Samirinin Buzağısı ve Kapitalizm 🐮
🐮 Samirinin Buzağısı ve Kapitalizm
Kur'an'da Altının Tanrılaşması ve Modern Sermaye Düzeni
Kur'an kıssaları geçmişi anlatmak için değil, insanlığın değişmeyen zihinsel kalıplarını göstermek için anlatılır.
Nitekim;
"Andolsun onların kıssalarında akıl sahipleri için ibret vardır."(Yusuf 111)
Bu nedenle Samirî kıssası yalnızca İsrailoğullarının işlediği tarihsel bir putperestlik değildir.
Kur'an'ın anlattığı buzağı, aslında insanın Allah'ın yerine oturttuğu bütün güç merkezlerinin ortak adıdır.
Buzağı neden özellikle ALTINDAN yapıldı?
Kur'an ayrıntıları rastgele vermez.
Araf 148
Takılarından bir buzağı yaptılar.
Taha 87
Süs eşyalarını attık...
Yani put;
taştan değil
ağaçtan değil
altından yapılmıştır.
Çünkü altın;
- serveti,
- ekonomik gücü,
- ticareti,
- birikimi,
- zenginliği
temsil eder.
Bu ayrıntı son derece önemlidir.
İnsan ilk defa serveti kutsamaktadır.
Kur'an'da Servetin Tanrılaşması
Kur'an'ın birçok yerinde aynı zihniyet eleştirilir.
Karun
Kasas 76
Karun Musa'nın kavmindendi...
Karun'un problemi zengin olması değildir.
Problem;
servetin kendisini ilahlaştırmasıdır.
Kasas 78
Bu bana ancak bendeki bilgi sayesinde verildi.
Servetin kaynağı artık Allah değildir.
Kendi aklıdır.
Bugünkü kapitalist bireyciliğin temel sloganlarından biri de budur.
"Ben yaptım."
"Ben kazandım."
"Ben başardım."
Tekâsür
Tekasür Suresi bütünüyle sermaye yarışını anlatır.
Çokluk yarışı sizi oyaladı.
Buradaki "tekâsür"
yalnız para değildir.
Daha çok;
- daha fazla üretmek
- daha fazla büyümek
- daha fazla tüketmek
- daha fazla kazanmak
yarışıdır.
Modern kapitalizmin temel motoru tam da budur.
Hiç durmadan büyümek.
Hümeze Suresi
Kur'an ilk dönem Mekke kapitalizmini en sert biçimde eleştirir.
Mal toplayıp onu sayan...
(Hümeze 2)
Dikkat edilirse;
problem mal değildir.
Problemi oluşturan,
malın insanı tanımlayan değere dönüşmesidir.
Ardından şöyle der.
Malının onu ebedîleştireceğini sanır.
(Hümeze 3)
Kapitalizmin temel vaadi de budur.
Para;
güven verir.
Kimlik verir.
Statü verir.
Mutluluk verir.
Ölümsüzlük hissi verir.
Kur'an ise bunun bir yanılsama olduğunu söyler.
Buzağı neden "böğürüyor"?
Taha 88
Onlara böğüren bir buzağı çıkardı.
Kur'an,
"konuşan"
demiyor.
"Böğüren"
diyor.
Çünkü put,
hakikat üretmez.
Ses üretir.
Bugün de sermaye sistemi sürekli ses üretmektedir.
• reklamlar
• borsa haberleri
• ekonomik göstergeler
• piyasa yorumları
• tüketim kampanyaları
• sosyal medya
İnsan artık Allah'ın sesini değil,
piyasanın sesini dinlemektedir.
Buzağı hâlâ böğürmektedir.
Samirî'nin Büyük Başarısı
Samirî kimseye
"Allah'ı bırakın"
demedi.
Daha tehlikeli bir şey söyledi.
Taha 88
İşte sizin de Musa'nın da ilahı budur.
Yani;
Allah'ın yerine yeni bir tanrı üretmedi.
Allah'ın adını kullanarak
başka bir sistemi ilahlaştırdı.
İşte bütün çağların en büyük tehlikesi budur.
Kapitalizm de bunu yapıyor mu?
Kapitalizm tek tip değildir. Serbest piyasa, sosyal piyasa ekonomisi ve farklı uygulamalar vardır. Kur'an bunların isimlerini tartışmaz. Ancak şu soru sorulabilir:
Bir ekonomik düzen;
- insanın değerini servetiyle ölçüyorsa,
- sürekli tüketimi teşvik ediyorsa,
- sınırsız büyümeyi mutlak hedef hâline getiriyorsa,
- ahlaki sınırları kârlılığa feda ediyorsa,
o zaman Kur'an'ın eleştirdiği zihniyetle benzerlik taşır.
Bu benzerlik, sistem adından değil, değerler ve öncelikler düzeyinde ortaya çıkar.
Faiz Sistemi
Bakara 275
Allah alışverişi helal, faizi haram kıldı.
Faiz,
paranın üretmeden büyümesidir.
Kapitalist finans sisteminin önemli bölümü faiz üzerine kurulmuştur.
Kur'an ise
emeği,
üretimi,
paylaşmayı
öne çıkarır.
Servetin Dolaşımı
Haşr 7
Servet sadece zenginler arasında dolaşan bir güç olmasın diye...
Bu ayet olağanüstüdür.
Kur'an;
servetin merkezileşmesini istemez.
Sürekli aynı ellerde biriken sermaye,
Kur'an açısından toplumsal dengeyi bozar.
Bugün dünya ekonomisinin en önemli tartışmalarından biri de servet eşitsizliğidir.
İnsan mı Değerlidir, Sermaye mi?
Kur'an'ın temel sorusu budur.
Kapitalizm çoğu zaman soruyu tersine çevirir.
İnsan,
ekonominin hizmetine girer.
Kur'an ise;
ekonomiyi,
insanın hizmetine verir.
Samirî Bugün Nerede?
Bugün Samirî;
- borsada olabilir,
- reklamlarda olabilir,
- markalarda olabilir,
- tüketim kültüründe olabilir,
- siyasette olabilir,
- hatta dini söylemi kullanarak serveti meşrulaştıran yapılarda olabilir.
Samirî bir kişi olmaktan çok, hakikatin yerine cazibeyi koyan zihniyetin adı hâline gelir.
Sonuç
Kur'an'ın anlattığı buzağı, yalnızca çölde yapılmış altından bir heykel değildir. O, insanın güvenini, umudunu ve yönelişini Allah'tan alıp başka bir güce aktardığı her düzenin sembolüdür. Bu nedenle Samirî kıssası, servetin araç olmaktan çıkıp amaç hâline geldiği her döneme seslenir.
Kur'an'ın eleştirisi, zenginliğe veya ticarete değil; servetin ilahlaştırılmasına, insanın değerinin mal ile ölçülmesine ve ekonomik gücün ahlaki ölçülerin önüne geçirilmesine yöneliktir. Bu açıdan bakıldığında, kapitalizmin özellikle tüketimciliği, sınırsız büyümeyi ve sermaye merkezli değer anlayışını mutlaklaştıran biçimleri, Samirî'nin buzağısının çağdaş tezahürleri olarak okunabilir. Ancak bu değerlendirme, belirli bir ekonomik sistemi isim olarak mahkûm etmekten ziyade, Kur'an'ın ortaya koyduğu evrensel ilkeyi esas alır: Hiçbir ekonomik güç, hiçbir servet ve hiçbir beşerî düzen Allah'ın yerine insanın güven ve kulluk merkezi hâline gelemez. Buzağı her çağda şekil değiştirebilir; fakat tevhid çağrısı, her çağda onu tanımayı ve reddetmeyi amaçlar.

Yorumlar
Yorum Gönder