ONLARA BENZEME!
ONLARA BENZEME!
Allah’ın Ayetleriyle Alay Edilirken Susma!
Kur’an’ın uyarısı son derece açık:
“Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, onlar başka bir söze dalıncaya kadar onlarla oturmayın. Yoksa siz de onlar gibi olursunuz.”
Nisâ 4:140
Dikkat edin!
Allah burada yalnızca “onların söylediklerine katılmayın” demiyor.
“Onlarla oturmayın.”
Ve ardından çok daha ağır bir uyarı geliyor:
“Yoksa siz de onlar gibi olursunuz.”
Çünkü batılı sürekli dinlemek, ona itiraz etmeden yanında oturmak ve zamanla onu normal görmek insanı dönüştürür.
Bugün sorun tam da burada başlıyor.
Allah’ın ayetleri okunuyor; ardından bazıları çıkıp Allah’ın kitabına başka sözlerle müdahale ediyor.
Ayet açıkça bir şey söylüyor.
Fakat:
“Âlimler böyle açıklamış.”
“Mezhep böyle diyor.”
“Rivayetlerde şöyle geçiyor.”
“Bizim hocalarımız bunu böyle anlamış.”
denilerek Allah’ın sözünün üzerine insan sözleri konuluyor.
Sonra da Allah’ın kitabını değil, bu sözleri savunmaya başlıyorlar.
Peki Allah’ın sözü nerede?
Allah soruyor:
“Allah’tan başka bir söz mü arayayım? Oysa O, kitabı size ayrıntılı olarak indirmiştir.”
En‘âm 6:114
İşte mesele budur!
Allah’ın kitabı ortadayken din adına sürekli başka kaynaklar üretip sonra da insanları onlara çağırmak, Kur’an’ın ölçüsüyle sorgulanmalıdır.
Çünkü Allah şöyle buyuruyor:
“Yoksa Allah’ın izin vermediği bir dini onlara meşru kılan ortakları mı var?”
Şûrâ 42:21
Din Allah’ın dinidir.
Hüküm Allah’ındır.
Kitap Allah’ındır.
Öyleyse Allah’ın dinine Allah’ın izin vermediği sözleri ekleme yetkisini kim verdi?
“Ben sadece aktarıyorum” bahanesi
Dinin içine insan sözleri sokuluyor.
Sonra buna itiraz edilince:
“Ben sadece aktarıyorum.”
deniliyor.
Hayır!
Bir sözü dine aitmiş gibi sunuyorsan, onun hesabını vermek zorundasın.
Kur’an açıkça uyarıyor:
“Dillerinizin yalan yere nitelendirmesiyle ‘Şu helaldir, şu haramdır’ demeyin; Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz.”
Nahl 16:116
Allah’ın helal ve haram sınırlarını insanların belirlemesine izin yoktur.
Asıl tehlike: Allah’ın ayetini duyup başka söze yönelmek
Bir insan Allah’ın ayetini duyduğu hâlde:
“Benim hocam böyle diyor.”
“Bizim gelenekte böyle.”
“Büyüklerimiz böyle aktarmış.”
diyerek Allah’ın sözünü geri plana itiyorsa, burada ciddi bir problem vardır.
Çünkü Kur’an’ın istediği teslimiyet şudur:
“İşittik ve itaat ettik.”
Bakara 2:285
Ayet geldiğinde direnmek değil.
Ayet geldiğinde geleneği korumak için kıvırmak değil.
Ayet geldiğinde insan sözünü Allah’ın sözünün önüne geçirmek hiç değil.
Onlara benzeme!
Allah’ın ayetleriyle alay edilen yerde susup oturma.
Allah’ın ayetleri küçümsenirken bunu sıradanlaştırma.
Allah’ın kitabı yetersizmiş gibi başka sözleri dinin vazgeçilmez kaynağı hâline getiren anlayışa teslim olma.
Ve Allah’ın ayetini duyduğun hâlde insan sözünü savunmak için ayeti eğip bükme.
Çünkü uyarı açık:
“Onlar başka bir söze dalıncaya kadar onlarla oturmayın. Yoksa siz de onlar gibi olursunuz.”
Bugün herkes kendisine şu soruyu sormalı:
Ben Allah’ın ayetinin yanında mıyım, yoksa Allah’ın ayetinin üzerine çıkarılmış insan sözlerinin yanında mı?
Çünkü mesele sadece ne söylediğin değildir.
Kimin sözünü ölçü aldığındır.
Allah’ın sözü mü?
Yoksa insanların sözü mü?
Tercih senin.
Ama Kur’an’ın uyarısı nettir:

Yorumlar
Yorum Gönder