Ya rahmetle…

Ya aileyle…

Ya takvayla…

Ya geceyle…

Ya da korku ve açlıkla…

Asıl soru şudur:

Bugün seni hangi elbise kuşatıyor?


1. Libâs: İnsanın İç Dünyasını Kuşatan Elbise

Libâs, Kur'an'da geçen en geniş anlamlı elbise kelimesidir.

Sadece giyilen giysiyi anlatmaz.

İnsanı kuşatan, koruyan ve huzur veren her şeyi anlatır.

Eşler Birbirinin Libâsıdır

"Onlar sizin için bir elbisedir; siz de onlar için bir elbisesiniz." (Bakara 2/187)

Kur'an burada evliliği tarif ederken "elbise" kelimesini seçiyor.

Neden?

Çünkü elbise;

  • korur,
  • örter,
  • ısıtır,
  • yakınlaştırır,
  • eksikleri gizler,
  • insanı yalnız bırakmaz.

İşte Kur'an'a göre eş de böyledir.

Eş yalnızca aynı evi paylaşan kişi değildir.

İnsanın yalnızlığını örten,

kırgınlığını saklayan,

güven veren,

huzur sağlayan en yakın örtüdür.

Bu yüzden Kur'an "birbirinizi sevin" demekten önce,

"birbirinizin elbisesisiniz" demektedir.


Gece de Bir Elbisedir

"Geceyi sizin için elbise yaptık." (Nebe 78/10)

Gece neden elbise olsun?

Çünkü gece;

  • gözleri dinlendirir,
  • bedeni dinlendirir,
  • gürültüyü örter,
  • hareketi azaltır,
  • insanı dış dünyanın yorgunluğundan uzaklaştırır.

Gece bütün insanlığı örten ortak bir örtüdür.

İnsan geceye girmez.

Gece insanı örter.


Açlık ve Korku da Elbise Olabilir

"Allah onlara açlık ve korku elbisesini tattırdı." (Nahl 16/112)

Bu ayet Kur'an'ın en çarpıcı anlatımlarından biridir.

İnsan korkuyu yaşayabilir.

Ama Kur'an bununla yetinmez.

"Korku elbisesini giydi" der.

Çünkü bazen korku insanın bütün hayatını sarar.

  • Yüzüne yansır.
  • Konuşmasına yansır.
  • Kararlarına yansır.
  • Hayata bakışına yansır.

Artık korku gelip geçen bir duygu değildir.

İnsanın üzerine giydiği görünmez bir elbise olmuştur.

Aynı durum açlık için de geçerlidir.

Yoksulluk bazen sadece mideyi değil,

bütün hayatı kuşatır.


2. Hımâr: Mahremiyeti Koruyan Örtü

Kur'an'ın kullandığı ikinci kelime hımârdır.

"...Başörtülerini (humur) yakalarının üzerine örtsünler..." (Nûr 24/31)

Hımâr kelimesinin kökü "örtmek" anlamına gelir.

Aynı kökten gelen "hamr", aklı örttüğü için bu isimle anılır.

Demek ki hımârın temel düşüncesi örtmektir.

Burada amaç yalnızca başı örtmek değildir.

Kur'an insana bir mahrem alan vermektedir.

İnsan her yönünü herkesin önüne sermemelidir.

Her düşüncesini,

her duygusunu,

her özelini,

herkese açmamalıdır.

Mahremiyet utanılacak bir şey değildir.

Allah'ın insana verdiği bir emanettir.

Hımâr, işte bu emaneti koruyan örtüdür.


3. Cilbâb: Toplum İçinde Koruyan Elbise

Ahzâb Suresi'nde şöyle buyrulur:

"Dış elbiselerini üzerlerine almaları, tanınmaları ve incitilmemeleri için daha uygundur." (Ahzâb 33/59)

Burada geçen kelime cilbâbdır.

Ayet gerekçesini kendisi açıklamaktadır.

"Tanınmaları ve incitilmemeleri..."

Demek ki cilbâbın amacı yalnızca örtmek değildir.

Korumaktır.

Kur'an, insanın toplum içinde de korunmasını ister.

İnsan yalnızca bedeniyle değil,

kişiliğiyle tanınmalıdır.

İnsan yalnızca dış görünüşüyle değerlendirilmemelidir.

Cilbâb insana şunu öğretmektedir:

"Bana bedenim üzerinden değil,

kişiliğim üzerinden yaklaş."


4. Serâbîl: Bedeni Koruyan Elbise

Kur'an bir başka kelime daha kullanır.

Serâbîl.

"Allah size sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar var etti." (Nahl 16/81)

Burada artık manevî değil,

bedensel koruma anlatılmaktadır.

İnsan güneş altında korunur.

Soğukta korunur.

Savaşta korunur.

Allah yalnızca ruhu korumaz.

Bedeni de korur.

İnsana korunmayı öğretir.

Koruyacak araçlar verir.

Bu da Kur'an'ın insanı her yönüyle düşündüğünü göstermektedir.


Takva: Elbiselerin En Hayırlısı

Kur'an bütün bu anlatımı tek cümlede özetler.

"Takva elbisesi ise daha hayırlıdır." (A'râf 7/26)

Takva görülmez.

Fakat bütün elbiseleri değerli yapan odur.

Takvasını kaybeden kişi,

en güzel giysileri giyse bile korunamaz.

Çünkü gerçek koruma,

önce Allah'a karşı duyulan sorumluluk bilincidir.

Takva insanın gönlünü örter.

Nefsini korur.

Aklını korur.

Davranışlarını korur.

Bu yüzden Kur'an onu "en hayırlı elbise" olarak tanımlar.


Şeytan İnsanın Hangi Elbisesini Çıkardı?

Kur'an şöyle buyurur:

"Şeytan, anne ve babanızın elbiselerini çıkararak kendilerine ayıp yerlerini gösterdi." (A'râf 7/27)

Bu ayet çoğu zaman yalnızca beden elbisesi olarak anlaşılmıştır.

Oysa hemen önce Allah şöyle buyurmaktadır:

"Takva elbisesi daha hayırlıdır."

Bu iki ayet birlikte okunduğunda önemli bir gerçek ortaya çıkar.

Şeytanın amacı yalnızca bedeni açmak değildir.

İnsanı koruyan örtüleri birer birer çıkarmaktır.

Önce takva zayıflar.

Sonra haya azalır.

Mahremiyet kaybolur.

Aile zayıflar.

Toplumda saygı azalır.

İnsan kendini koruyamaz hâle gelir.

En sonunda da Kur'an'ın haber verdiği başka bir elbiseyi giymeye başlar:

Açlık...

Korku...

Güvensizlik...

Yalnızlık...

Bunlar da insanın üzerine geçirilen görünmez elbiselerdir.


Sonuç: Sen Hangi Elbiseyi Giyiyorsun?

Kur'an'ın anlattığı elbiseler yalnızca dolapta duran giysiler değildir.

İnsan;

gecenin elbisesini giyer.

Ailenin elbisesini giyer.

Takvanın elbisesini giyer.

Mahremiyetin elbisesini giyer.

Toplum içinde saygınlığın elbisesini giyer.

Koruyucu nimetlerin elbisesini giyer.

Ya da bunları kaybedince;

korkunun,

açlığın,

yalnızlığın,

günahın elbisesini giymeye başlar.

Belki de Kur'an'ın sorduğu en önemli sorulardan biri şudur:

"Bugün üzerinde hangi elbise var?"

Çünkü insan, yalnızca kumaşla değil; inancıyla, ahlakıyla, ailesiyle, mahremiyetiyle ve Allah'ın kendisine verdiği koruyucu nimetlerle giyinir. Kur'an'ın elbise dili, aslında insanın nasıl korunacağını anlatan büyük bir hidayet dersidir.

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣