KUR'AN'DA KONUŞTURULAN ŞEYTAN

 


KUR'AN'DA KONUŞTURULAN ŞEYTAN

İNSANIN ATEŞ YAPISININ TEMSİLİ BİR ANLATIMI MI?

Kur'an okunurken ve onun evrensel hitabı üzerinde düşünülürken sorulması gereken en önemli sorulardan biri şudur:

Kur'an her anlattığını tarihsel, biyolojik ve bağımsız bir karakter olarak mı sunar; yoksa insanın iç dünyasındaki hakikatleri görünür kılmak için zaman zaman kişileştirme (teşhis) sanatını mı kullanır?

Kur'an'ın üslubu incelendiğinde ikinci yöntemin sıkça kullanıldığı görülür. Şehirler konuşur, organlar şahitlik eder, nefis kendini kınar, gök ve yer Allah'ın emrine cevap verir, cehennem "Daha yok mu?" diye seslenir.

Bu anlatımların amacı fiziksel varlıkların biyografisini öğretmek değil, insanın anlayışını derinleştirmektir.

Bu açıdan bakıldığında İblis ve şeytan kıssası da yalnızca dışarıda yaşayan metafizik bir varlığın hikâyesi olarak değil, insanın kendi iç dünyasında sürekli yaşanan ahlaki mücadelenin temsili bir anlatımı olarak da okunabilir.

Bu yaklaşım, Kur'an'ın insanı kendi nefsiyle yüzleştiren pedagojik yöntemini daha görünür hâle getirir.


Kur'an'da Konuşturulan Yapılar

Kur'an birçok yerde soyut gerçekleri veya sistemleri konuşturur.

  • Nefis kendini kınar. (Kıyâme 75:2)
  • Gök ve yer "İsteyerek geldik." der. (Fussilet 41:11)
  • Cehennem "Daha yok mu?" diye sorar. (Kâf 50:30)
  • Eller, ayaklar ve deriler konuşur. (Fussilet 41:20-21)
  • Yeryüzü haberlerini anlatır. (Zilzâl 99:4)

Bütün bunlar Kur'an'ın güçlü edebî anlatım tekniklerinden biridir.

Öyleyse şu soru doğal olarak ortaya çıkar:

İblis de insanın içindeki kibri, isyanı, hasedi ve öfkeyi konuşturan temsili bir anlatım olabilir mi?


"Beni Ateşten Yarattın"

İblis şöyle der:

"Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." (A'râf 7:12)

Geleneksel anlayış bunu iki farklı türün yaratılışı olarak okur.

Ancak sembolik okumada burada dikkat çeken nokta maddenin kendisi değil, temsil ettiği karakterdir.

Kur'an'da ateş yalnızca fiziksel bir unsur değildir.

Ateş aynı zamanda;

  • öfkeyi,
  • kibri,
  • taşkınlığı,
  • yıkıcılığı,
  • kontrolsüz gücü,
  • tüketerek var olmayı,
  • hasedi,
  • isyanı

çağrıştıran güçlü bir semboldür.

Toprak ise;

  • üretkenliği,
  • bereketi,
  • tevazuyu,
  • sabrı,
  • olgunlaşmayı,
  • hayat vermeyi,
  • dengeyi,
  • esnekliği

temsil eder.

İnsan, bu iki eğilimi birlikte taşır.

Şems Suresi bunu şöyle açıklar:

"Nefse fücurunu da takvasını da ilham etti."

Yani insanın içinde hem ateş karakteri hem de fıtrat karakteri bulunmaktadır.


Secde Etmeyen Kimdir?

Allah'ın "Âdem'e secde edin." emri, insan bedenine tapınmayı değil; Allah'ın insana verdiği ilme, iradeye ve emanete saygıyı ifade eder.

Secde etmeyen ise insanın içindeki ateş karakteridir.

Çünkü;

  • kibir eğilmez,
  • haset eğilmez,
  • öfke eğilmez,
  • benlik eğilmez.

Bakara 2:34 bunu tek cümlede özetler:

"Büyüklük tasladı (istekbere) ve inkârcılardan oldu."

Burada anlatılan yalnızca tarihsel bir olay değil; insanın her gün yaşayabileceği psikolojik bir süreçtir.

İnsan kibirlendiği her anda kendi içindeki İblis konuşmaya başlar.


"Beni Saptırmana Karşılık"

İblis'in ilk cümlesi dikkat çekicidir:

"Beni saptırmana karşılık..."

Burada sorumluluk Allah'a yüklenmektedir.

Bu, insan psikolojisinin en eski savunma mekanizmasıdır.

Suçu kendinde değil;

  • kaderde,
  • çevrede,
  • toplumda,
  • şeytanda,
  • hatta Allah'ta aramak...

Kur'an, bu zihniyeti İblis'in diliyle teşhir eder.

Buna karşılık Âdem ve eşi şöyle der:

"Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik." (A'râf 7:23)

İki karakter arasındaki fark budur.

Ateş karakteri suçlar.

Toprak karakteri sorumluluk alır.


Şeytanın Gücü Nedir?

Kur'an şeytanın insan üzerinde zorlayıcı bir gücü olmadığını açıkça bildirir.

İbrahim 14:22'de şeytan şöyle konuşur:

"Benim sizin üzerinizde hiçbir zorlayıcı gücüm yoktu. Ben sadece sizi çağırdım; siz de bana uydunuz."

Bu ifade son derece önemlidir.

Demek ki şeytan zorlamaz.

Sadece çağırır.

Çünkü çağrıyı kabul edecek eğilim zaten insanın içinde bulunmaktadır.

  • Haset çağırır.
  • Kibir çağırır.
  • Öfke çağırır.
  • İntikam çağırır.
  • Şehvet çağırır.

Kararı ise insan verir.


Nas Suresi Ne Anlatıyor?

Nas Suresi'nde şeytan;

"İnsanların göğüslerine vesvese veren."

olarak tanıtılır.

Ardından bunun;

"Cinlerden de insanlardan da"

olabileceği belirtilir.

Burada dikkat çekici nokta, vesvesenin dışarıdan zorlayıcı bir saldırı olarak değil, insanın göğsünde, yani karar merkezinde meydana gelen bir süreç olarak anlatılmasıdır.

Kur'an'ın odağı dışarıdaki görünmez varlıklar değil, insanın ahlaki tercihidir.


Şirkin Ürettiği Büyük Yanılgı

Kur'an'a göre mutlak güç yalnız Allah'a aittir.

Fakat zamanla şeytan, Allah'ın karşısında bağımsız bir kötülük gücü gibi tasavvur edilmeye başlanmıştır.

Bu anlayış farkında olmadan Allah'ın hükümranlığına ortak bir güç üretmektedir.

Oysa Kur'an'da şeytanın kendisi bile Allah'ın koyduğu sınırların dışına çıkamaz.

Onun zorlayıcı bir otoritesi yoktur.

En büyük silahı ise vesvese ve aldatmadır.


Ateş Yapısı ve Şeytanlaşmak

Kur'an'ın anlattığı şeytan kıssası, her insanın içinde yeniden yaşanmaktadır.

İçimizdeki ateş karakteri konuştuğunda şöyle der:

"Ben daha üstünüm."

"Ben haklıyım."

"Özür dilemeyeceğim."

"O bunu hak etti."

"Suç bende değil."

İnsan bu sesi vahyin rehberliğiyle susturamazsa, kendi elleriyle şeytanlaşmaya başlar.

Çünkü şeytanlık, önce bir karaktere dönüşür; sonra davranışlara yansır.


Sonuç

Kur'an'ın amacı bize görünmeyen bir varlığın biyografisini öğretmek değildir.

Asıl amaç, insanın içindeki kibri, hasedi, öfkeyi, benliği ve isyanı görünür kılmaktır.

İblis kıssası, insanın kendi nefsiyle yaptığı savaşın aynasıdır.

Her insanın içinde iki yapı konuşur:

Biri ateş gibi yakar, kibir üretir, suçunu başkasına yükler ve sürekli isyan eder.

Diğeri toprak gibi üretir, tevazu gösterir, hatasını kabul eder ve Allah'ın hidayetine teslim olur.

Kur'an'ın çağrısı açıktır:

İçinizde konuşan sesi tanıyın. Çünkü insanın en büyük düşmanı, çoğu zaman dışında değil; kendi içinde büyüttüğü ateş karakteridir.


UYARI / HATIRLATMA


Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür.

Lütfen her ifadeyi Kur’an’ın bütünüyle değerlendirin; ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın. 

Hakikatin tek ölçüsü Allah’ın kitabıdır. Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir.

Diğer kategorize edilmiş yazılarımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣